8. Hukuk Dairesi 2022/4572 E. , 2025/3569 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2018/7 E., 2020/4 K. Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı ... ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, mahkemece Orman İdaresinin temyizi süresinde olmadığından reddine karar verilmiş bu ek karar Orman İdaresi tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Yörede 2007 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında ... köyü 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaz, 6.584.223,06 m² yüzölçümüyle ve orman vasfıyla davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Asıl ve birleşen dosya davacıları eski tapu ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak keşifte belirlenecek bir kısım yerlerin orman parseli içerisinde bırakıldığı iddiasıyla dava açmışlardır. Mahkemece ayrı ayrı açılan davaların birleştirilmesi suretiyle yapılan yargılama sonunda; Davacılardan ...ve ..., ..., ..., ... ve .......... mirasçılarının davalarının kendilerine verilen yasal süre içerisinde keşif giderlerini yatırmamaları nedeniyle reddine, davacı ...’ın davasının, dava konusu ettiği taşınmaz üzerinde zilyetlikle kazanma koşulları oluşmadığından reddine, davacı ...’un davasının kısmen kabulüne; dava konusu 101 ada 1 sayılı parselin kadastro tespitinin iptali ile bilirkişi raporunda (A) harfi ile işaretli 13.521,88 m² yüzölçümündeki bölümün bahçe vasfıyla davacı adına tapuya tesciline, (B) ve (C) harfi ile işaretli bölümler hakkında açılan davanın taşınmazların orman sayılan yerlerden olması nedeniyle reddine, davacı ...’in davasının kısmen kabulüne; dava konusu 101 ada 1 sayılı parselin kadastro tespitinin iptali ile bilirkişi raporunda (E) harfi ile işaretli 12.391,50 m² yüzölçümündeki bölümün tarla vasfıyla davacı ... adına tapuya tesciline, (F) harfi ile işaretli bölüm hakkında açılan davanın taşınmazın orman sayılan yerlerden olması nedeniyle reddine, taşınmazdan geriye kalan 655 ha 8309 m² 68 m² yüzölçümlü alanın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm, davalı Hazine ve Orman İdaresi tarafından kişiler adına tesciline karar verilen alanlar bakımından, bir kısım davacılar tarafından ise reddedilen alanlar bakımından temyiz edilmekle, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 11.10.2017 tarihli ve 2015/16727 Esas, 2017/7602 Karar sayılı ilamı ile kısmen onanmasına, kısmen bozulmasına karar verilmiştir. Hükmüne uyulan Yargıtay ilamında özetle ''1) Davacılardan ... mirasçılarından ... ve ...’ın temyiz itirazları incelendiğinde; incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve mahkemece 30.04.2012 tarihli duruşmada, mahallinde davacının dava konusu ettiği yere ilişkin keşif yapılabilmesi için yatırması gereken keşif ücretinin, kanunda belirtilen şartları taşıyacak şekilde her bir giderin tek tek sıra halinde ve ayrıntılı olarak belirlendiği ve kesin süre içerisinde yatırılmadığı takdirde sonuçlarının ihtar edildiği ve ihtarata ilişkin tebligatın usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, tebliğ edilen gün ile keşif günü arasında da makul bir zaman aralığının bulunduğu belirlenerek davanın reddi yönünde hüküm kurulmuş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2) Çekişmeli taşınmazın (A) ve (C) harfli bölümlerine yönelik temyiz itirazları incelendiğinde; incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın (C) harfli bölümünün 6831 sayılı Kanun'un 17/2. madde hükmüne göre orman içi açıklık niteliğinde orman sayılan yerlerden olduğu ve bu tür yerlerin 20.11.2012 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliği'nin 16. maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılmasının zorunlu olduğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına ve (A) harfli bölümünün ise orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen kişi lehine zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve Kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. 3) Çekişmeli taşınmazın (B), (D) ve (E) harfli bölümlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; mahkemece, (D) harfli bölümün orman sayılmayan yerlerden olduğu, ancak davacılardan ...’ın taşınmaz üzerinde zilyetliğinin bulunmadığından bahisle davasının reddine karar verilmişse de keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler ve hükme esas raporunu sunan ziraat bilirkişisi taşınmazın sınırlarının tumplarla belirli olarak hayvanların beslenmesinde kullanılmak üzere otları biçilmek suretiyle çayır arazisi olarak kullanıldığını beyan ettiklerinden ve öğretide ve uygulamada özel çayır niteliğindeki taşınmazların 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi hükmüne göre kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisabına engel bir hal bulunmadığından mahkemece bu yönde araştırma yapılmamış ve taşınmazın niteliği konusunda tereddüt meydana gelmiştir. (B) harfli bölümün ise hükme esas alınan orman bilirkişi kurulu raporunda eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritalarına dayalı olarak yapılan araştırmada orman sayılmayan yerlerden olduğu belirtildiği halde mahkemece raporun aksine taşınmazın memleket haritasında ibreli ağaç simgeli yeşil renkli orman alanında kaldığı gerekçesiyle orman sayılan yerlerden olduğuna kanaat getirilmiş, orman raporu ekinde yer alan görüntülerde ise taşınmazın memleket haritasında yeşil renkli alanda kaldığı ancak üzerinde ibreli ağaç rumuzunun bulunmadığı tespit edilmiş olup taşınmazın orman olup olmadığı noktasında tereddüt meydana gelmiştir. (E) harfli bölüm için ise davacılardan Şehzade tapu kaydına da dayanmış olup, dayanak Mayıs 1980 tarih 2 sıra numaralı tapu kaydı tüm tedavülleriyle birlikte getirtilmediği gibi mahallinde yapılan keşif sırasındaki tapu kaydı uygulaması da yetersiz görülmüştür. Zira, tapu kaydının sınırları keşifte hazır bulunan kişilere sorulmuş ancak hudutları tam olarak gösterilememiştir. Fen bilirkişi de raporunda tapu kaydının taşınmazı kapsayıp kapsamadığı noktasında herhangi bir değerlendirmede bulunmamıştır.” gereğine değinilmiştir. Yargıtay bozma kararından sonra aynı parsele ilişkin ... Kadastro Mahkemesinin 2019/1 Esas sayılı dosyası da eldeki dava ile irtibatlı olduğu gerekçesiyle birleştirilmiştir. Bu davada davacı ... 07.05.2019 tarihli dilekçesi ile keşifte belirlenecek bir kısım yerin eski tapu kaydı ile kendisine ait olmasına rağmen dava konusu 101 ada 1 parsel içinde bırakıldığını belirterek bu kısmın adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece birleştirme kararı verilerek yapılan yargılama sonunda çekişmeli yerlerin kısmen orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacılar tarafından sunulan eski tapu kaydının uyduğu ve zilyetlikle kazanma şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle, Artvin ili ... köyü 101 ada 1 parsel sayısı ile yapılan kadastro tesptinin iptali ile, birleşen 2008/17 Esas sayılı dosya davacısı ...'un davasının kısmen kabulü ile, 02.03.2015 havale tarihli fen bilirkişisi raporu ve krokisinde; (A) harfi ile belirtilen 13.521,88 m² yüzölçümlü taşınmaza yönelik kararın Yargıtayca onanması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına, (C) harfi ile belirtilen yere ilişkin kararın Yargıtayca onanması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına, (B) harfi ile belirtilen 2.737,99 m² yüzölçümlü taşınmazın tarla vasfıyla ... adına tapuya kayıt ve tesciline, birleşen 2008/18 Esas sayılı dosya davacısı ... mirasçılarının davalarının kısmen kabulü ile, 02.03.2015 havale tarihli fen bilirkişisi raporu ve krokisinde; (E) harfi ile belirtilen 12.391,50 m² yüzölçümlü taşınmazın tarla vasfıyla ... adına tesciline, (F) ile belirtilen yere ilişkin davanın Yargıtayca bozma kapsamına alınmaması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına, birleşen 2008/20 Esas sayılı dosya davacısı ...'ın davasının kabulü ile 22.11.2019 havale tarihli fen bilirkişisi raporu ve krokisinde; (D) harfi ile gösterilen 23.390,37 m² yüzölçümlü taşınmazın tarla vasfıyla ... adına tapuya kayıt ve tesciline, birleşen 2019/1 Esas sayılı dosya davacısı ...'ün davasının kısmen kabulü ile 22.11.2019 havale tarihli fen bilirkişisi raporu ve krokisinde; (G1) harfi ile gösterilen 3.332,00 m² yüzölçümlü taşınmazın tarla vasfıyla davacı ... adına tesciline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hükmün davacı ... ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Mahkemece 28.05.2021 tarihli ek kararla, Orman İdaresinin temyizi süresinde olmadığından reddine karar verilmiş, bu ek karar da Orman İdaresi tarafından temyiz edilmiştir. 1. Davalı ... İdaresinin temyiz talebi incelendiğinde, temyiz isteminin süresi geçtikten sonra yapıldığı anlaşıldığından davalı ... İdaresi vekilinin temyiz isteminin reddine dair Mahkeme ek kararı yerinde olduğundan onanması gerekir. 2. Davacı .........ün temyiz itirazları incelendiğinde, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... .......ün temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikle görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin 28.05.2021 tarihli ek kararının, (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin 19.11.2020 tarihli kararının ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 08.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 6a9738ec27cd4945 5fdf18c10200a41f
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/4572 E., 2025/3569 K. (08.05.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/4572
- Karar No
- 2025/3569
- Karar Tarihi
- 08.05.2025
- Konu
- Tapu, Miras
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/5781 E., 2025/3554 K. 08.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/23 E., 2025/3556 K. 08.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2363 E., 2025/3574 K. 08.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4118 E., 2025/3558 K. 08.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4096 E., 2025/3559 K. 08.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4025 E., 2025/3567 K. 08.05.2025