Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/998 E., 2025/3560 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/998 E., 2025/3560 K. (08.05.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/998
Karar No
2025/3560
Karar Tarihi
08.05.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2025/998 E. , 2025/3560 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/460 E., 2024/554 K. KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasındaki kesinleşmiş orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Dairemizce bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R ... mahallesi çalışma alanında 1964 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında, 2151 parsel sayılı 2.540 metrekare ve 2188 parsel sayılı 1.940 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle belgesizden tarla niteliği ile Emine Kızıldemir adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; ... mevkinde kain 2151 ve 2188 nolu parsellerin evveliyatının kısmen orman olup, dava konusu parsellerin kısmen kesinleşmiş orman tahdit sınırları içerisinde kaldığının belirlendiğini, halen de dava konusu parselerin kısmen de eylemli durumları itibarıyla orman niteliğine haiz olup taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı veya diğer yollar ile özel mülkiyete konu oluşturmasının hukuken mümkün olmadığını belirterek davalı adına tapu kaydının oluşturulduğunu, evveliyatı orman olan taşınmazların alım-satım, imar-ihya ve zilyetlik yolu ile kazanılmasının mümkün olmadığı gibi özel kişilerin mülkiyetine de konu olamayacağını belirterek davalının maliki bulunduğu ... mevkinde kain 2151 ve 2188 nolu parsellerin tapu kayıtlarının orman olan kısımlarının iptaline, orman olan kısımlarının orman vasfı ile hazine adına tapuya tescillerine davalının dava konusu parsellerin orman olan kısımlarına vaki müdahalesinin men'ine, üçüncü kişiler ve kurumlar lehine var olan şerhlerin terkinine karar verilmesini istemiştir. Davalı kayyımı cevabında; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince, "... 2151 sayılı parselin (A) harfi ile gösterilen 194.85 metrekarelik kısmının, 2188 sayılı parselin (B) harfi ile gösterilen 1122.62 metrekarelik kısmının 3116 sayılı Kanuna göre 1945 yılında yapılan orman kadastro sınırları içinde kaldığı ..." gerekçesiyle verilen, tapu kayıtlarının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline ve müdahalenin menine dair ilk karar, davacı ... İdaresi vekili ile davalı / kayyım vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 09.05.2012 tarihli ve 2012/1261 Esas, 2012/6899 Karar sayılı ilamıyla; "... 2151 sayılı parselin (A), 2188 sayılı parselin (B) bölümlerinin, 3116 sayılı Kanuna göre 1945 yılında yapılan orman kadastro sınırları içinde kaldığı anlaşıldığına göre, davalının bu bölümlere ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile bu kısımlara yönelik hükmün onanmasına karar verildikten sonra, davacı ... İdaresinin temyiz itirazlarının kabulü ile reddedilen kısımlar yönünden usulüne uygun orman araştırması yapılması ..." gereğine değinilerek bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde, "... 2151 sayılı parselin (B), 2188 sayılı parselin (C) bölümleri eylemli orman olduğu ..." gerekçesiyle verilen, 2151 sayılı parselin 19.03.2013 tarihinde tanzim edilen 20.03.2013 havale tarihli rapor ve krokide (B) harfi ile gösterilen 2345.15 metrekarelik kısmının, 2188 sayılı parselin 19.03.2013 tarihinde tanzim edilen 20.03.2013 havale tarihli rapor ve krokide (C) harfi ile gösterilen 817.38 metrekarelik kısmının, Orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, davalının vaki müdahalesinin menine dair ikinci karar, davalı / kayyım vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 04.12.2014 tarihli ve 2014/6452 Esas, 2014/10213 Karar sayılı ilamıyla; "Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosunun 4785 sayılı Kanun'un yürürlüğünden önce yapıldığı, dava konusu taşınmazın eski tarihli memleket haritası ve bu haritanın yapımına esas alınan hava fotoğrafları incelenmeden, sadece eylemli durumuna göre karar verildiği, tespit tarihi itibarıyla orman olmayan bir yerin üzerinde, sonradan orman bitki örtüsü yetişmesinin, o yerin orman olduğunu göstermeyeceği ..." gerekçesiyle bozulmuş ve davacı ... İdaresi tarafından karar düzeltme istemi de aynı Dairece reddedilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamı uyarınca yapılan yargılama sonunda, "... hükme esas alınan bilirkişi kurulunun 27.09.2018 tarihli bilirkişi kök raporu ve 22.02.2019 tarihli bilirkişi ek raporuna göre, dava konusu ... mevkii eski 2151; yeni 612 ada 6 parsel sayılı taşınmazın ek raporda (A) rumuzu ile gösterilen 189,82 metrekarelik kısmının 1944 yılında 3116 sayılı Kanuna göre yapılan ve kesinleşen tahdide göre Hasanbaba Devlet Ormanı sınırları dışında orman sayılmayan alanda kaldığı, tahdide en yakın tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritalarının incelenmesine göre ziraat arazisi özelliğinde olduğu ve 4785 sayılı Kanuna göre Devletleşen yerlerden olmadığı, amenajman haritası güncel olduğundan sahanın ağaçlandırma yapıldıktan sonraki halini yansıttığı, 5658 sayılı Kanuna tabi yerlerden olmadığı, 1950 yılında 5653 sayılı Kanuna göre makiye tefrik edilen ve sonradan iptal edilen maki tefrik sahası içinde kalmadığı ve tapusunun senetsizden verildiği, aktüel durumu itibariyle toprağının orman toprağı olduğu, üzerinde dikim yoluyla oluşmuş iki kapalılıkta (%30-70) 30-35 yaş arası fıstık çamı ağaçlarının yanı sıra alt tabakada kocayemiş ve erika olmak üzere az sayıda ahlat, kuşburnu, geyikdikeni, mazı meşesi gibi ağaççıkların dağınık halde bulunduğu, alt tabakada ise orman müşir bitkilerinden olan erika bitkisinin bulunduğu, taşınmaz üzerinde herhangi bir zirai faaliyetin yapılmadığı, orman tahdit sınırları dışında kalmasına ve hukuken orman sayılmayan yer olmasına rağmen sonradan dikim yolu ile orman haline getirildiği, dava konusu ... mevkii eski 2188; yeni 614 ada 1 parsel sayılı taşınmazın ek raporda (A) ile gösterilen 1.121,98 metrekarelik kısmının 1944 yılında 3116 sayılı Kanuna göre yapılan ve kesinleşen tahdide göre Hasanbaba Devlet Ormanı sınırları dışında orman sayılmayan alanda kaldığı, tahdide en yakın tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritalarının incelenmesine göre ziraat arazisi özelliğinde olduğu ve 4785 sayılı Kanuna göre Devletleşen yerlerden olmadığı, Amenajman haritası güncel olduğundan sahanın ağaçlandırma yapıldıktan sonraki halini yansıttığı, 5658 sayılı Kanuna tabi yerlerden olmadığı, 1950 yılında 5653 sayılı Kanuna göre makiye tefrik edilen ve sonradan iptal edilen maki tefrik sahası içinde kalmadığı ve tapusunun senetsizden verildiği, aktüel durumu itibariyle toprağının orman toprağı olduğu, üzerinde kocayemiş ve erika olmak üzere az sayıda ahlat, kuşburnu, geyikdikeni, mazı meşesi gibi maki florasına ait ağaççıkların dağınık halde bulunduğu, alt tabakada ise yer yer orman müşir bitkilerinden olan erika bitkisinin bulunduğu, taşınmaz üzerinde herhangi bir zirai faaliyetin yapılmadığı, orman tahdit sınırları dışında kalmasına ve hukuken orman sayılmayan yer olmasına rağmen sonradan dikim yolu ile orman haline getirildiğinin bildirildiği, bilirkişi kurulunun 27.09.2018 tarihli bilirkişi kök raporu ve 22.02.2019 tarihli bilirkişi ek raporu birlikte değerlendirildiğinde; Dava konusu parsellerin kesinleşmiş orman sınırı kapsamında olup bu nedenle orman sayılan yerden oldukları, orman sınırları Anayasanın 169. maddesi ve 6831 sayılı Orman Kanunu hükümleri ile güvence altına alınmış olduğu, özel mülkiyete konu olamayacağı, zilyetlikle edinilemeyeceği ve sınırlarının daraltılamayacağı, bu hususta tesis edilen tüm işlemlerin yok hükmünde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile ... mevkinde bulunan 612 ada 6 parsel sayılı taşınmazın (eski 2151 parsel) 22.02.2019 tarihli fen bilirkişi ek raporu ve 27.09.2018 tarihli kök raporda "A" rumuzu ile gösterilen 189,82 metrekarelik kısmının davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile ayrı bir parsel numarasında orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, ... mevkinde bulunan 614 ada 1 parsel sayılı taşınmazın (eski 2188 parsel) 22.02.2019 tarihli fen bilirkişi ek raporu ve 27.09.2018 tarihli kök raporda (A) rumuzu ile gösterilen 1.121,98 metrekarelik kısmının davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile ayrı bir parsel numarasında orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazların iptaline karar verilen kısımlarının tapu kayıtları üzerindeki 3. kişiler ve kurumlar lehine olan takyidatların kaldırılmasına, davanın açıldığı tarihte dava konusu taşınmazın davalı adına tapuda kayıtlı olduğu, davalının dava tarihinden önce taşınmaz üzerinde tapu kaydına dayanarak tasarruf ettiği ve davalının dava konusu taşınmaza haksız bir elatmasından söz edilemeyeceği ..." gerekçesiyle verilen, davacı ... İdaresinin müdahalenin meni taleplerinin reddine dair üçüncü hüküm, davacı ... İdaresi vekili ile davalı / kayyım vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 14.05.2024 tarihli 2021/17307 Esas, 2024/3305 Karar sayılı ilamıyla; "... hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 09.05.2012 tarihli ve 2012/1261 Esas, 2012/6899 Karar sayılı ilamıyla onanıp kesinleşen yönlere ilişkin hüküm kurulmasının ve bozma ilamı kapsamında olan taşınmaz kısımlarına yönelik bozma ilamının gerekleri yerine getirilmeyerek hüküm kurulmamasının usul ve kanuna aykırı olduğu, bozma ilamına konu taşınmaz kısımlarına yönelik olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken bozma ilamına aykırı olarak hüküm tesisinin yerinde görülmediği ..." gerekçesiyle bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "... bozma ilamı kapsamında olan ... mevkinde bulunan 612 ada 6 parsel sayılı taşınmazın (eski 2151 parsel) 22.02.2019 tarihli fen bilirkişi ek raporu ve 27.09.2018 tarihli kök raporda (B) rumuzu ile gösterilen 2284,57 metrekarelik kısmı ve ... mevkinde bulunan 614 ada 1 parsel sayılı taşınmazın (eski 2188 parsel) 22.02.2019 tarihli fen bilirkişi ek raporu ve 27.09.2018 tarihli kök raporda (B) rumuzu ile gösterilen 837,27 metrekarelik kısmın orman olmadığı, 27.09.2018 tarihli bilirkişi raporunda 1944 yılında 3116 sayılı Kanuna göre yapılan ve kesinleşen tahdide göre Hasanbaba Devlet Ormanları dışında orman sayılmayan alanda kaldığı, tahdide en yakın hava fotoğraflarına ve memleket haritasına göre ziraat arazisi özelliğinde olduğu ve 4785 sayılı Kanuna göre Devletleşen yerlerden olmadığı, davalının dava konusu taşınmaza haksız bir elatmasından söz edilemeyeceği ..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve ... mevkinde bulunan 612 ada 6 parsel sayılı taşınmazın (eski 2151 parsel) 22.02.2019 tarihli fen bilirkişi ek raporu ve 27.09.2018 tarihli kök raporda (A) rumuzu ile gösterilen 189,82 metrekarelik kısmının (yenileme öncesi bozma ilamı dışında kalan ... mevkinde kain 2151 nolu parselin fen ve orman bilirkişisi tarafından 31.07.2011 tarihinde tanzim edilen 04.08.2011 havale tarihli rapor ve krokide (A) harfi ile gösterilen 194.85 metrekarelik kısmın) davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile ayrı bir parsel numarasında orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, davalıların vaki müdahalesinin men'ine, ... mevkinde bulunan 614 ada 1 parsel sayılı taşınmazın (eski 2188 parsel) 22.02.2019 tarihli Fen bilirkişi ek raporu ve 27.09.2018 tarihli kök raporda (A) rumuzu ile gösterilen 1.121,98 metrekarelik kısmının (yenileme öncesi ... mevkinde kain 2188 nolu parselin fen ve orman bilirkişisi tarafından 31.07.2011 tarihinde tanzim edilen 04.08.2011 havale tarihli rapor ve krokide (B) harfi ile gösterilen 1.122,62 metrekarelik kısmının) davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile ayrı bir parsel numarasında orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline davalının vaki müdahalesinin men'ine karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşıldığından bu kısımlar yönünden bozma ilamı dışında kalıp kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, bozma ilamı kapsamında olan ... mevkinde bulunan 612 ada 6 parsel sayılı taşınmazın (eski 2151 parsel) 22.02.2019 tarihli fen bilirkişi ek raporu ve 27.09.2018 tarihli kök raporda (B) rumuzu ile gösterilen 2284,57 metrekarelik kısmı ve ... mevkinde bulunan 614 ada 1 parsel sayılı taşınmazın (eski 2188 parsel) 22.02.2019 tarihli fen bilirkişi ek raporu ve 27.09.2018 tarihli kök raporda (B) rumuzu ile gösterilen 837,27 metrekarelik kısmı orman olmadığından bu kısımlara yönelik açılan tapu iptal ve tescil ve müdahalenin men'i davasının reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; men'i müdahale talebinin reddi kararının hukuka aykırı olduğunu, dava konusu 13.10.2016 tarihli bilirkişi kurulu raporu ile 22.09.2019 tarihli fen bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde 612 ada 6 parsel no.lu taşınmazın orman sınırları içinde kalan kısmının (A) rumuzlu ve 614 ada 1 parsel no.lu taşınmazın orman sınırları içinde kalan kısmının (A) rumuzlu kısımlar olduğunu, bu kısımlar yönünden 2009/309 Esas nosu ile davanın kabulüne karar verildiğini, dosyada bulunan ilk bozma ilamı kapsamı dışında olduğu için kesinleştiğini, dava ve talebin taşınmazların orman kadastro sınırları içinde kalan kısımlarına yönelik olduğu halde orman sınırları dışındaki kısımların da dava konusu yapılmış gibi ret kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, hükmün 2 no.lu bölümünün tamamen ve ayrıca "Müdahalenin men'i talebinin reddine ve davalılar lehine vekalet ücreti ödenmesine" ibarelerinin hükümden çıkartılmak suretiyle hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesini istemiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 08.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı