8. Hukuk Dairesi 2023/4264 E. , 2025/3248 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2023/11 E., 2023/37 K. KARAR : Reddine Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kadastro tespitne itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 156 ada 2 parsel sayılı ve 1.773,36 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak, tarla vasfıyla, davalı adına tespit edilmiştir. İtirazı kadastro komisyonunca reddedilen davacı Hazine vekili, taşınmazın kadastro tespit işleminin yanlış olduğunu ve davalı lehine zilyetlik yoluyla iktisap şartlarının oluşmadığını ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine, dava konusu 156 ada 2 ve 127 ada 5 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tesciline karar verildikten sonra, 07.10.2020 tarihli ek kararla hükmün "davaya konu ... İli ... İlçesi ... Köyü 156 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline," şeklinde tashihine karar verilmiş, davacı Hazine tarafından hükme karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince, istinaf istemi esastan reddedilmiş ve iş bu karar, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; Dairemizin 06.12.2022 tarihli ve 2022/1119 Esas, 2022/9814 Karar sayılı ilamı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. Bozma ilamında özetle; "...Mahkemece, Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca öngörülen zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, bilirkişi raporları denetlenmediği, raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmediği, eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiği; mahallinde 23.06.2020 tarihinde yapılan keşif sonrası orman ve jeodezi mühendisi bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda, taşınmazın ekili sürülü olmadığı, içinde taş öbeklerinin bulunmakta olup, birkaç badem ağacı ve meşe öbekleriyle kaplı olduğu belirtildiği halde, ziraatçi bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, taşınmazın sadece sınırlarında taş yığınlarının bulunduğu ve sınırında 45-60 yaşlarında 1 armut ve 1 kayısı ağacının mevcut olduğunun belirtildiği, raporun ekindeki uydu fotoğraflarının incelenmesinde de taşınmazda bulunan ağaç sayısının ikiden daha fazla olduğunun gözlemlendiği, bilirkişi raporlarının gerçeğe uygun düzenlenip düzenlenmediği ve taşınmazın ekonomik amaca uygun şekilde kullanılıp kullanılmadığı hususunda tereddüt hasıl olduğu,bu nedenle mahkemece yeniden keşif yapılması, ziraat mühendisleri bilirkişi kurulundan, komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde, çekişmeli taşınmazın kullanım biçimini, zilyetlik süresini, toprak yapısını, eğimini ve bitki desenini, üzerinde bulunan ağaçların sayısını, cinsini ve taşınmaz üzerindeki dağılımlarını açıklayıp, tarımsal niteliklerini belirten, kamu orta malı mera vasfında olup olmadığını ortaya koyan, önceki ziraat bilirkişi raporlarını irdeleyen rapor alınması; orman ve jeodezi mühendisi bilirkişilerinden, keşifte uygulanan hava fotoğrafları üzerinde stereskop aletiyle inceleme yaptırılarak, çekişmeli taşınmazın fotoğrafların çekildiği tarihlerdeki niteliğinin ne olduğu, ne şekilde kullanıldığı, tasarruf sınırlarının belirgin olup olmadığı hususlarında, üzerindeki ağaçların sayısını ve cinsini belirtir şekilde, bilimsel verilere dayalı gerekçeli rapor düzenlemelerinin istenmesi ve kadastro tespit tarih itibariyle davalı taraf yararına zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği kesin olarak saptanması" gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu; tespit tarihinden geriye doğru yirmi yıl içerisinde zilyetlik şartlarının oluştuğunun hava fotoğrafları bilirkişi raporları ve mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile sabit olduğu açıklanarak davanın reddine; dava konusu taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Davacı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! c377899a19459d9f aa027a45d8e2d664 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 8. Hukuk Dairesi 2023/4264 E. , 2025/3248 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2023/11 E., 2023/37 K. KARAR : Reddine Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kadastro tespitne itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 156 ada 2 parsel sayılı ve 1.773,36 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak, tarla vasfıyla, davalı adına tespit edilmiştir. İtirazı kadastro komisyonunca reddedilen davacı Hazine vekili, taşınmazın kadastro tespit işleminin yanlış olduğunu ve davalı lehine zilyetlik yoluyla iktisap şartlarının oluşmadığını ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine, dava konusu 156 ada 2 ve 127 ada 5 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tesciline karar verildikten sonra, 07.10.2020 tarihli ek kararla hükmün "davaya konu ... İli ... İlçesi ... Köyü 156 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline," şeklinde tashihine karar verilmiş, davacı Hazine tarafından hükme karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince, istinaf istemi esastan reddedilmiş ve iş bu karar, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; Dairemizin 06.12.2022 tarihli ve 2022/1119 Esas, 2022/9814 Karar sayılı ilamı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. Bozma ilamında özetle; "...Mahkemece, Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca öngörülen zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, bilirkişi raporları denetlenmediği, raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmediği, eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiği; mahallinde 23.06.2020 tarihinde yapılan keşif sonrası orman ve jeodezi mühendisi bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda, taşınmazın ekili sürülü olmadığı, içinde taş öbeklerinin bulunmakta olup, birkaç badem ağacı ve meşe öbekleriyle kaplı olduğu belirtildiği halde, ziraatçi bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, taşınmazın sadece sınırlarında taş yığınlarının bulunduğu ve sınırında 45-60 yaşlarında 1 armut ve 1 kayısı ağacının mevcut olduğunun belirtildiği, raporun ekindeki uydu fotoğraflarının incelenmesinde de taşınmazda bulunan ağaç sayısının ikiden daha fazla olduğunun gözlemlendiği, bilirkişi raporlarının gerçeğe uygun düzenlenip düzenlenmediği ve taşınmazın ekonomik amaca uygun şekilde kullanılıp kullanılmadığı hususunda tereddüt hasıl olduğu,bu nedenle mahkemece yeniden keşif yapılması, ziraat mühendisleri bilirkişi kurulundan, komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde, çekişmeli taşınmazın kullanım biçimini, zilyetlik süresini, toprak yapısını, eğimini ve bitki desenini, üzerinde bulunan ağaçların sayısını, cinsini ve taşınmaz üzerindeki dağılımlarını açıklayıp, tarımsal niteliklerini belirten, kamu orta malı mera vasfında olup olmadığını ortaya koyan, önceki ziraat bilirkişi raporlarını irdeleyen rapor alınması; orman ve jeodezi mühendisi bilirkişilerinden, keşifte uygulanan hava fotoğrafları üzerinde stereskop aletiyle inceleme yaptırılarak, çekişmeli taşınmazın fotoğrafların çekildiği tarihlerdeki niteliğinin ne olduğu, ne şekilde kullanıldığı, tasarruf sınırlarının belirgin olup olmadığı hususlarında, üzerindeki ağaçların sayısını ve cinsini belirtir şekilde, bilimsel verilere dayalı gerekçeli rapor düzenlemelerinin istenmesi ve kadastro tespit tarih itibariyle davalı taraf yararına zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği kesin olarak saptanması" gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu; tespit tarihinden geriye doğru yirmi yıl içerisinde zilyetlik şartlarının oluştuğunun hava fotoğrafları bilirkişi raporları ve mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile sabit olduğu açıklanarak davanın reddine; dava konusu taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Davacı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! c377899a19459d9f aa027a45d8e2d664 ... ...
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4264 E., 2025/3248 K. (22.04.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4264
- Karar No
- 2025/3248
- Karar Tarihi
- 22.04.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/7455 E., 2025/3244 K. 22.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/7569 E., 2025/3245 K. 22.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/3402 E., 2025/3247 K. 22.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4182 E., 2025/3249 K. 22.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5216 E., 2025/3250 K. 22.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3436 E., 2025/3252 K. 22.04.2025