Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2023/5164 E., 2025/5394 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5164 E., 2025/5394 K. (09.09.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5164
Karar No
2025/5394
Karar Tarihi
09.09.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2023/5164 E. , 2025/5394 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/748 E., 2023/700 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Tokat Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/118 E., 2023/95 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili ... ilçesi ... köyü sınırları içinde bulunan taşınmaz mallara ilişkin 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek 5. ve Geçici 8. maddesi gereğince tahdit ve tespit yapıldığını, 09.08.2022 tarihinde askıya çıkarıldığını, dava konusu 1 88... parsel sayılı taşınmazın davalı adına tespit gördüğünü, zikredilen kanun maddelerinde ve uygulama genelgesinde sadece "kadastro yapılır" hükmü bulunup, "orman kadastrosu kesinleşme tarihine bakılmaksızın şahıslar adına zilyetlik koşulları uygulanır" şeklinde hüküm bulunmadığını, 6831 sayılı Kanun'un 1. maddesi gereği taşınmazın orman olduğunun sabit olduğunu, tahdidin kesinleşme tarihine kadar orman niteliğini koruduğundan bu tarihe kadar olan zilyetliğe değer verilmemesi gerektiğini, kadastro tutanağının iptali ile taşınmazın Hazine adına tesciline, yargılama giderinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalılar davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; jeodezi ve fotogrametri mühendisi ve orman mühendisinin ortak raporuda krokide (1-A) ile gösterilen kısmın en eski tarihli hava fotoğrafında bu kısmın orman sınırları içerisinde olduğu ve orman parseliyle bütünlük oluşturduğu, üzerinde geniş yapraklı meşe ağaçlarının bulunduğu, orman vasfında olduğu anlaşılmakla evveliyatı orman olan taşınmazların olağanüstü zamanaşımı ya da başka bir yolla kazanılmasının olanaklı olmadığı, davalılar lehine 3402 sayılı Kanun'un 14. ve 17. maddesindeki şartların oluşmadığı anlaşılmakla (1-A) ile gösterilen 1923,09 m²'lik kısmın orman vasfı ile Hazine adına tesciline, krokide (1-B) ile gösterilen kısmın en eski tarihli hava fotoğraflarında açık alanda kaldığı, üzerinde orman ağaç ve ağaççıklarının bulunmadığı, orman ile bir bütünlük oluşturmadığı ve bu hali ile orman ve orman sayılan yerlerden olmadığı, ... mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporuna göre taşınmazın keşif tarihi itibarıyla üzerinde buğday anızı bulunan aktif tarım arazisi olduğu, mahalli bilirkişiler ve tespit bilirkişisi beyanlarına göre taşımazın evveliyatında ...'a ait olduğu, onun tarafından sağlığında aktif olarak 40-45 sene süre ile kullanıldığı, vefatından sonra da mirasçıları ... ve ... tarafından aynı şekilde kullanımın devam ettiği, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufundaki yerlerden olmadığı, kendisini çevreleyen tarım arazileri ile benzerlik gösterdiği, davalılar adına 3402 sayılı Kanun'un 14. ve 17. maddesindeki şartların mevcudiyeti gözönüne alınarak 1-B ile gösterilen 3565,10 m²'lik kısım yönünden ispatlanamayan davanın reddi ile taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; "Hukuk Genel Kurulu'nun 24.10.2001 tarihli 8/964-751, 13.02.2002 tarihli 8/183-187, 21.01.2004 tarihli 8/15-7, 12.05.2004 tarihli 8/242-292, 12.03.2008 tarihli ve 20/214-241 sayılı Kararları ile kadastro (tapulama) komisyonlarınca orman sayılarak tespit harici bırakılan yerler, orman kadastrosunun kesinleştiği güne kadar orman sayılacağından, kesinleşme tarihine kadar sürdürülen zilyetliğe değer verilemeyecektir. Ancak, bu tarihten sonra sürdürülen zilyetlik davalı yararına hak doğurabilecektir. Genel uygulama bu yönde olmakla birlikte, kadastro veya tapulama çalışmaları sırasında, paftasında orman belirtmesi yapılarak tespit dışı bırakılan yerlerin, resmî belge ve bilgilerden yararlanmak suretiyle yapılacak araştırma sonucu öncesi itibarıyla orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmesi ve mevcut fiilî durum itibarıyla da orman olmadığı ve çevre ziraat arazileri ile de bütünlük arzeden yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde, yukarıda belirtilen kuralın uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle, bu türden yerlerin 3402 sayılı Kanun'un 17. maddesi kapsamında imar ve ihya edilmesi ve olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı süresinin tamamlanması ile de kazanılması mümkündür. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde kanunda öngörülen zilyetlik süresinin davalı yararına oluşmadığı iddiasına dayanmıştır. İlk Derece Mahkemesince yapılan orman araştırması neticesi taşınmazın öncesi itibarıyla orman sayılan yerlerden olmadığı belirlemiş olduğundan (3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek 5. maddesine göre yapılan orman kadastrosunda) orman sınırları dışında bırakıldığı tarihten (2016) önceki zilyetlik süresinin de dikkate alınması gerekmektedir. İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman ve jeodezi bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli ve istinafa konu olup teknik bilirkişi raporunda (1-B) harfi ile nitelendirilen taşınmaz bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmesine, dinlenilen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına, özellikle ziraat bilirkişi raporu ile jeodezi ve orman bilirkişi tarafından sunulan bilirkişi raporlarında tespit tarihinden geriye doğru olacak şekilde yapılan hava fotoğrafları incelemesi sonucunda çekişmeli taşınmaz bölümünün ekonomik amaca uygun şekilde kullanıldığının ve böylelikle adına tescil kararı verilen davalılar yararına 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiğinin belirlenmesine göre" davacı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından; dava konusu taşınmazda davalının zilyetlik süresinin hesabında orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten bugüne kadar geçen sürenin dikkate alınması gerektiği, bu durumda davalı lehine 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmadığı, verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğu, bozulması gerektiği hususlarında temyiz edilmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir. Kadastro Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmalarında ... köyü 1 88... parsel sayılı taşınmaz davalı adına tespit edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a858ba73388b1114 2c7090410e6d54aa

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı