8. Hukuk Dairesi 2023/5160 E. , 2025/5396 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/756 E., 2023/701 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/122 E., 2023/99 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili ... ilçesi ... köyü sınırları içinde bulunan taşınmaz mallara ilişkin 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek 5. ve Geçici 8. maddesi gereğince tahdit ve tespit yapıldığını, 09.08.2022 tarihinde askıya çıkarıldığını, dava konusu 1 88... parsel sayılı taşınmazın davalı adına tespit gördüğünü, zikredilen kanun maddelerinde ve uygulama genelgesinde sadece "kadastro yapılır" hükmü bulunup, "... kadastrosu kesinleşme tarihine bakılmaksızın şahıslar adına zilyetlik koşulları uygulanır" şeklinde hüküm bulunmadığını, 6831 sayılı ... Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1. maddesi gereği taşınmazın ... olduğunun sabit olduğunu, tahdidin kesinleşme tarihine kadar ... niteliğini koruduğundan bu tarihe kadar olan zilyetliğe değer verilmemesi gerektiğini, kadastro tutanağının iptali ile taşınmazın hazine adına tesciline, yargılama giderinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın 2016 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucunda kesinleşen ormanlar ile idari sınır arasında kültür parseli olarak kaldığı, 3402 sayılı Kanun'un 14. ve 17. maddesindeki şartların varlığı halinde zilyet adına tespite konu olabileceği, ... mühendisi ve ... mühendisi tarafından düzenlene bilirkişi raporu incelendiğinde taşımazın en eski tarihli hava fotoğraflarında açık alanda kaldığı, üzerinde ... emvali bulunmadığı, ... ve ... sayılan yerlerden olmadığı, 1972 yılında beri toprağın işlenerek aktif tarım yapıldığı, ... mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporu incelendiğinde, taşınmazın aktif meyve bahçesi olarak kullanıldığı, üzerinde davalı tarafından dikilen çeşitli tür ve yaşlarda meyve ağaçlarının bulunduğu, mahalli bilirkişiler ve tespit bilirkişisi beyanlarından davalının taşınmazı dedesinden satın aldığını, aldığı tarihten itibaren önce babası tarafından ekilip biçilmek sureti ile kullanıldığı, sonrasında davalı tarafından meyve bahçesi haline getirildiği, taşınmazın meyve bahçesi olarak zilyetliğine devam edildiği kabulü ile dava konusu taşınmazın evveliyatının ... olmadığı, Devletin hüküm ve tasarrufundaki yerlerden de olmadığı, kendisini çevreleyen tarım arazileri ile benzerlik gösterdiği, zilyetlik ve bayi araştırmalarının yapıldığı anlaşılmakla davalı adına 3402 sayılı Kanun'un 14. ve 17. maddesindeki şartların varlığı, göz önüne alındığında davanın ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine, tespit gibi tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "Hukuk Genel Kurulu'nun 24.10.2001 tarihli ve 8/964-751, 13.02.2002 tarihli ve 8/183-187, 21.01.2004 tarihli ve 8/15-7, 12.05.2004 tarihli ve 8/242-2 92... .03.2008 tarihli ve 20/214-241 sayılı kararlarıyla; kadastro (tapulama) komisyonlarınca ... sayılarak tespit harici bırakılan yerler, ... kadastrosunun kesinleştiği güne kadar ... sayılacağından, kesinleşme tarihine kadar sürdürülen zilyetliğe değer verilemeyecektir. Ancak, bu tarihten sonra sürdürülen zilyetlik davalı yararına hak doğurabilecektir. Genel uygulama bu yönde olmakla birlikte, kadastro veya tapulama çalışmaları sırasında, paftasında ... belirtmesi yapılarak tespit dışı bırakılan yerlerin, resmi belge ve bilgilerden yararlanmak suretiyle yapılacak araştırma sonucu öncesi itibarıyla ... sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmesi ve mevcut fiili durum itibarıyla da ... olmadığı ve çevre ... arazileri ile de bütünlük arzeden yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde, yukarıda belirtilen kuralın uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle, bu türden yerlerin 3402 sayılı Kanun'un 17. maddesi kapsamında imar ve ihya edilmesi ve olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı süresinin tamamlanması ile de kazanılması mümkündür. Davacı dava dilekçesinde kanunda öngörülen zilyetlik süresinin davalı yararına oluşmadığı iddiasına dayanmıştır. Mahkemece yapılan ... araştırması neticesi taşınmazın öncesi itibarıyla ... sayılan yerlerden olmadığı belirlemiş olduğundan (3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun ek 5. maddesine göre yapılan ... kadastrosunda) ... sınırları dışında bırakıldığı tarihten (2016) önceki zilyetlik süresinin de dikkate alınması gerekmektedir. Uzman ... ve ... bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın ... sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmesine, dinlenilen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına, özellikle ... bilirkişi raporu ile jeodezi ve ... bilirkişi tarafından sunulan bilirkişi raporlarında tespit tarihinden geriye doğru olacak şekilde yapılan hava fotoğrafları incelemesi sonucunda çekişmeli taşınmazın ekonomik amaca uygun şekilde kullanıldığının ve böylelikle adına tescil kararı verilen davalı yararına 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiğinin belirlenmesine göre" davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından; dava konusu taşınmazda davalının zilyetlik süresinin hesabında ... kadastrosunun kesinleştiği tarihten bugüne kadar geçen sürenin dikkate alınması gerektiği, bu durumda davalı lehine 20 yıllık zilyetlik sürenin dolmadığı, verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğu, bozulması gerektiği hususlarında temyiz edilmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir. 3402 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmalarında ... köyü 1 88... parsel sayılı taşınmaz davalı adına tespit edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan davacı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 2d7f9239b5838fcb 638ff12d024d2017