8. Hukuk Dairesi 2025/969 E. , 2025/4812 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/103 E., 2024/1833 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/11 E., 2022/78 K. Taraflar arasındaki sayısallaştırma işlemine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek 1. maddesi uyarınca yapılan sayısallaştırma işlemi sırasında, Denizli ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında ve tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 391 ada 55 parsel sayılı ve 23.100,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada ve parsel numarasıyla, 22.609,06 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 391 ada 91 parsel sayılı 45.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise aynı ada ve parsel numarasıyla, önce 44.419,08 metrekare yüzölçümlü olarak, itiraz üzerine komisyon raporuyla 43.625,35 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. İtirazı kadastro komisyonunca reddedilen davacı ... dava dilekçesinde; sayısallaştırma işlemi sırasında adına kayıtlı taşınmazın bir bölümünün davalıya ait taşınmaza dahil edildiğini ileri sürerek, dava açmıştır. Davalı ...; taşınmazı 45 dönüm olarak satın aldığını ve satın aldığı tarihten beri tamamını kullandığını, taşınmazın sınırlarının değişmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "tesis kadastrosu sırasında sınırlandırma hatasının yapıldığı, dava konusu parsellerin zeminde mevcut kadimden beri değişmemiş sınırlarının taş duvar ile çevrili olduğu, sabit sınır niteliğinde olan ve halen mevcut olan taş duvarın sınır olarak belirlenmesi gerekirken başka yerden sınır geçirildiği, sayısallaştırma kadastrosu ile de bu hatanın düzeltilmediği, keşifte dinlenen davalı parselin eski maliki tanık ...'ın; taşınmazı 22 yıl kullandıktan sonra davalıya sattıklarını ve sınırın taş duvarın bulunduğu yerden geçtiğini beyan ettiği, taşınmazın 1999 yılında tanığın eşi ... tarafından davalıya satıldığının anlaşıldığı, uygulama kadastrosunun yasa ve yönetmeliğe uygun yapılmadığı" gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazların 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastro tespitlerinin iptali ile 16.11.2022 tarihli bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 15.806,01 metrekarelik kısmın 391 ada 91 parsel sayılı taşınmazdan ifrazı ile 391 ada 55 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle 391 ada 55 parsel sayılı taşınmazın 38.415,07 metrekare yüzölçümlü olarak; 391 ada 91 parsel sayılı taşınmazın ise 27.819,34 metrekare yüzölçümlü olarak tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiş; hükmün, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "davanın sayısallaştırma işlemine itiraz niteliğinde bulunduğu, her ne kadar davalıya ait parselde hükümle uygulama kadastrosu önceki ve sonraki yüzölçümleri arasında ciddi oranda farklılık meydana gelmiş ve parselin yüzölçümü azalmış ise de, mahkemece yapılan keşif neticesi düzenlenen bilirkişi raporuna ve bu raporda yapılan denetime elverişli çakıştırmaya göre; mevcut hava fotografı ve zemin ölçümlerine göre 1993 yılında yapılan tesis kadastrosu çalışmalarında pafta çizimi sırasında sınırlandırma hatasının yapıldığı, taşınmazların sınırlarında eylemli değişikliğin bulunmadığı, parseller arası ortak sınırda 1,5 metreden fazla kot farkının bulunduğu, bu sınırın taraflar arasında ortak sınır olduğunun davalının bayisinin de yer aldığı yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile doğrulandığı, rapor içeriğinde detayı anlatılan ve incelenen tesisten çok önceki tarihe denk gelen 1958 ve 1974 tarihli hava fotoğrafları ile tesisten hemen sonraya denk gelen 1995 tarihli hava fotoğraflarında, iki parsel arasındaki sınırın çıplak gözle bile net olarak seçilebildiği, bu sınırın zeminde de halen mevcut olduğu ve hava fotoğrafları ile çakıştığı, tesis kadastrosunda paftaya çizilen sınırın ise zeminde mevcut olmadığı, tesis kadastro paftasının fotogrametrik yöntemle yapıldığı ve pafta çizilirken hataen münhani eğrisinin iki parsel arası ortak sınır olarak gösterilmesi suretiyle sınırlandırma hatası yapıldığı anlaşıldığından, mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı" belirtilerek istinaf başvurusu esastan reddedilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 3402 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca, kadastro hakimi, doğru, infazı kabil ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde karar vermek zorundadır. Somut olayda, eldeki dava sayısallaştırma işlemine itiraza ilişkin olduğu ve çekişmeli 391 ada 91 parsel sayılı taşınmazın sayısallaştırma raporu ile yapılan tespitine itiraz sonucunda komisyon tutanağı düzenlenip yüzölçümünün değiştirilerek tespitine karar verildiği halde, İlk Derece Mahkemesince hüküm yerinde, dava konusu taşınmazların 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastro tespitlerinin iptaline şeklinde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, hakkında komisyon kararı bulunan dava konusu taşınmazın komisyon kararına atıf yapılmak suretiyle hüküm kurulması gerekirken bu hususun göz ardı edilmiş olması da doğru görülmemiştir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin ikinci fıkrası gereğince düzeltilerek onanması gerekir. S O N U Ç : Yukarıda (1) no.lu bentte yazılı nedenlerle; davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle; temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin 2, 3 ve 4. paragraflarında yer alan "391 ada 55 ve 91 parsel sayılı taşınmazlar hakkında 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastro tespitlerinin iptaline" ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine; "391 ada 55 parsel sayılı taşınmazın sayısallaştırma işleminin iptaline, 391 ada 91 parsel sayılı taşınmazın ise sayısallaştırma komisyon işleminin iptaline" ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz eden davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/969 E., 2025/4812 K. (23.06.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/969
- Karar No
- 2025/4812
- Karar Tarihi
- 23.06.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3894 E., 2025/4809 K. 23.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3458 E., 2025/4810 K. 23.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6026 E., 2025/4811 K. 23.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4444 E., 2025/4813 K. 23.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2411 E., 2025/4814 K. 23.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2098 E., 2025/4815 K. 23.06.2025
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı