Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2023/1557 E., 2025/3389 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/1557 E., 2025/3389 K. (05.05.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1557
Karar No
2025/3389
Karar Tarihi
05.05.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2023/1557 E. , 2025/3389 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/9 E., 2022/89 K. KARAR : 208 ada 2 ve 209 ada 1 parsel yönünden davanın kabulüne, 273 ada 1 parsel yönünden ise davanın reddine Taraflar arasındaki davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; 208 ada 2 parsel ve 209 ada 1 parsel yönünden davanın kabulüne, 273 ada 1 parsel yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı ... İdaresi vekili, davalı ... vekili, davalı ... Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... vekili 20.12.1993 tarihinde; sınırlarını bildirdiği 60 dönüm taşınmazla ilgili 23.07.1987 tarih ve 80 sıra numaralı tapu kaydı ile birlikte zilyetliğe dayanarak tescil davası açmış, yargılama devam ederken.......... ilçesi .................Mahallesinde 2001 yılında yapılan kadastro sırasında 208 ada 2 ve 209 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar, asliye hukuk mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek yüzölçümü ve malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiş, bu doğrultuda davacı ...'nin davası görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine devredilmiştir. Davalılar cevaplarında davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; çekişmeli 208 ada 2 sayılı parselin 34.750,85 m² ve 209 ada 1 sayılı parselin ise 3.950 m² yüzölçümüyle davacı adına tapuya tesciline, bilirkişi raporlarında (A) = 13.250 m² yüzölçümü ile gösterilen yer ile ilgili davanın reddi ile taşınmazın orman sınırları içine alınmasına ilişkin verilen karar, davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay (Kapatılan) 20.Hukuk Dairesinin 04.03.2002 tarihli ve 2001/10753, 2002/1662 sayılı ilamıyla; “...davanın açılmasından sonra yörede ilân edilen orman tahdidinde taşınmazın bir bölümünün orman tahdidi içine alındığından kanunî hasım konumundaki Orman Yönetiminin davaya dahil edilmesi, üç orman mühendisi ve bir harita mühendisi aracılığıyla keşif yapılarak taşınmazın öncesinin eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafı ve amenajman planı ile davacıların dayandığı kaydın revizyon gördüğü tüm parseller ve çevre araziye uygulanmak suretiyle öncesinin ne olarak nitelendirildiğinin belirlenmesi, davacıların dayandığı tapu kaydının 3402 sayılı Kanunun 20/C, 21 ve 33/3. maddeleri gereğince yöntemince uygulanıp kapsamının belirlenmesi, dayanak tapunun taşınmaza ait olmadığının belirlenmesi halinde dört yönünün de orman sayılan yerlerden olduğunun saptanması halinde 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesi gereğince orman içi açıklık olaca��ının düşünülmesi...” gereğine değinilerek bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda; çekişmeli 208 ada 2 sayılı parselin 34.750 m² ve 209 ada 1 sayılı parselin ise 3.950 m² yüzölçümüyle davacı ... adına tapuya tesciline, dava konusu 208 ada 2 ve 209 ada 1 parsel sayılı taşınmazların arasında kalan, fen bilirkişi ... tarafından düzenlenen 15.11.2010 tarihli rapora ekli krokide (A) = 16.560 m² alanın davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine ve Orman İdaresi tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay (Kapatılan) 20.Hukuk Dairesinin 26.11.2012 tarihli ve 2012/6957 Esas, 2012/13334 sayılı ilamıyla; "Dava konusu taşınmazların konumunun ve öncesinin eski tarihli orijinal renkli haritalarda ve hava fotoğraflarında gösterilmediği, davacının dayandığı tapu kaydının kapsamının komşu parsellerin dayanak kayıtları ile uygulanmak suretiyle belinlenmediği, fen bilirkişisinden keşfi izlemeye yeterli rapor alınmadığı, sınırındaki orman parselinin genel arazi kadastrosu sırasında tutanağa bağlanıp bağlanmadığı, ada parsel numarası alıp almadığının belirlenmediği, bu doğrultuda belirtilen eksikliklerin giderilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi" gereğine değinilerek bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda; çekişmeli 208 ada 2 sayılı parselin 34.750,20 m² ve 209 ada 1 sayılı parselin ise 3.950,30 m² yüzölçümüyle davacı ... adına tapuya tesciline, dava konusu 208 ada 2 ve 209 ada 1 parsel sayılı taşınmazların arasında kalan, fen bilirkişi ve orman yüksek mühendisi ... ve ... tarafından düzenlenen 12.05.2016 tarihli rapora ekli krokide (A)=16.678,97 m² alanın davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hükmün, davalı ... ve Orman İdaresi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 19.06.2019 gün ve 2019/1388 Esas, 2019/4279 Karar sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiştir. Onama kararına karşı davalılar Hazine ve Orman İdaresi tarafından karar düzeltme isteminde bulunulması sonucu yapılan inceleme neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 08.06.2020 tarihli ve 2020/1314 Esas, 2020/1676 Karar sayılı ilamıyla; "Davalılar Hazine ve Orman Yönetiminin, 208 ada 2 ve 209 ada 1 sayılı parseller yönünden karar düzeltme dilekçesinde değindikleri hususların temyiz aşamasında da ileri sürüldüğü, Daire kararının bu konulara cevap teşkil edecek nitelikte olduğu gibi, usul ve kanuna da uygun olduğu belirtilerek, 208 ada 2 ve 209 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar yönünde karar düzeltme istemlerinin reddine karar verilmiş, davalılar Hazine ve Orman Yönetiminin, 12.05.2016 tarihli rapora ekli krokide (A) = 16678,97 m²'lik taşınmaz yönünden karar düzeltme istemlerine gelince; davanın 1993 yılında tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkin olarak açıldığı, 2001 yılında bölgede kadastro çalışması yapıldığı için dosyanın görevsizlikle kadastro mahkemesine gönderildiği, kadastro mahkemesince yapılan keşifler neticesinde taşınmazın üç parçaya bölündüğü bir kısmı hakkında kadastro tutanağı düzenlenerek 208 ada 2 parsel numarası verildiği, diğer bir kısmı hakkında 209 ada 1 parsel numarası verilerek yine kadastro tutanağı düzenlendiğinin belirlendiği, ancak bu iki taşınmaz arasında kalan (A) kısmı hakkında ise kadastro tutanağının düzenlenmediğinin belirlendiği, kadastro tutanağı düzenlenmeyen (A) kısmı yönünden ise dava devam ederken 1998 yılında orman kadastrosu yapıldığı ve (A) kısmının orman tahdidi içinde gösterildiği, ancak eldeki işbu dava nedeniyle kesinleşmediği, bu nedenle davanın (A) kısmı yönünden aynı zamanda orman kadastrosuna itiraz davasına dönüşmüş olduğu, Kadastro Mahkemesince öncelikle orman kadastrosu yönünden olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi, tescil istemi yönünden ise 3402 sayılı Kadastro Kanununun 26. maddesinde, kadastro mahkemesinin görevinin, her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği gün başlayacağı açıklanmış olduğu gözönüne alındığında (A) kısmı hakkında kadastro tutanağı düzenlenmediğinden tescil istemi yönünden de asliye hukuk mahkemesinin görevli olacağı değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi" gereğine değinilerek, (A) kısmı yönünden karar düzeltme istemlerinin kabulü ile onama kararının kaldırılmasına, bu yönden İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "Karar düzeltme ilamında kadastro tutanağı düzenlenmeyen (A) kısmı yönünden öncelikle orman kadastrosu yönünden olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi, tescil istemi yönünden ise görevsizlik karar verilmesi gerektiği belirtilmiş ise de; bozma ilamı sonrasında A kısmı yönünden 25/02/2020 tarihinde kadastro tutanağı düzenlenmiş olup, yapılan tespitte bu yerin de içinde bulunduğu alanın 273 ada 1 parsel numarası ile orman vasfı ile Hazine adına tespitinin yapıldığı, 28/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda A alanının hava fotoğraflarında orman arazisi ile bütünlük gösterdiği, üzerinde orman ağaçlarının bulunduğu, memleket haritasında da yeşil boyalı orman alanı olarak göründüğü, bu alanın orman sayılan alan içinde kaldığının tespit edildiği" gerekçesiyle, davaya konu Buldan ilçesi Bölmekaya Mahallesi 208 ada 2 parsel ve 209 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın kabulü ile, 208 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 34.750 m² yüzölçümü ile, 209 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 3.950 m² yüzölçümü ile davacı ... adına tespit ve tapuya tesciline, davaya konu 273 ada 1 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporlarında (A) ile gösterilen 16.678,97 m² kısmı yönünden davacı ...'nın davasının reddine, taşınmazın kadastro tespiti gibi orman vasfı ile Hazine adına tespit ve tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... İdaresi vekili, davalı ... vekili ile davalı ... Başkanlığı vekili tarafından 208 ada 2 ve 209 ada 1 parsel yönünden, davacı ... vekili tarafından ise 273 ada 1 parsel içinde kalan taşınmaz bölümü yönünden temyiz edilmiştir. Dava, öncesinde tescil talepli olarak açılan ancak dava konusu taşınmazlar hakkında tutanak düzenlenmesi nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılan niteliktedir. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 6831 sayılı Kanuna göre yapılıp 27.01.1998 tarihinde askı ilânı yapılarak eldeki dava nedeniyle kesinleşmeyen Orman Kadastrosu vardır. 1. Davalı ... İdaresi vekili, davalı ... vekili, davalı ... Başkanlığı vekilinin 208 ada 2 ve 209 ada 1 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazları bakımından; İlk Derece Mahkemesinin 2013/14 Esas, 2016/21 Karar sayılı kararında 208 ada 2 ve 209 ada 1 parsel sayılı taşınmazların davacı gerçek kişi adına tesciline karar verildiği, karara karşı davalı ... İdaresi ve davalı ... tarafından temyiz isteminde bulunulduğu, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 19.06.2019 tarihli ve 2019/1388 Esas, 2019/4279 Karar sayılı ilamı ile anılan parseller yönünden hükmün onandığı, süresi içinde davalı ... İdaresi vekili ile davalı ... vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulduğu ve karar düzeltme isteminin reddine karar verildiği anlaşılmakta olup, Yargıtayın onama kararına karşı başvurulan karar düzeltme talebinin reddi ile ret tarihinde onanan mahkeme kararı kesinleşmiş olacağından, hükmü temyiz etmede hukuki yararı bulunmayan davalı ... İdaresi vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Buldan Belediye Başkanlığı vekilinin temyiz dilekçelerinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Davac�� ... vekilinin 273 ada 1 parsel içinde kalan taşınmaz bölümü yönünden temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usûl ve kanuna uygun olup, davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Davalı ... İdaresi vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Buldan Belediye Başkanlığı vekilinin, yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz dilekçelerinin REDDİNE, Davacı ... vekilinin yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile, İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 49fc5b6c14fd3b15 a0e969f91131345b

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı