Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2023/4096 E., 2025/3559 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4096 E., 2025/3559 K. (08.05.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4096
Karar No
2025/3559
Karar Tarihi
08.05.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2023/4096 E. , 2025/3559 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ...Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2646 E., 2023/1295 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 13. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/197 E., 2022/58 K. Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı Hazine vekili ile davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili ile davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R ...Mahallesi çalışma alanında yapılan kadastro sonucu 101 Ada 1 parsel sayılı taşınmaz orman vasfıyla Hazine adına tescil edilmiştir. Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde özetle; ...Mahallesi .......mevkinde tapunun cilt:2 sayfa: 18' de 53.072,00 m² yüzölçümü ile 26.11.1985 tarihli zabıt kaydı ile kayıtlı bulunan taşınmazın ilk geldi kaydının Şubat 1324 tarih cilt :25 sayfa 94 ve 123 sıra nolu kayda dayandığını ve bu kayda ilişkin düzenlenen 04.10.1945 tarihli ve 1/2000 ölçekli harita örneği kapsamında düzenlenen tapu kaydında tarla vasfındaki taşınmazların 1-2-3-4 nolu bölmeler halinde gösterildiğini, tapuda kayıtlı olmasına rağmen kadastro çalışmaları sonucu 01.02.2010 tarihinde askı cetveli ilanı ile taşınmazların ......... mirasçıları adına tespit ve tescil edilmesi gerekirken bu taşınmazların tespit dışı bırakılmak suretiyle hatalı olarak 101 ada 1 parsel numarası ile çamlık niteliğinde Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, mahallesinde......Kadastro Müdürlüğünce 2010 yılında yapılan 3402 sayılı Kanunla yapılan ilk tesis kadastro çalışmaları sırasında tapu kaydı kapsamında kaldığı belirlenen 175 ada 1, 174 ada 10, 11, 12, 13, 177 ada 1, 2, 3, 5, 6, 7, 9 ve 10 sayılı parsellerin 1/2000 ölçekli zabıt kaydı dışında tutulduğunu, taşınmazlar davacılar adına tapuda kayıtlı olmasına rağmen halen kaydın açık olduğunu, Şubat 1324 tarihli zabıt kaydının uygulanmadığını belirterek, taşınmazların davacılar adına müstakilen kayıt ve tescillerinin yapılmasını ve davacı ...'in kullanımında olmasına karşın kadastroda ölçümü yapılmayan 175 ada 1 parsel sayılı taşınmazın da kadastroya dahil edilmesini talep etmiştir. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın fili durumunun orman olduğunu, 6831 Orman Kanun'u hükümlerine göre evveliyatı ve fiili durumu orman olan taşınmazların zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufundaki yerlerden olduğunu beyan ederek, davanın husumet ve esas yönünden reddine karar verilmesini, davaya Orman Müdürlüğünün dahil edilmesi gerektiğini talep etmiştir. Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; idare aleyhine açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen, davacılardan ... tarafından açılan davanın reddine, davacılardan ... tarafından açılan davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, davacılardan ... tarafından açılan davanın kabulüne, davacılardan ... tarafından açılan davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, davacılardan ... tarafından açılan davanın kabulüne dair hükme karşı, davalı Hazine vekili ile davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... dava konusu yapılan ve davacılar ..........ve ...'ın kullanımında olan yerlerin ......... köyünde 1959 yılında tamamlanan orman kadastro çalışmasında orman sayılmayan yer olarak tespit edildiği, ... köyünde 1965 yılında orman kadastrosu çalışmasında .......köyündeki Orman Kadastrosunun aplikasyonu yapılmadığından bu yerlerin orman sınırları içinde bırakıldığını belirterek çelişkili sonuçlara varıldığı, ... köyü orman kadastrosuna ilişkin askı, çalışma tutanakları ve haritasının getirtilerek raporun denetlenmediği, davacıların dayandığı dava dilekçesinde tarih ve nosu bildirilen tapu kaydının geldi ve gittisinin celbedilmediği, kadastro sırasında revizyon görüp görmediğinin sorulmadığı, davacıların, anılan tapu kaydına dayanarak açmış oldukları, orman kadastro çalışma tutanaklarında geçen...... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 05.11.1951 tarih ve 1950 /724 Esas - 1420 Karar sayılı dosyasının dosya arasına alınarak ilam ve eki krokisinin keşifte tatbik edilmediği, davalı taşınmazın 1965 yılında yapılan Orman Kadastrosunda orman sınırları içinde kaldığı, 2009 yılında yapılan genel arazi kadastrosunda, hakkında kadastro tutanağı düzenlenmeyerek orman niteliği ile Hazine adına tescil edildiğinden 3402 sayılı Kanunun 12. maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü süreden söz edilemeyeceği ..." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere İlk Derece Mahkemesine iadesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, Bölge Adliye Mahkemesinin iade kararı sonrası yapılan yargılama sonunda; "... 10.05.2021 havale tarihli bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere dava konusu olan A, B, C, D ve E harfleri ile gösterilen yerlerden (A1) harfi ile gösterilen 322,25 m²'lik kısmın kesinleşmiş orman sınırı içinde kaldığı, (A2) ile gösterilen 2.983,25 m² kısmın orman sınırı dışında kaldığı, (B) ile gösterilen 2124,76 m²'kısım ve (C) ile gösterilen 2431,19 m² kısmının kesinleşmiş orman sınırı dışında kaldığı, (D) ile gösterilen taşınmazın Ek-3 krokide (D1) ile gösterilen 224,77 m² kısmının kesinleşmiş orman sınırı içinde kaldığı, (D2) ile gösterilen 3809,78 m² kısmının orman sınırı dışında kaldığı, ekli krokide (E) harfi ile gösterilen 1.212,65 m² kısmın da OS.8929-OS.8930 hattının solunda kaldığından kesinleşmiş orman sayılan yer olarak tespit edildiğinin anlaşıldığı ..." gerekçesiyle, davacılardan ... tarafından açılan davanın reddine, davacılardan ... mirasçıları tarafından açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile bilirkişiler ... ve ...... tarafından dosyaya ibraz edilen 10.05.2021 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli EK-3 krokide (A2) harfi ile gösterilen 2.983,25 m² yüzölçümündeki yerin, davalı Hazine adına orman vasfı ile tescil edilmiş bulunan ...Mahallesi 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazdan ifrazı ile ...’ın mirasçıları adına miras payları oranında tapuya ayrı bir parsel numarası altında bahçe vasfı ile tesciline, iş bu davacıların bilirkişi raporunda (A1) harfi olarak gösterilen 322,25 m² kısım yönünden açmış olduğu davanın reddine, davacılardan ... mirasçıları tarafından açılan davanın kabulü ile bilirkişiler ... ve........ tarafından dosyaya ibraz edilen 10.05.2021 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli EK-3 krokide (C) harfi ile gösterilen 2.431,19 m² yüzölçümündeki yerin, davalı Hazine adına orman vasfı ile tescil edilmiş bulunan ...Mahallesi 101 Ada 1 Parsel sayılı taşınmazdan ifrazı ile davacı ... mirasçıları adına miras payları oranında adına tapuya ayrı bir parsel numarası altında bahçe vasfı ile tesciline, davacılardan ... tarafından açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile bilirkişiler ... ve ....... tarafından dosyaya ibraz edilen 10.05.2021 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli EK-3 krokide (D2) harfi ile gösterilen 3.809,78 m² yerin, davalı Hazine adına orman vasfı ile tescil edilmiş bulunan ...Mahallesi 101 Ada, 1 Parsel sayılı taşınmazdan ifrazı ile davacı ... adına tapuya ayrı bir parsel numarası altında bahçe vasfı ile tesciline, iş bu davacının bilirkişi raporuna ekli EK-3 krokide (D1) olarak gösterilen 224,77 m² kısım yönünden açmış olduğu davanın reddine ve davacılardan ... tarafından açılan davanın mabulü ile bilirkişiler ... ve ....... tarafından dosyaya ibraz edilen 10.05.2021 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli EK-3 krokide (B) harfi ile gösterilen 2.124,76 m² yüzölçümündeki yerin, davalı Hazine adına orman vasfı ile tescil edilmiş bulunan ...Mahallesi 101 Ada 1 Parsel sayılı taşınmazdan ifrazı ile davacı ... adına tapuya ayrı bir parsel numarası altında bahçe vasfı ile tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine vekili ile davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... 1958 yılında ... köyünde yapılan Orman Kadastro çalışmalarına göre 7456, 7457, 7668 ve 7669 nolu O.S hattına göre dava konu edilen yerin davacıların kullanımında olduğu ve orman sınırı dışında bırakıldığı, 28.04.2021 tarihli bilirkişi raporu ve ekindeki krokide (A1) ve (D1) olarak gösterilen yerlerin kesinleşmiş orman sınırı içinde kaldığı; ... köyünde yapılan 1965 ve 1989 tarihli çalışmalarda, 1958 yılında yapılan ve kesinleşen orman tahdidinin dikkate alınmadığı, daha önce orman olarak sınırlandırılmayan veya mahkeme kararı ile orman olarak tesciline karar verilmeyen bir taşınmazın, bu çalışma ile orman sınırları içerisine alınması, orman olarak sınırlandırılan bir taşınmazın da orman tahdit sınırları dışına çıkartılması mümkün olmadığından kaldırma kararı sonrası toplanan delil ve alınan rapor doğrultusunda verilen kararın hukuka uygun olmasına göre İlk Derece Mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı, dayanılan gerekçeye göre kararda vakıa ve hukuki değerlendirme açısından usul ve kanuna aykırı bir durum bulunmadığı ..." gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı Hazine vekili ile davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davalı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili temyiz dilekçelerinde özetle; dava konusu taşınmazın fiili durumunun orman olduğunu ve zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını, dava konusu yerlerin orman sayılmayarak özel mülkiyete konu edilmesinin orman bütünlüğünü bozacağını, 6831 sayılı Kanun'un 17/2. maddesi kapsamında özel mülkiyete konu olamayacağını, bilirkişilerin eylemli durumu göz önünde bulundurmadan dava konusu yerin bir kısmının orman sınırları dışında olduğuna dair hatalı kanaat ile birlikte orman sayılmadığına dair tespitlerde bulunduklarını, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm verildiğini, davacı taraf lehine hükmedilen vekalet ücretinin fahiş olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmişlerdir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekili ile davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazine'den ve 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı