Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2023/3458 E., 2025/4810 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3458 E., 2025/4810 K. (23.06.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3458
Karar No
2025/4810
Karar Tarihi
23.06.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2023/3458 E. , 2025/4810 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 1993/42 E., 2016/23 K. BİRLEŞEN DAVA : 1995/86 E. KARAR : Davacıların davasının kısmen kabulü, müdahil Orman İdaresinin davasının kabulü Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacıların davasının kısmen kabulüne, müdahil Orman İdaresinin davasının kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı ... vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Zonguldak ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında, 5602 sayılı Tapulama Kanunu'na göre 1963 yılında yapılan kadastro çalışmasında, eski 679 yeni 111 ada 101 parsel sayılı taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle senetsizden, kadastro tutanağında taşınmazın senetsiz ve 6 seneden beri ... oğlu ...'nın ormandan sökmek suretiyle tarla haline getirildiğinin belirtilmek suretiyle tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş; eski 724 yeni 111 ada 54 parsel sayılı taşınmaz ise yüzölçümü belirtilmeden, tapu kaydı ve vergi kaydına dayalı olarak, iktisap sebebi 663 no.lu parselin aynısıdır denilmek suretiyle Hazine ve şahıslar adına, tarla vasfıyla tespit edilmiş, Orman İdaresinin tespite itirazı sonucunda 23.03.1974 tarihli komisyon kararıyla orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle tutanağın iptaline taşınmazın tapulama harici bırakılmasına karar verilmiştir. Asıl davada davacı ... dava dilekçesinde; Zonguldak ili ... ilçesi ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında 679 numaralı parselin kendisi adına yazılması gerekirken Hazine adına yazıldığını, 679 numaralı parselin bundan 30 sene kadar önce imar ve ihya ettiğini, o zamandan beri bu yeri ekip biçmek suretiyle zilyet ettiğini ileri sürerek, tespitin iptali ile taşınmazın adına tapuya kayıt ve tescilini talep etmiş ve yargılama sırasında müdahil Orman İdaresi, dava konusu 679 parselin orman olarak tapulama dışı bırakılmasına karar verilmesi talebiyle davaya katılmıştır. Birleşen dosyada davacılar ... ve ... dava dilekçelerinde; Zonguldak ili ... ilçesi ... köyü sınırları içinde ... Tarlası ile maruf bir taşınmaz malları olduğunu ve eski 185 numaralı tapu kaydı ile tapu sicil memurluğunda kayıtlı olduğunu, yapılan komisyon kararına göre 724 parsel numarasını aldığını, 1963 yılında üzerlerine kayıt edildiğini, 1958 senesinde 185 sayılı tapuyu aldıklarını, sonradan Tapu Kadastro Müdürünce 724 numaralı parsel olarak adlarına kayıt yapıldığını, Orman İdaresince bu yerin orman olduğunun iddia edildiğihi ve Orman İdaresinin itirazının kabul edildiğini, bu nedenle tespite itiraz ettiklerini belirterek, taşınmazın adlarına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. Asıl dosya yönünden, ... Kadastro Mahkemesinin 08.08.1988 tarihli ve 1971/21 Esas, 1988/17 Karar sayılı kararıyla, "davacı tarafın dava dilekçesinde belirtmediği, ancak 07.08.1984 tarihli keşifte mahalli bilirkişilerce 1289 tarih 117 no.lu tapu kaydının dava konusu 679 parseli de kapsadığının belirtildiği, tapu kaydındaki miktarın 1 dönüm olduğu, ancak tapu kaydındaki miktardan fazla bir sahanın tapu malikleri adına tespit edildiği, taşınmazın bur hududunun halen çalılık olduğu, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu, daha önce ormandan açılıp tarla haline getirildiği, kadastro tespitinin hukuka uygun olduğu" gerekçesiyle davanın reddine, davalı vekilleri yararına vekalet takdirine yer olmadığına karar verilmiş; hükmün davacı gerçek kişi ve Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 16.06.1993 tarihli 1992/10606 Esas, 1993/5056 Karar sayılı ilamıyla; "... 679 parsel sayılı taşınmazın orman olup olmadığı yönünde bakanlık mütalaası ile orman bilirkişi raporunun çeliştiği, orman bilirkişi raporunda taşınmazın öncesinin orman olduğunun belirtildiği, ancak raporun yeterli ve kanaat verici nitelikte olmadığı, komşu taşınmazlara ait tutanak ve kayıtların getirtilerek bu belgelerle taşınmazın ne şekilde nitelendirildiğinin araştırılmadığı, 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanun hükümlerine göre taşınmazın orman olup olmadığının belirlenmesi gerektiği açıklanarak, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planının ilgili yerlerden getirtilip önceki bilirkişi dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir uzman bilirkişi aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi, 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumunun saptanması ve sonucuna göre karar verilmesi ..." gereğine değinilerek bozulmasına karar verilmiştir. Birleşen dosya yönünden İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, "... 724 parselin orman bilirkişi raporuna göre, orman sayılmayan yerlerden olduğu, mahalli bilirkişilerin zilyetlik hususunu desteklediği ..." gerekçesiyle verilen, komisyonun verdiği kararın iptali ile ilk tespit tutanağında belirlenen malikleri adına tapuya kayıt ve tesciline dair karar, asli müdahil Orman İdaresi tarafından temyiz edilmekle Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 23.03.1995 tarihli ve 1995/2295 Esas, 1995/3398 Karar sayılı ilamıyla; "... 724 parselin öncesini gösteren resmi belgelere dayanmaksızın salt keşif günündeki bulgulara göre düzenlenen bilirkişi raporunun yetersiz olduğu, taşınmazın orman olup olmadığı ve hukuki durumunun öncesi itibariyle araştırılması gerektiği, 3116, 4785, 5658 sayılı Kanun hükümlerine göre taşınmazın orman olup olmadığının belirlenmesi gerektiği, Orman İdaresinin katılımı olmaksızın oluşan tapu kaydının Orman İdaresini bağlamayacağı açıklanarak, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip önceki bilirkişiler dışında orman mühendisleri arasından seçilecek orman mühendisi ile fen bilirkişisiyle yapılacak keşifte çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi, orman araştırması yapıldıktan sonra oluşacak sonuca göre hüküm kurulması ..." gereğine değinilerek bozulmuştur. Bozma ilamları sonrası yapılan yargılama sırasında davaların birleştirilmesine karar verilmiş ve yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesinin18.03.2016 tarihli ve 1993/42 Esas 2016/23 Karar sayılı kararıyla; "679 parsel sayılı taşınmazın, orman sayılan yerlerden olduğu, 724 parsel sayılı taşınmazın orman sayılmayan ve özel mülkiyete konu olabilecek yerlerden olduğu ..." gerekçesiyle, müdahil davacı ... İdaresinin açtığı davanın kabulüne, davacılar ... ve ...'nın bu taşınmaza yönelik davalarının reddine, eski 679 yeni 111 ada 101 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün 1688,01 m2 olarak düzeltilmek suretiyle orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, davacılar ... ve ...'nın eski 724 parsel sayılı taşınmaza yönelik davalarının kabulüne, eski 724 yeni 111 ada 54 parsel sayılı taşınmaza ilişkin 23.03.1974 tarihli Tapulama Komisyon kararının iptali ile yüzölçümünün 7457,16 m2 olarak düzeltilmek suretiyle tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından, "dava konusu 679 parselin 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi kapsamında olması nedeniyle Hazine adına tescil edilmesi gerektiği" iddiasıyla; birleşen dava davalısı Orman İdaresi vekili tarafından ise, "724 parselin tapulama harici olduğu ve orman sayılan yerler ile bitişik olduğu, memleket haritasında bir bölümünün yeşil alanda kaldığı, çam fidanlarının bulunduğu, taşınmazın ormandan açıldığı" iddiasıyla temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili ve birleşen dava davalısı Orman İdaresi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden ve 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 7cb9ae375055c002 0b3e5dc0e3e042e5

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı