8. Hukuk Dairesi 2023/4697 E. , 2025/3510 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1382 E., 2023/979 K. KARAR : İstinaf Başvurusunun Kısmen Kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Urla Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/79 E., 2021/9 K. Taraflar arasındaki uygulama kadastrosu davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R ..............içesi ...Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, tapuda davacı Hazine adına kayıtlı bulunan eski 2875 parsel sayılı 990 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 202 ada 20 parsel numarasıyla 706,92 metrekare yüzölçümlü olarak, davalı ... adına kayıtlı bulunan eski 2397 parsel sayılı 2030 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 202 ada 15 parsel numarasıyla 2326,35 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı ... adına kayıtlı bulunan eski 3106 parsel sayılı 6.601,08 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 202 ada 26 parsel numarasıyla 6.474,12 metrekare yüzölçümlü olarak, davalı ... adına kayıtlı bulunan eski 3107 parsel sayılı 6.601,07 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 202 ada 27 parsel numarasıyla 6.888,64 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında Hazine'ye ait eski 2875 (yeni 202 ada 20) parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün azaldığını, bu azalmanın eski 2397, 3106 ve 3107 (yeni 202 ada 15, 26, 27) parsel sayılı taşınmazlardan kaynaklandığını ileri sürerek, 202 ada 20 parsel sayılı taşınmazın eski yüzölçümü ile tescilini istemiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Dava konusu 202 ada 20 parselin 202 ada 15 parselle olan sınırında, 1976 yılına ait hava fotoğrafı üzerinde yapılan incelemede bu iki parsel arasında sabit sınır bulunmadığı, iki parsel arasındaki sınırın tesis kadastrosuna göre düzeltilmesi gerektiği, 202 ada 20 parselin 202 ada 26 ve 27 parseller ile olan sınırında ise; 1976 yılı hava fotoğrafında bariz şekilde tespit edildiği, güncelleme kadastrosu çalışmalarında sabit sınır olarak belirlenen 5 metre genişliğindeki taş yığınının ise hata bulunmayan tesis kadastrosu değerleriyle tecviz miktarını aşacak şekilde farklılık gösterdiği, taş yığını ve çalılığın genişliği itibariyle sabit sınır olarak değerlendirilmesinin hatalı olacağı, tesis kadastrosu değerlerinin hava fotoğrafı ile uyum gösterdiği, bu haliyle dava konusu 202 ada 20 parselin 202 ada 26 ve 27 parselle olan sınırının tesis kadastrosuna göre düzeltilmesi gerektiği, güncelleme kadastrosuna itiraz davalarının lehlerine artış yapılan parsel maliklerine yöneltilmesi gerektiği ve dava konusu taşınmazın sınırlarında ..., İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Karaburun Belediyesine ait taşınmaz veya kamuya ait yol bulunmadığından; ..., İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Karaburun Belediyesi aleyhine açılan davanın pasif dava ehliyeti yokluğundan reddi gerektiği" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 202 ada 20, 15, 26 ve 27 parsellere ilişkin kadastro güncelleme tutanağının iptali ile; 202 ada 20 parselin 10/12/2020 havale tarihli bilirkişi raporu ekindeki krokide 2020159, 2020162, 2020178, 2020191, K45, K872, K876 ve K877 numaralı noktalar içerisinde gösterilen şekliyle 1001,14 metrekare yüzölçümü ile; 202 ada 15 parselin 2020164, 2020167, 2020170, 2020172, 2020174, 2020194, 2020196, 2020198, 2020201, 2020202, K872, ve K876 numaralı noktalar içerisinde gösterilen şekliyle 2147,34 metrekare yüzölçümü ile; 202 ada 26 parselin 2020051, 2020052, 2020191, 2020208, 2020213, 2020221, 2020223, 2020226, 2020250, K45, K.A1, K.A2, K.A3 ve K.A4 numaralı noktalar içerisinde gösterilen şekliyle 6593,55 metrekare yüzölçümü ile; 202 ada 27 parselin 2020054, 2020055, 2020175, 2020176, 2020178, 2020181, 2020195, 2020204, 2020212, 2020222, 2020230, 2020236, 2020240, 2020246, 2020248, 2020255, 2020262, 2020264, 2020265, 2020268, 2020269, 2020375, K45, K877, K.A1, K.A2, K.A3 ve K.A4 numaralı noktalar içerisinde gösterilen şekliyle 6.650,41 metrekare yüzölçümü ile tapuya tesciline; ..., Karaburun Belediyesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi aleyhine açılan davanın pasif dava ehliyeti yokluğundan usulden reddine, Kadastro Kanunu'nun 36/A maddesine göre yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, ayrıca davacı hazine lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, davalılar ..., Karaburun Belediyesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi lehine vekalet ücreti takdirine karar verilmiş; hükme karşı, davacı Hazine vekili tarafından davanın reddedilen kısmına, yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı Hazine vekilinin sair istinaf itirazlarının yerinde olmadığı belirtilerek "kamu düzeni prensibi gereğince yapılan incelemede; mahkemece kurulan hükümde uygulama kadastro (kadastro güncelleme) tespitinin iptali yerine, hükmün infazında tereddüte neden olacak şekilde, kadastro güncelleme tutanağının iptaline karar verilmesinde, dava konusu parsellerin eski ve yeni parsel numaralarının hükümde açıkça gösterilmemesinde ve dava konusu olmadığı halde talep aşılmak suretiyle davacı Hazine parseline komşu 202 ada 26 ve 27 parseller arasındaki sınırın düzeltilmesine karar verilmesinde isabet bulunmadığı, kadastro hakiminin 3402 sayılı Kanunun 1. maddesinde öngörülen modern tapu sicilinin oluşturulmasını temine yönelik olarak, infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde doğru sicil oluşturmakla yükümlü olduğu ve bu husus kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemece resen gözetilmesi gerektiği" gerekçesiyle davacı Hazine vekilinin istinaf itirazlarının kamu düzeni prensibi gereğince kısmen kabulüne, sair istinaf itirazlarının reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 202 ada 20 (eski 2875), 202 ada 15 (eski 2397), 202 ada 26 (eski 3106), 202 ada 27 (eski 3107) parsel sayılı taşınmazların uygulama kadastro (kadastro güncelleme) tespitlerinin iptaline; 10.06.2022 tarihli ek rapor ve ek-4 no.lu krokide (A) harfi ile gösterilen 179,01 metrekare alanın davalı 202 ada 15 (eski 2397) sayılı parselden, (B) harfi ile gösterilen 78,76 metrekare alanın davalı 202 ada 26 (eski 3106) sayılı parselden, (C) harfi ile gösterilen 36,45 metrekare alanın davalı 202 ada 27 (eski 3107) sayılı parselden ifraz edilerek davacıya ait 202 ada 20 (eski 2875) parsele eklenerek sonuçta; 202 ada 20 (eski 2875) parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün 1.001,14 metrekare olarak, 202 ada 15 (eski 2397) parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün 2.147,34 metrekare olarak, 202 ada 26 (eski 3106) parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün 6.395,36 metrekare olarak, 202 ada 27 (eski 3107) parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün 6.852,19 metrekare olarak tespit ve tesciline, davalılar ..., Karaburun Belediyesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine, Kadastro Kanunu'nun 36/A maddesine göre yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı hazine lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, davalılar ..., Karaburun Belediyesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi lehine vekalet ücreti takdirine karar verilmiş ve işbu karar, davacı Hazine vekili tarafında davanın reddedilen kısmına, yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4697 E., 2025/3510 K. (07.05.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4697
- Karar No
- 2025/3510
- Karar Tarihi
- 07.05.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1003 E., 2025/3562 K. 08.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1004 E., 2025/3561 K. 08.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/998 E., 2025/3560 K. 08.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1853 E., 2025/3524 K. 07.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1857 E., 2025/3525 K. 07.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1278 E., 2025/3526 K. 07.05.2025