Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2023/5351 E., 2025/3016 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5351 E., 2025/3016 K. (16.04.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5351
Karar No
2025/3016
Karar Tarihi
16.04.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2023/5351 E. , 2025/3016 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2269 E., 2023/660 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2016/444 E., 2019/430 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı Hazine tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. ... ili ... ilçesinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, ... mahallesi çalışma alanında bulunan 3435, 3444, 3446, 3427, 3430 ve 3571 parsel sayılı sırasıyla 1.447.89, 792.40, 1.414.66, 960.02, 1.205,41 ve 236,47 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edilmiştir. 2. Davacı Hazine, asıl dosyada 3435,3 444 ve 3446 parsel sayılı; asıl dosya ile birleşen 2016/898 Esas sayılı dosyada 3427 ve 3430 parsel sayılı; asıl dosya ile birleşen 2016/509 Esas sayılı dosyada ise 3571 parsel sayılı taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ileri sürerek, kadastro tespitlerinin iptali ile taşınmazların adına tescili istemiyle dava açmıştır.

II. CEVAP Davalı, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, dava konusu 3444 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, tutanaktaki yüzölçümü ve "..." vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu 3446 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, tutanaktaki yüzölçümü ve "..." vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu 3435 parsel sayılı taşınmazın, kadastro tespitinin iptaline, tutanaktaki yüzölçümü ve "..." vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 3435 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisinin raporunda gösterilen davalı taşınmaz üzerinde bulunan mevcut yapının davalıya ait olduğuna dair taşınmazın tapu kaydında beyanlar hanesine şerh düşülmesine, birleşen 2016/898 Esas sayılı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, dava konusu 3427 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, tutanaktaki yüzölçümü ve "..." vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu 3430 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, tutanaktaki yüzölçümü ve "..." vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 3430 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisinin raporunda gösterilen davalı taşınmaz üzerinde bulunan mevcut yapının davalıya ait olduğuna dair taşınmazın tapu kaydında beyanlar hanesine şerh düşülmesine, birleşen 2016/509 Esas sayılı davanın reddine, dava konusu 3571 parsel sayılı taşınmazın tutanaktaki vasıf ve yüz ölçümü ile tespit gibi davalı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının 3430 parsel sayılı taşınmaza ilişkin istinaf itirazlarının incelemesinde; taşınmazın kadastro tespitinin arsa vasfıyla yapıldığı, inşaat bilirkişi raporuna göre taşınmaz üzerinde tek katlı sıvasız, elektriksiz, su tesisatsız depo olarak kullanılan yapının keşif tarihi olan 25.03.2019 tarihinden 2-3 yıl önce inşaa edildiğinin bildirildiği, yerel ve tespit bilirkişinin ise deponun yapım tarihini hatırlamadıkları, taşınmazın kadastro tespit krokisinde ise deponun gösteriminin yapılmadığı, bu haliyle taşınmazda bulunan yapının tespit tarihinden sonra inşa edildiğinin anlaşıldığı, bu nedenle; bu parsel üzerinde bulunan yapının 3402 sayılı Kanun'un 19. maddesi gereğince, tapu kaydının beyanlar hanesine şerh verilmesine hükmedilmesi isabetsiz olup davacı Hazine vekilinin bu taşınmaza yönelik istinaf isteminin kabulü ile taşınmaz üzerinde gösterilen mevcut yapının davalıya ait olduğuna dair taşınmazın tapu kaydında beyanlar hanesine şerh düşülmesine ilişkin hükmün kaldırılmasına, ... Kadastro Mahkemesinin 08.11.2019 tarihli ve 2016/444 Esas, 2019/430 Karar sayılı kararının kaldırılarak, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.2 maddesi uyarınca yeniden hüküm kurulmasına; asıl davanın kısmen kabulüne, dava konusu ... ili ... ilçesi ... mahallesi 3435, 3444 ve 3446 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile "..." vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tescillerine, 3435 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisinin raporunda gösterilen davalı taşınmaz üzerinde bulunan mevcut yapının davalıya ait olduğuna dair taşınmazın tapu kaydında beyanlar hanesine şerh düşülmesine, birleşen 2016/898 Esas sayılı davanın kabulüne, dava konusu ... ili ... ilçesi ... mahallesi 3427 ve 3430 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin ile "..." vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tescillerine, birleşen 2016/509 Esas sayılı davanın reddine, dava konusu ... ili ... ilçesi ... mahallesi 3571 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi davalı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili temyiz edilmesi üzerine, Dairece; davacı Hazine vekilinin, dava konusu 3435 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan mevcut yapının davalıya ait olduğuna dair taşınmazın tapu kaydında beyanlar hanesine şerh düşülmesine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, 3571 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi sonucu; ''...İlk Derece Mahkemesince, 3571 parsel sayılı taşınmazın konumu itibariyle etrafında en az 20 yaşlarında köy evlerinin bulunması ve ... mahallesi yerleşim alanı içerisinde kalması, elektrik yol vb Belediye hizmetlerinden yararlanmakta olması ve 2013 yılında İmar planı içerisine dahil edilmesi gibi hususlar birlikte gözönüne alındığında taşınmazın arsa vasfında olduğunun kabul edildiği, dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğunun kabul edilmesinden dolayı davalıların taşınmaz üzerindeki zilyedliğinin ekonomik amaca uygun olarak tarımsal faaliyet şeklinde olması gerekmediği, keşif sırasında dinlenilen mahalli bilirkişilerin beyanları ve jeodezi bilirkişi raporundaki tespitler birlikle değerlendirildiğinde dava konusu taşınmaz üzerindeki evin tespit tarihinden (2016) ve taşınmazın imar planına dahil edildiği tarihten (2013) geriye en az 20 yıl önce inşa edilmiş olduğu kanaatine varıldığı ve davalı taraf yararına zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, gerek dosya içinde yer alan bilirkişi raporları gerekse tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde, dava konusu taşınmazda davacının imar - ihya ve ekonomik amaca uygun bir zilyetliğinin olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur. Şöyle ki; temyize konu 3571 parsel sayılı 236,47 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, iki katlı betonarme ev ve arsası olarak davalı adına tespit edilmiştir. Mahkemece, 25.03.2019 tarihinde mahallinde yapılan keşifte dinlenen tespit bilirkişisi ve mahalli bilirkişi, dava konusu taşınmaz üzerindeki evi davalının yaptığını, ancak taşınmazın babasından kaldığını, taşınmaz üzerindeki evin alt kısmının yaklaşık 40 yıl önce yapıldığını, üst kısmının ise 10 - 15 yıllık olduğunu ve taşınmaz üzerinde herhangi bir tarımsal faaliyet yapıldığını görmediklerini ifade etmişler; Keşif sonrası düzenlenen 08.04.2019 tarihli fen bilirkişi raporunda, taşınmazın 1982 yılında kesinleşen kadastro çalışmaları sırasında kadastro paftasında kayalık olarak tapulama harici bırakıldığı; 19.08.2019 tarihli ziraat bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazın köy içinde olduğu, üzerinde eski bir yapının bulunduğu, taşınmazın taşlık kayalık olduğu, doğu kısmında ev bulunduğu, batı ve kuzey kısmında herhangi bir sınırının olmadığı, güney kısmından yol geçtiği ve herhangi bir tarımsal faaliyetin olmadığının gözlemlendiği, eğiminin %10 - 15 arasında değiştiği belirtilmiş; hava fotoğraflarının incelenmesi neticesinde düzenlenen raporda ise, 1953 tarihli hava fotoğrafında taşınmazda tarımsal faaliyet olmadığı, üzerinde münferit 2 - 3 adet badem ağacının bulunduğu, 1984, 1992, 2002 tarihli hava fotoğraflarında, 1984 tarihinden itibaren taşınmazın üzerinde ev bulunduğu, imar planı dahilinde olduğundan arsa olarak değerlendirilmesi gerektiği belirlemesine yer verilmiştir. Buna göre; tespit bilirkişi ve mahalli bilirkişi beyanları, dosya arasına alınan taşınmaza ait fotoğrafları ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde, çekişmeli taşınmaz üzerinde tarımsal faaliyet olmadığı, taşınmazın taşlık kayalık yapıda imar ihyaya muhtaç yerlerden olduğu ve üzerinde sadece eski bir yapı bulunduğu, davalının taşınmaz üzerine sadece ev (garaj, depo vb. yapı) yapma şeklinde gerçekleşen kullanımının imar - ihya ve ekonomik amaca uygun bir zilyetlik olarak değerlendirilemeyeceği anlaşıldığından, Mahkemece, temyize konu 3571 parsel sayılı taşınmaza yönelik davanın kabulüne ve taşınmaz üzerinde bulunan yapının davalıya ait olduğunun beyanlar hanesine şerhine karar verilmesi gerekirken, davanın reddine hükmedilmesi doğru görülmemiştir...'' gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamındaki yazılı gerekçelerle, davanın kısmen kabul kısmen reddine, dava konusu ... ili ... ilçesi ... mahallesi 3435, 3444 ve 3446 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptaline, tutanaklardaki yüzölçümleri ve "..." vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 3435 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisinin raporunda gösterilen davalı taşınmaz üzerinde bulunan mevcut yapının davalıya ait olduğuna dair taşınmazın tapu kaydında beyanlar hanesine şerh düşülmesine, birleşen davanın kabulüne, dava konusu ... ili ... ilçesi ... mahallesi 3427 ve 3430 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptaline, tutanaklardaki yüzölçümleri ve "..." vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, birleşen 2016/509 Esas sayılı dava yönünden, davanın kısmen kabul kısmen reddine, dava konusu ... ili ... ilçesi ... mahallesi 3571 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, tutanaktaki yüzölçümü ve "..." vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 3571 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisinin raporunda gösterilen davalı taşınmaz üzerinde bulunan mevcut yapının davalıya ait olduğuna dair taşınmazın tapu kaydında beyanlar hanesine şerh düşülmesine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı Hazine vekili, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini, taşınmazın tasarruf edilmediğini belirterek temyiz talebinde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine,bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararın ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 8acba5970e352389 336f45198641ab44

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı