8. Hukuk Dairesi 2024/1004 E. , 2025/3561 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/941 E., 2023/1263 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/273 E., 2021/277 K. Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı Hazine vekili ile dahili davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R ... ili ...ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 5304 Sayılı Kanunla değişik 4. maddesi gereğince 2007 yılında yapılıp 11.05.2007 - 12.06.2007 tarihleri arasında 30 günlük askı ilanına çıkarılan orman kadastro çalışmasında, 107 ada 1 parsel sayılı 21.015,39 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman vasfı ile Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacılar ... ve ... vekili dava dilekçesi ile; davacıların murisi ...'ün maliki ve zilyedi bulunduğu ... ili ...ilçesi ... Mahallesi 107 ada 18 parsel de kayıtlı yaklaşık 390 dönüm büyüklüğünde zeytinlik-tarla vasıflı taşınmaz üzerinde kadastro çalışması yapıldığını ve davacıların murisi ... adına, 107 ada 1 parselde kayıtlı taşınmazın ise Hazine adına kayıt ve tescil edildiğini, kadastro tutanağında taşınmazın uzun yıllardan beri davacıların murisi ve onun da kök murisi tarafından malik sıfatı ile kullanıldığının ve eski kayıtların hudutlarının sabit ve değişmez olduğunun belirtildiğini, davacıların murisinin vefat ettiğini ve söz konusu taşınmazın mirasçılar arasında ifraz yapılmak sureti ile taksim edildiğini ve 107 ada 95, 96 ve 97 parsel olarak taksim edildiğini, davacılardan ...'a 107 ada 95 parselin, ...'a ise 107 ada 96 parsel ile 107 ada 1 parsel sayılı taşınmazın müştereken bırakıldığını, taşınmazların bulunduğu bölgede 2007 yılında yapılan kadastro çalışması esnasında 107 ada 18 parsel davacının murisi adına kayıt ve tescil edilirken taşınmazın olduğundan daha küçük olarak tescil edildiğini, davacılara ait kısmın bir kısmının Hazine adına kayıtlı olan kısma ilave edilerek 107 ada 1 parsel olarak Hazine adına kayıt ve tescil edildiğini, bu parselin yaklaşık 6 - 7 dönümlük kısmının davacılara ait olduğunu, her iki taşınmazın birlikte yaklaşık 70 - 80 yıl veya daha uzun bir zamandan bu yana davacılar ve kök murisleri tarafından ekim, dikim ve bakımının yapıldığını, taşınmazın 6 - 7 dönümlük kısmında aynı nitelikte ve yaşta davacıların kök murisleri tarafından dikimi yapılan 70 yaşın üzerinde 100 adet zeytin ağacı ile aynı yaşlardı 50 - 60 adet incir ağacı bulunduğunu, davacılar adına tescili yapılan parseller ile davalı Hazine adına kayıt ve tescili yapılan taşınmazın dava konusu yapılan kısmının tek parça halinde olduğunu, doğal ve kullanım sınırlarının sabit ve zeminde yerleşik olduğu ileri sürerek, davacılara ait olup davalı Hazine adına kayıt ve tescil edilip, kadastro çalışması sonrası davalı adına kaydedilen ... ili ...ilçesi ... Mahallesi 107 ada 1 parsel de kayıtlı taşınmazın 6 - 7 dönüm büyüklüğünde tarla vasıflı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacılar adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yolsuz tescile dayalı tapu iptal davası olarak nitelendirilmesinin hukuken mümkün olmadığını, taşınmazın bulunduğu mahalde arazi ile orman kadastrosu çalışmaları ilgili kanun ve yönetmelik hükümlerine uygun surette yapıldığını, taşınmazın sınır ve fiili kullanım durumlarına uygun olarak davacılarca kullanılan yerlerin belirlendiğini ve 107 ada 95, 96 ve 97 parsel olarak tapularının oluştuğunu ve ayni hakları koruma altına alındığını, taşınmazın bulunduğu bölgede orman kadastrosu yapılmış olmakla dava açma süresi olan 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Dahili davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya dahil edilmeden yokluklarında yapılan işlemlerin aleyhlerine olan kısımlarını kabul etmediklerini ve itiraz ettiklerini, ...'de orman kadastrosu yapıldığını ve 2007 yılında davacı tarafça da yapılan bir itiraz olmaksızın kesinleştiğini, dava konusu yerin de kesinleşen bu kadastro ile orman sınırları içinde kaldığını, orman kadastrosuna karşı hak düşürücü süre olan 10 yıl içerisinde de dava açılmadığını, dava konusu yerin orman niteliğinde olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama verilen davanın kabulüne dair ilk kararın davacılar vekili ile davalı Hazine vekili ile dahili davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi'nin 14.10.2020 tarihli ve 2020/567 Esas, 2020/1104 Karar sayılı kararıyla; "... davacıların çekişmeli taşınmazın babaları Burhanettin’den taksimen kendilerine kaldığını öne sürdükleri, muris Burhanettin mirasçıları arasında bir taksim bulunup bulunmadığının araştırılmadığı ve davacı tarafın aktif dava ehliyeti bulunup bulunmadığı üzerinde durulmadığı, davanın orman tahdidine itiraz yanında tapu iptal ve tescil isteğine de ilişkin olduğundan, kendisini vekille temsil ettiren davacılar yararına vekalet ücretine hükmedilmemesinin de doğru olmadığı ..." gerekçesiyle, tarafların diğer istinaf istemleri incelenmeksizin İlk Derece Mahkemesi kararının HMK.nun 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine iadesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, Bölge Adliye Mahkemesinin iade kararı sonrası yapılan yargılama sonunda; "... 26.12.2018 havale tarihli orman bilirkişi raporunun incelenmesinde, dava konusu edilen ve (A) harfi ile gösterilen kısımda belirtilen tarihlerde taşınmazın tarım amaçlı kullanıldığı, üzerinde zeytin ve incir ağaçlarının bulunduğu, orman ağacının olmadığına yönelik incelemelerin olduğu, raporun sonuç kısmında kesinleşmiş orman kadastrosundan bahsedilmişse de davanın 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, kaldırılması sonrasında muris ...'den kaldığı beyan edilen taşınmaz hakkında daha önce dinlenen tanık ve bilirkişilerden hayatta olanların yeniden dinlenildiği, dava konusu yeri muris Burhanettin'in sağlığında kızları davacılar...ve ...'ye bıraktığı, babalarının ölümünden sonra bu kişilerin taşınmazı kullanmaya devam ettikleri yönünde beyanda bulundukları, davacıların fiili taksim sonucu taşınmazdaki zilyetliklerinin mevcut olduğunun anlaşıldığı ..." gerekçesiyle, davanın kabulüne ve ... ili ...ilçesi ... Mahallesi 107 ada 1 parselde davalı Hazine adına orman vasfı ile kayıtlı olan taşınmazın 05.06.2018 havale tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 8.593,78 m² alanın tapu kaydının iptali ve bu kayıttan ifrazı ile, aynı ada son parsel numarası verilmek suretiyle davacılar adına ayrı ayrı 1/2'şer pay oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükme karşı, davalı Hazine vekili ile dahili davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davalı Hazine vekili ile davalı ... İdaresi vekilinin istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar ve uş bu karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının hatalı olduğunu, orman kadastrosuna süresi içinde itirazda bulunulmadığından dava açma süresi olan 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçirildiğini ve orman kadastrosunun kesinleştiğini, orman olarak belirlenmiş olan (A) bölümünün orman bilirkişisi rapordaki tespitlere aykırı surette bu rapora itibar edilmeksizin davacılar adına tescil edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu edilen taşınmazın eğiminin %15 ve %22 olarak belirlendiğini ve orman olduğunu, Mahkemece davacının talebini aşar şekilde 8539,78 m² için hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davanın orman kadastrosuna itiraz olarak nitelendirilmesi halinde Hazine yönünden husumetten ret kararı verilmeliyken kabul kararı verilmesinin hatalı olduğunu, husumetten red kararı gereğince lehlerine vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğini, sonradan bildirilen tanıkların dinlenilmesine muvafakat etmedikleri halde delil olma vasfı olmayan bu beyanlara dayalı olarak hüküm tesisinin de hatalı olduğunu, 5403 sayılı kanuna göre kazanılmış toprak miktarında dair araştırmalar yapılmaksızın eksik incelemeyle hüküm tesis edildiğini, kuru toprakta 100, sulu toprakta 40 dönüm şartının davacı lehine gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılmadığını, yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini ve davalı kurumların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasının hukuka ve usule aykırı olduğunu ileri sürerek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazine'den harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1004 E., 2025/3561 K. (08.05.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1004
- Karar No
- 2025/3561
- Karar Tarihi
- 08.05.2025
- Konu
- Tapu, Miras
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6450 E., 2025/3564 K. 08.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6632 E., 2025/3563 K. 08.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1003 E., 2025/3562 K. 08.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/998 E., 2025/3560 K. 08.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4697 E., 2025/3510 K. 07.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1853 E., 2025/3524 K. 07.05.2025