8. Hukuk Dairesi 2025/2098 E. , 2025/4815 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/191 E., 2024/3018 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine, kamu düzenine aykırılık nedeni ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak esas hakkında hüküm kurulması İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/363 E., 2022/181 K. Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince aktif husumet yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine, kamu düzenine aykırılık nedeni ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davalı ... yönünden husumet yokluğundan, diğer davalılara yönelik aktif husumet yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kullanım kadastrosu sonucunda, Sakarya ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 267 ada 32, 34, 273 ada 25, 39, 274 ada 34, 50, 283 ada 19, 20, 22, 285 ada 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64 ve 286 ada 5 parsel sayılı muhtelif yüzölçümündeki taşınmazlar, beyanlar hanelerine 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldıkları, 267 ada 32 parsel sayılı taşınmazın 1977 yılından beri fındık bahçesi, 1980 yılından beri üç katlı betonarme ev olarak, 274 ada 34 parsel sayılı taşınmazın ise 1977 yılından beri ...'ın kullanımında; 267 ada 34 parsel sayılı taşınmazın 1988 yılından beri müştereken ... ve ...'ın kullanımında; 273 ada 25 parsel sayılı taşınmazın 2005 yılından beri müştereken ... ve ...'ın kullanımında; 273 ada 39 ve 285 ada 52 parsel sayılı taşınmazların 1985 yılından beri fındık bahçesi olarak ...'ın kullanımında; 274 ada 50 ve 285 ada 60 parsel sayılı taşınmazların 1978 yılından beri ...'ın kullanımında; 283 ada 19, 285 ada 55 ve 58 parsel sayılı taşınmazların 1989 yılından beri fındık bahçesi olarak, 285 ada 63 parsel sayılı taşınmazın ise 1989 yılından beri tarla, 1990 yılından beri tek katlı kargir ev olarak ...'ın kullanımında; 283 ada 20, 285 ada 54 ve 64 parsel sayılı taşınmazların 1986 yılından beri ...'ın kullanımında; 283 ada 22, 285 ada 53 ve 62 parsel sayılı taşınmazların 1991 yılından beri ...'ın kullanımında; 285 ada 56, 57 ve 61 parsel sayılı taşınmazların 1962 yılından beri ...'ın kullanımında; 285 ada 59 parsel sayılı taşınmazın 1976 yılından beri tarla, 1980 yılından beri tek katlı kargir ev olarak olarak, 286 ada 5 parsel sayılı taşınmazın ise 1976 yılından beri fındık bahçesi olarak ...'ın kullanımında olduğu şerhi yazılarak, Hazine adına tespit ve tescil edilmişlerdir. Davacılar ... ve ... vekili dava dilekçesinde; çekişmeli taşınmazların müvekkillerinin murisi ... ile davalıların murisleri ... ve ...'ın müşterek fiili kullanımlarında olduğunu ve müvekkillerinin de miras payı bulunduğunu ileri sürerek, taşınmazların tapu kayıtlarının beyanlar hanesine müvekkillerinin miras payları oranında müvekkilleri lehine kullanıcı şerhi verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazları müvekkilinin açmak suretiyle tarım arazisi haline getirdiğini, davacıların murisiyle ilgisinin bulunmadığını, çekişmeli 273 ada 25 ve 39 parsel sayılı taşınmazları müvekkilinin satın aldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "bir mirasçının, terekeye dahil bir taşınmaz hakkında, diğer mirasçılar aleyhine tek başına miras payı oranında adına tescil istemi ile dava açabilirse de, terekeye göre üçüncü kişi konumundaki birine karşı miras payının adına tescili istemiyle dava açmasının hukuken mümkün olmadığı; eldeki davada davacıların dava konusu taşınmazların dedeleri ...'ın kullanımında olduğu, fiili kullanım şerhinin hatalı tespit edildiği iddiasıyla dava açtıkları, dosya kapsamı ile ...'ın davacılar dışında da mirasçılarının bulunduğu, davacıların dava konusu taşınmazların muristen satış, bağış veya terekenin taksimi yoluyla kendilerine intikal ettiği, taşınmazların terekeden ayrıldığı ve bu yolla kendilerine intikal ettiği yönünde bir iddialarının da bulunmadığı, bu hali ile davacıların terekeye dahil olan taşınmazlar yönünden terekeye göre üçüncü kişi konumunda bulunan davalılara karşı tek başına dava açamayacakları" gerekçesiyle aktif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiş; hükmün davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine; Bölge Adliye Mahkemesince; "4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 640. maddesi uyarınca, mirasçılar arasında elbirliği mülkiyet hükümleri geçerli olup ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığının bulunduğu, 4721 sayılı Kanun'un 702. maddesi gereğince tasarrufi işlemlerin ancak tüm mirasçıların oybirliği ile yapılması mümkün olup davanın da bir tasarrufi işlem olduğu, bu nedenle, miras yoluyla gelen hakka dayanılarak genel mahkemelerde üçüncü kişiler aleyhine açılacak davalarda, tüm mirasçıların birlikte dava açmaları veya diğer mirasçıların muvafakatlerini almaları ya da miras şirketine temsilci tayin ettirmeleri gerektiği, bir mirasçının, özellikle acele hallerde miras şirketinin menfaatini korumak için mirasçılar adına, yalnız başına dava açması mümkün ise de, bu şekilde açılan bir davaya tüm mirasçıların katılımının sağlanmasının zorunlu olduğu, ancak elbirliği mülkiyetinin söz konusu olduğu hallerde bir mirasçının, üçüncü kişiye karşı miras payına yönelik olarak tek başına dava açamayacağı gibi sonradan diğer mirasçıların muvafakatlarının alınmasının da hüküm ifade etmeyeceği, elbirliği mülkiyetine tabi taşınmazlar üzerinde mirasçıların belirlenmiş payları olmayıp, her birinin payının taşınmazın tamamı üzerinde söz konusu olduğu; somut olayda, dava konusu taşınmazların şerh sahipleri davalıların muris ...'ın mirasçısı sıfatı bulunmayıp bir başka ifade ile murisin terekesine karşı 3. kişi durumunda oldukları, muris ...'ın terekesinin elbirliği hükümlerine tabi olduğu, mülkiyet şeklinde mirasçıların belirlenmiş payları olmayıp haklarının terekenin tamamını kapsadığı, terekeye dahil bir taşınmaz için bir mirasçının diğer mirasçılar aleyhine tek başına miras payı oranında adına şerhin düzeltilmesi istemi ile dava açabilir ise de aynı taleple 3. kişiye karşı açılan davanın dinlenme olanağının bulunmadığı, miras payının adına tescili istemiyle dava açamayacağından davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı ancak, kullanım kadastrosu sonucu oluşan tapu kayıtlarına yönelik açılacak davalarda husumetin tapu maliki Hazine ve varsa beyanlar hanesinde kullanıcı şerhi sahibi olanlara karşı yöneltilmesi gerektiği, somut olayda birleşen dosyada davalı olarak gösterilen ...'ın tespit maliki veya şerh sahibi olmadığından pasif taraf sıfatının bulunmadığı, davalı ...'a husumet yöneltilemeyeceğinden bu davalı yönünden davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği" belirtilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine, kamu düzenine aykırılık nedeni ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davalı ... yönünden husumet yokluğundan, diğer davalılara yönelik aktif husumet yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesince; yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde aktif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi yerinde ise de birleşen davaya konu taşınmazlardan 267 ada 34 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde lehine kullanıcı şerhi verilen davalı ... olduğu halde, bu davalı yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi ve istinaf başvurusu üzerine kamu düzenine aykırılık nedeni ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırıldığı halde, hüküm yerinde istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi isabetsiz olup, ne var ki bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin 2. fıkrası gereğince düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. S O N U Ç : Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1.) paragrafında yer alan "A-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine" ibaresinin, (2.) paragrafında yer alan ''B-'' harfinin, (3.) paragrafında yer alan ''C-'' harfi ile (13) paragrafında yer alan ''D-'' harfinin, (4.) paragrafında yer alan "A-birleşen dosya davalısı ... yönünden davanın husumetten reddine" ibaresinin, (5.) paragrafında yer alan ''B-'' harfi ile 5. ve 6. bentlerde yer alan ''diğer'' ibarelerinin hükümden çıkarılmasına, 6100 sayılı Kanun'un 370/2. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ab88605ef329a939 44484224a16ae27c
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2098 E., 2025/4815 K. (23.06.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2098
- Karar No
- 2025/4815
- Karar Tarihi
- 23.06.2025
- Konu
- Tapu, Miras
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/969 E., 2025/4812 K. 23.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4444 E., 2025/4813 K. 23.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2411 E., 2025/4814 K. 23.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2086 E., 2025/4816 K. 23.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/993 E., 2025/4817 K. 23.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/967 E., 2025/4818 K. 23.06.2025
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı