Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/1278 E., 2025/3526 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1278 E., 2025/3526 K. (07.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1278
Karar No
2025/3526
Karar Tarihi
07.05.2025

8. Hukuk Dairesi 2024/1278 E. , 2025/3526 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/598 E., 2023/1276 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/583 E., 2020/218 K. Taraflar arasında Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Vakfın Sosyal Güvenlik Yardımları Yönetmeliğinin 11. maddesi ve Vakıf Katılma Payı Yönetmeliğinin 7 ve 5. maddelerinde yer alan hükümlerinin vakıf senedine, Medeni Kanuna, Anayasaya ve mülkiyet hakkına aykırılığının tespiti ve iptaline, davacının banka katılma payı ve vakıf katılma payı hesaplarından yapılan kesintilerin ve 10.05.2014 tarihinden emekli olduğu 30.06.2017 tarihine kadar davacıya ödenmeyen Vakıf katılma payının nemalarıyla birlikte hesaplanıp Vakıf nezdindeki hesaplarına aktarılarak buna göre hesaplarının düzeltilmesini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaları kabul etmeyerek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince; davacının, davalı Vakfa üye olmak için Vakıf Senedinin 4. maddesi ve Yönetmeliğin 3. maddesinde belirtildiği şekil ile vakıf üyesi olurken Üyelik Giriş ve Taahhütnamesi imzaladığı, bu taahhütname ile yönetmelik hükümlerine riayet edileceğinin kabul ve taahhüt edildiği, Vakıf üyeliğinin isteğe bağlı olduğu, davalı Vakfın banka çalışanlarına menfaat sağlaması ve bu menfaatin bir kısmının banka katılma payları ile finanse edilmesi ve belli koşulların gerçekleşmesi halinde ve esas olarak emekli aylığı ödenmesi şeklinde sağlandığı, Yönetmeliğin 11. maddesi gereğince 55 yaşını dolduran vakıf mensuplarını emekli olmalarının halen yürürlükte bulunan yönetmeliğe aykırı olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; davacının 01.01.1988 tarihinde davalı Vakfın yararlananı olduğu ve doğum tarihinin 10.05.1959 olarak kayıtlı iken Mucur Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.11.1988 tarihli ve 1988/559 Esas, 1988/307 Karar sayılı kararıyla; 10.05.1961 olarak düzeltildiği, davacının işlemlerinin düzeltilen doğum tarihi üzerinden yapıldığı ve adı geçenin 30.06.2017 tarihinde emekliye ayrıldığı, davalı Vakfa ait Vakıf Senedi Sosyal Güvenlik Yardımları Yönetmeliği, Vakıf Katılma Payı Yönetmeliği, Vakıf Yönetim Kurulu Kararlarının getirtildiği, bilirkişi tarafından düzenlenen 08.07.2019 tarihli raporda Vakıf Senedinin 3, 5 ve 16. maddeleri hükümleri ile Sosyal Güvenlik Yardımları Yönetmeliğinin 1 ve 11. maddeleri yine Vakıf Katılma Payı Yönetmeliğinin 7 ve 4. maddeleri hükümleri uyarınca ve ayrıca vakıf senedinin 40. maddesi hükmü gözetildiğinde, 1995 yılında yapılan değişikliğe göre 55 yaşını dolduranlar yönünden emekliliği hak ettikten sonra 3 ay içerisinde emekli olmaları halinde kendilerinden kesinti yapılmayacağı, yine Vakıf Senedinin yaş ile ilgili hükümlerinin uygulanmasında 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'nun ilgili hükümlerinin dikkate alınacağının belirtildiği, Vakıf Yönetim Kurulunun, Vakıf senedi ve yönetmelik hükümlerine aykırı işlem tesis etmesinin mümkün bulunmadığı, buna göre dava evrakı ile yargılama tutanakları içeriğine, Mahkemece deliller değerlendirilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, davacının Vakıf üyeliğinden evvel düzeltilen yaşının esas alınarak hesaplama yapılmasının, 55 yaş üzerindeki ilk üç aydan sonraki dönemlere ilişkin kesintilerin yapılarak Vakfın beklenmeyen ödemeler hesabına aktarılmasının Vakıf Senedi ile Yönetmelik hükümlerine uygun olduğu, Vakıf üyelerinin Vakfa üye olurken Vakfın statüsü ve hükümlerini kabul ettikleri gibi değişikliklere ilişkin hükümlerin de Vakıf üyeleri yönünden geçerli kabul edilmesi gerektiği, belirtilen düzenlemelerin mevzuat hükümlerine aykırı bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin yerinde olmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davacı vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; dava ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler tekrar edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir. Dava, davacının Vakıftan emeklilik işlemlerine dair Vakfa ait yönetmelik maddelerinin Vakıf senedine, Anayasaya ve Kanunlara aykırı olduğunun tespiti ile ilgili hükümlerin iptali ve iptal sonucu mevcut durumun davacının hesaplarına yansıtılması istemlerine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 193185952e78dc6d f5973528c8d709aa This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 8. Hukuk Dairesi 2024/1278 E. , 2025/3526 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/598 E., 2023/1276 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/583 E., 2020/218 K. Taraflar arasında Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Vakfın Sosyal Güvenlik Yardımları Yönetmeliğinin 11. maddesi ve Vakıf Katılma Payı Yönetmeliğinin 7 ve 5. maddelerinde yer alan hükümlerinin vakıf senedine, Medeni Kanuna, Anayasaya ve mülkiyet hakkına aykırılığının tespiti ve iptaline, davacının banka katılma payı ve vakıf katılma payı hesaplarından yapılan kesintilerin ve 10.05.2014 tarihinden emekli olduğu 30.06.2017 tarihine kadar davacıya ödenmeyen Vakıf katılma payının nemalarıyla birlikte hesaplanıp Vakıf nezdindeki hesaplarına aktarılarak buna göre hesaplarının düzeltilmesini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaları kabul etmeyerek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince; davacının, davalı Vakfa üye olmak için Vakıf Senedinin 4. maddesi ve Yönetmeliğin 3. maddesinde belirtildiği şekil ile vakıf üyesi olurken Üyelik Giriş ve Taahhütnamesi imzaladığı, bu taahhütname ile yönetmelik hükümlerine riayet edileceğinin kabul ve taahhüt edildiği, Vakıf üyeliğinin isteğe bağlı olduğu, davalı Vakfın banka çalışanlarına menfaat sağlaması ve bu menfaatin bir kısmının banka katılma payları ile finanse edilmesi ve belli koşulların gerçekleşmesi halinde ve esas olarak emekli aylığı ödenmesi şeklinde sağlandığı, Yönetmeliğin 11. maddesi gereğince 55 yaşını dolduran vakıf mensuplarını emekli olmalarının halen yürürlükte bulunan yönetmeliğe aykırı olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; davacının 01.01.1988 tarihinde davalı Vakfın yararlananı olduğu ve doğum tarihinin 10.05.1959 olarak kayıtlı iken Mucur Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.11.1988 tarihli ve 1988/559 Esas, 1988/307 Karar sayılı kararıyla; 10.05.1961 olarak düzeltildiği, davacının işlemlerinin düzeltilen doğum tarihi üzerinden yapıldığı ve adı geçenin 30.06.2017 tarihinde emekliye ayrıldığı, davalı Vakfa ait Vakıf Senedi Sosyal Güvenlik Yardımları Yönetmeliği, Vakıf Katılma Payı Yönetmeliği, Vakıf Yönetim Kurulu Kararlarının getirtildiği, bilirkişi tarafından düzenlenen 08.07.2019 tarihli raporda Vakıf Senedinin 3, 5 ve 16. maddeleri hükümleri ile Sosyal Güvenlik Yardımları Yönetmeliğinin 1 ve 11. maddeleri yine Vakıf Katılma Payı Yönetmeliğinin 7 ve 4. maddeleri hükümleri uyarınca ve ayrıca vakıf senedinin 40. maddesi hükmü gözetildiğinde, 1995 yılında yapılan değişikliğe göre 55 yaşını dolduranlar yönünden emekliliği hak ettikten sonra 3 ay içerisinde emekli olmaları halinde kendilerinden kesinti yapılmayacağı, yine Vakıf Senedinin yaş ile ilgili hükümlerinin uygulanmasında 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'nun ilgili hükümlerinin dikkate alınacağının belirtildiği, Vakıf Yönetim Kurulunun, Vakıf senedi ve yönetmelik hükümlerine aykırı işlem tesis etmesinin mümkün bulunmadığı, buna göre dava evrakı ile yargılama tutanakları içeriğine, Mahkemece deliller değerlendirilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, davacının Vakıf üyeliğinden evvel düzeltilen yaşının esas alınarak hesaplama yapılmasının, 55 yaş üzerindeki ilk üç aydan sonraki dönemlere ilişkin kesintilerin yapılarak Vakfın beklenmeyen ödemeler hesabına aktarılmasının Vakıf Senedi ile Yönetmelik hükümlerine uygun olduğu, Vakıf üyelerinin Vakfa üye olurken Vakfın statüsü ve hükümlerini kabul ettikleri gibi değişikliklere ilişkin hükümlerin de Vakıf üyeleri yönünden geçerli kabul edilmesi gerektiği, belirtilen düzenlemelerin mevzuat hükümlerine aykırı bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin yerinde olmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davacı vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; dava ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler tekrar edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir. Dava, davacının Vakıftan emeklilik işlemlerine dair Vakfa ait yönetmelik maddelerinin Vakıf senedine, Anayasaya ve Kanunlara aykırı olduğunun tespiti ile ilgili hükümlerin iptali ve iptal sonucu mevcut durumun davacının hesaplarına yansıtılması istemlerine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 193185952e78dc6d f5973528c8d709aa ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı