8. Hukuk Dairesi 2024/6162 E. , 2025/3013 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/327 E., 2024/1135 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/197 E., 2022/278 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Uygulama kadastrosu sırasında, ... ili ... ilçesi ... köyü/mahallesi çalışma alanında ve tapuda davacılar adına kayıtlı bulunan eski 2107 parsel sayılı 1.157,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 104 ada 648 parsel numarasıyla ve 1.228,54 metrekare yüzölçümlü olarak, tapuda davalı adına kayıtlı bulunan eski 2106 parsel sayılı 385,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 104 ada 652 parsel numarasıyla ve 355,83 metrekare yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir. Davacılar vekili, dava konusu 104 ada 648 parsel sayılı taşınmazın müvekkillerinin murisi babalarından intikal ettiğini, en az 80 senedir davacıların ataları tarafından kullanıldığını, davalının ise 104 ada 652 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, dava konusu 648 parselin üzerinde 1960 yılında davacıların ataları tarafından yapılmış eski taş bir binanın parselin kadastral sınırlarını oluşturduğunu, bu taş binanın devamı niteliğinde olan 5 m² civarında bir eklentinin de olduğunu, bu eklentinin yıllarca davacıların murisi tarafından WC mahalli olarak kullanıldığını, 2016 yılındaki yenileme çalışmaları sırasında eski kadastral sınır göz önüne alınmadan kadastral sınırda hata yapılarak, WC mahalli olarak kullanılan eklentinin sınırlarının dışında bırakıldığını, komşu parsel tarafından da bir kısmının yıkıldığını belirterek, yeniden ölçüm yapılarak 104 ada 648 parsel ile 652 parsel arasındaki sınırın korunarak 648 parsel üzerindeki taş binanın eklentisi olan WC mahallinin sınırlarının 648 parsel içerisine ilave edilerek tapuda müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP Davalı vekili, vekil edeninin 104 ada 652 parsel sayılı taşınmazı, yenileme kadastrosu uygulamasından sonra edindiğini, gerekli aplikasyon krokisi ile sınırlarının tespiti için ölçüm yaptırarak içine bir ev inşa ettirdiğini, tesis kadastrosu paftası ile kesinleşmiş yenileme kadastrosu paftasının birebir örtüştüğünü, yenileme kadastrosunda her iki taşınmaz arasındaki kadim ve doğal sınırların korunduğunu, herhangi bir tersimat, ölçü ya da hesap hatasının da bulunmadığını, ihtilafın mülkiyete ilişkin olduğunu, 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararından sonra, bilirkişiler tarafından düzenlenen 03.06.2022 tarihli bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu ve bilimsel ölçütlere uygun düzenlendiği, hükme esas almaya elverişli olduğu, hava fotoğraflarının incelendiği, tesis kadastrosu haritaları ile uygulama kadastrosu haritalarının çakıştırıldığı, bunun sonucunda düzenlenen raporda Dirmil mahallesi 104 ada 68 parsel sayılı taşınmaz ile 104 ada 652 parsel sayılı taşınmazın oluşturduğu sınırda kalan WC yapısının, 1964 yılı ve 2016 yılı uydu fotoğraflarında yüzölçümünün küçük olması nedeniyle tam olarak tespit edilemediği, 1978-1979 yıllarında yapılan ilk tesis kadastro çalışmalarında yapılan ölçüm ve tersimat işlemlerinde hata bulunmadığı, zeminde mevcut olmayan tuvalet yapısının sabit sınır değil de paftasına uyularak geçerli sınır tipinde belirlenmesi gerektiği, bu doğrultuda tuvalet sınırında yapılan 22/a uygulamasının 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/a maddesi ve ilgili mevzuatına uygun olarak belirlenmediği gerekçeleri ile, davanın kabulü ile 03.06.2022 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide ... ili ... ilçesi Dirmil mahallesi 104 ada 652 parsel sayılı taşınmazda 2,82 metrekare olarak gösterilen WC alanının 104 ada 652 parseldeki tapu kaydının iptali ile bu alanın ... ili ... ilçesi Dirmil mahallesi 104 ada 648 parsel sayılı taşınmaza eklenerek tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazların mahallinde yeniden yapılan ikinci keşfe katılan iki harita mühendisi tarafından, yörede 1978 yılında yapılan tesis kadastrosu sırasında düzenlenen tesis kadastrosu orjinal ölçü krokisi, tesis kadastrosu ve uygulama kadastrosu sırasında düzenlenen kadastro paftaları ile diğer teknik evrakların ve tesis kadastrosuna en yakın 1964 tarihli hava fotoğrafının uygulanması ile düzenlenen bilimsel ve teknik veriler içeren denetime elverişli bilirkişi raporu ve krokisi ile, 1978 ve 1979 yılı tesis kadastrosunda ölçü ve tersimat hatası olmadığının, tesis kadastrosu sırasında zeminde bulunmakla birlikte, tesis kadastrosundan sonra yıkılması nedeniyle zeminde mevcut olmayan tuvalet yapısının bulunduğu yerde, dava konusu taşınmazlar arasındaki ara sınırın geçerli sınır tipinde belirlenmesi gerektiğinin, bu yöndeki sınırın, 22/2-a madde uygulaması çalışmaları sırasında, uyuşmazlık konusu yerin bitişiğinde bulunan ev sınırının, sabit sınır tipinde kabul edilerek hatalı belirlendiğinin, 2,82 metrekarelik kısmın, davalı parselinden alınıp, davacı parseline eklenmesi gerektiğinin tespit edilmesine göre; davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte; davanın kabulüne karar verilmesinden sonra dava konusu taşınmazlar yönünden kesinleşen uygulama kadastrosu tespitlerinin iptaline karar verilmeden, doğrudan tescil hükmün kurulmasında; ayrıca davanın kesinleşen uygulama kadastrosu tespitinin düzeltilmesi davası olup mülkiyet davası olmaması nedeniyle 22/2-a madde uyarınca yapılan kesinleşen uygulama kadastro kadastrosunun düzeltilmesi davalarına özgü hüküm kurulması gerekirken, mülkiyet davalarında olduğu gibi, mükerrer tescile de neden olacak şekilde, uyuşmazlık konusu 104 ada 652 parseldeki 2,82 metrekarelik alanın, tapu kaydının iptali ile bu kısmın davalı parseline eklenerek tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesinde; dava konusu taşınmazların olması gereken sonuç yüz ölçümlerinin hüküm fıkrasında ayrıca gösterilmemesinde isabet bulunmadığı gerekçeleri ile, davalı vekilinin istinaf itirazlarının yukarıda açıklanan yönlerden kısmen kabulü ile, sair temyiz itirazlarının reddine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)/b.2 ve 355. maddeleri uyarınca, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.11.2022 tarihli ve 2021/197 Esas, 2022/278 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile, ... ili, ... ilçesi, Dirmil (...) mahallesi, yeni 104 ada 648 (eski 2107) ve yeni 104 ada 652 (eski 2106) parsel sayılı taşınmazların kesinleşen uygulama kadastrosu tespitlerinin ayrı ayrı iptaline, 03.06.2022 tarihli harita mühendisi bilirkişiler tarafından düzenlenen bilirkişi raporuna ekli krokide 2,82 metrekare olarak gösterilen eski WC alanının, davalıya ait yeni 104 ada 652 (eski 2106) parselden alınarak, davacılara ait yeni 104 ada 648 (eski 2107) parsele ilave edilmesi suretiyle; sonuç itibarıyla, yeni 104 ada 648 (eski 2107) parsel sayılı taşınmazın 1.231,36 metrekare; yeni 104 ada 652 (eski 2106) parsel sayılı taşınmazın 353,01 metrekare yüz ölçümü ile tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, davanın mülkiyet hakkına ilişkin olması sebebiyle hak düşürücü süreden reddine karar verilmesi gerektiğini beyan ederek temyiz talebinde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ffff88fef93eb8ad eedeed7ee216144d