Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2023/6301 E., 2025/5495 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6301 E., 2025/5495 K. (10.09.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6301
Karar No
2025/5495
Karar Tarihi
10.09.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2023/6301 E. , 2025/5495 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1159 E., 2023/1185 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/163 E., 2022/31 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. Kadastro çalışmaları sonucunda, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 98... parsel sayılı 237,96 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tarla vasfıyla ... adına tespit edilmiştir. 2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 98... parsel sayılı taşınmazın davalı adına tespit edildiğini, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Geçici 8. maddesi gözetildiğinde taşınmazın orman olup olmadığının araştırılması gerektiğini, zilyetlikle de kazanma koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... dava konusu taşınmazın yakınındaki ormandan bitki örtüsü ve toprak yapısı itibariyle belirgin hatlarla doğal sınırlar ile ayrılmış olduğu, orman sınırları dışında bulunduğu, orman içi açıklığı olmadığı, ormanı karakterize edebilecek bir bulguya rastlanmadığı, 1957 yılında imar-ihyasının başlandığı ve dava tarihi olan 2020 yılına kadar 60 yıla yakın zamandır sürülüp işlenerek tarla ve mahsuldar meyve bahçesi vasfında kesintisiz olarak kullanıldığı, halen dikili tarım arazisi niteliğinde olduğu, bu nedenlerle nizalı taşınmazın zilyetlikle iktisap edilebilir yerlerden olduğu memleket haritası ve hava fotoğraflarının da bu durumu desteklediği, nizalı taşınmazın ilk tapulama tarihi olan 1984 yılı ve öncesi itibariyle de orman sayılmayan yerlerden olduğu ve mevcut fiili durum itibariyle de orman olmadığı, ayrıca çevre ziraat arazileri ile de bütünlük arz ettiği, mahalli bilirkişi beyanlarının da bilirkişi raporunu doğruladığı, senetsizden araştırmasında kazanmayı engelleyen bir durumun bulunmadığı, komşu parsel ve dayanakların incelenmesininde bu parsellerinde senetsizden tescil işlemi gördüğü anlaşılarak, bu belgeler ile nizalı taşınmaz sınırının ne olarak gösterildiği yönünde değerlendirme yapılamadığı, ancak çevre ziraat arazileriyle bir bütün olduğunun bilirkişi raporuyla belirlendiği, davalı lehine kazanma koşullarının oluştuğu ..." gerekçesiyle, davacı Hazinenin davasının reddine, dava konusu ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 98... parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... dosya kapsamı, kararın dayandığı gerekçe ve uzman orman bilirkişinin de yer aldığı heyet bilirkişiler tarafından, eski ve yeni tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritalarına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada, çekişmeli taşınmazın, Anayasa'nın 169, 3116 sayılı Orman Kanunu'nun 1 ve 4785 sayılı Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine ve Bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 1. maddelerine göre orman sayılmayan yerlerden olduğunun ve ziraat bilirkişi değerlendirmesinden de çekişmeli taşınmazda, davalı yararına imar ihya ve zilyetlik koşullarının oluştuğunun anlaşıldığı, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı ..." gerekçesiyle davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; a. Taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğundan bahisle tespit harici bırakıldığını şahıs adına yazılmasının ikinci kadastro olduğunu ve hükümsüz olduğunu, b. Bilirkişi raporunda %20-30 eğim olduğu belirlendiğine göre toprak muhafaza karakteri taşıması gerektiğini, hava fotoğraflarında açık denildiğini ağaç yaşları ile tespitlerin bağdaşmadığını, 2000 yılı memleket haritasında yeşil alanda kalmasının orman olduğundan tespit harici bırakılmasının özel mülkiyete konu olmadığının göstergesi olduğunu, c. Meyve fidanı dikilmesinin imar ihya anlamına gelmediğini, ekonomik amaca uygun zilyetlik olmadığını, d. Keşifte alınan beyanların zilyetliği ispatlayıcı olmadığını, zilyetliği ispatlayıcı belge de sunulmadığını, e. Aynı çalışma alanı içinde başkaca taşınmaz iktisap edilip edilmediğinin araştırılmadığını belirterek, bu sebeplerle ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman vasfında olup olmadığı ve davalı taraf lehine kazanım koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre temyizen incelenen karar, usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin 1. fıkrası uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı