8. Hukuk Dairesi 2022/7424 E. , 2025/3386 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/278 E., 2022/275 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilâmına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı vekili, davalı ... Mal Müdürü ile Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldÜ: K A R A R ...köyü sınırları içerisinde bulunan kadastro çalışmaları sırasında tapulama harici kaldığı tespit edilen 137 parsel sayılı 545.000,00 m² yüzölçümlü taşınmaz hali arazi niteliği ile 21/05/2009 tarihinde idarî yoldan Maliye Hazinesi adına tescil edilmiştir. Davacılar vekili 12.06.2009 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; aslında ..........köyü sınırlarında bulunan taşınmazın 1947 ve 1962 tarihli tapu kayıt defterlerinden de anlaşılacağı üzere 45 yılı aşkın süredir müvekkillerinin zilyetliğinde olduğunu ileri sürerek, taşınmazın tapusunun iptali ile müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Orman İdaresi 14.04.2011 tarihli dilekçesiyle taşınmazın orman vasfında olduğu gerekçesiyle davaya müdahale talebinde bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "Mahallinde yapılan keşif, alınan mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından kadastro bilirkişisi raporu ile miktarları ve sınırları tespit edilen ...köyü 137 nolu parselin (A), (B), (C) ve (D) ile gösterilen kısımlarının 20 yılı aşkın senedir davacılar tarafından nizasız ve fasılasız olarak kullanıldığı, davacıların malik sıfatıyla zilyetliklerinin kesintisiz olarak devam ettiği, orman bilirkişi raporu ve 07.05.2009 tarihinde Orman İşletme Müdürlüğü yetkilileri tarafından hazırlanan rapora göre taşınmazın (A), (B), (C) ve (D) ile gösterilen kısımlarının orman vasfının olmadığı, ayrıca mera, yaylak ve kışlak gibi kazanılamayacak taşınmazlardan da olmadığı" gerekçesiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile dava konusu ...köyü 137 parsel nolu taşınmazın fen bilirkişilerinin 28.11.2012 tarihli raporuna ekli krokide (A), (B), (C) ve (D) harfleri ile gösterilip yeşile boyanan kısımlarının dava konusu 137 no.lu parselden ifrazı ile ayrı ayrı parsel numarası verilerek davacılar adına eşit hisseyle tapuya kayıt ve tesciline, 137 no.lu parselin aynı krokide (E) ve (F) harfleri ile gösterilen kısımlarının davalı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, fen bilirkişilerinin 28.11.2012 tarihli raporunun ve rapora ekli krokinin kararın eki sayılmasına karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine ve Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20.Hukuk Dairesinin 21.06.2016 tarihli ve 2015/15331 Esas, 2016/733 Karar sayılı ilamıyla; "Asli müdahil Orman Yönetiminin temyiz itirazları bakımından; Orman Yönetimi temsilcisinin 14.04.2011 tarihli dilekçesi ile müdahale talebinde bulunduğu, ancak buna ilişkin harcı yatırmadığının dosyanın incelenmesinden anlaşıldığı, Orman Yönetiminin açılan davaya usûlüne uygun bir katılımı bulunmadığından bu davada taraf sıfatının olmadığı, davada taraf olmayan Orman Yönetiminin temyiz hakkı da olmayacağından Orman Yönetiminin temyiz dilekçesinin reddinin gerektiği, davalı Hazinenin temyiz itirazlarına gelince; usulüne uygun orman araştırması yapılması, dava konusu yerlerin orman sayılmayan yerlerden olduğunun anlaşılması durumunda 3402 sayılı Kanun'un 14 ve 17.maddesi ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713.maddesindeki şartların oluşup oluşmadığının belirlenmesi" gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek ilam doğrultusunda eksik hususlar tamamlanarak 04/10/2019 tarihinde refakate alınan 1 ziraat mühendisi bilirkişisi, 1 orman mühendisi bilirkişisi, 1 kadastro bilirkişisi, 1 harita mühendisi bilirkişisi ile birlikte mahallinde keşif yapıldığı, bozmadan önce alınan mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile bozmadan sonra alınan bilirkişi raporları bir bütün olarak değerlendirildiğinde kadastro bilirkişisi raporu ile miktarları ve sınırları tespit edilen ...köyü 137 no.lu parselin (A), (B1), (C1), (E) ve (F) ile gösterilen kısımlarının 20 yılı aşkın senedir davacılar tarafından nizasız ve fasılasız olarak kullanıldığı, davacıların malik sıfatıyla zilyetliklerinin kesintisiz olarak devam ettiği, orman bilirkişi raporuna göre taşınmazın (A), (B1), (C1), (E) ve (F) ile gösterilen kısımlarının orman sayılmayan yerlerden olduğu, imar-ihya olduğunun anlaşıldığı" gerekçesiyle, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; dava konusu ...köyü 137 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisinin 22.11.2021 tarihli raporuna ekli krokide (A), (B1), (C1), (E) ve (F) harfleri ile gösterilen kısımlarının dava konusu 137 parsel sayılı taşınmazdan ifrazı ile ayrı ayrı parsel numarası verilerek davacılar adına eşit hisseyle tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm, davacılar vekili, davalı ... Mal Müdürü ve Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 2017 yılında 3402 sayılı Kanun'un Ek-5.maddesi uyarınca yapılmıştır. Arazi kadastrosu ise 1969 yılında kesinleşmiştir. 1. Orman İdaresinin temyiz itirazları bakımından; Orman İdaresi vekilinin 14.04.2011 tarihinde asli müdahale talebinde bulunduğu ancak o tarihte yürürlükteki mevzuat hükümleri gereğince harç yatırması gerektiği, bu hususun Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2015/15331 Esas, 2016/733 Karar sayılı bozma ilâmında da açıklanarak, davaya, usûlüne uygun bir katılımı bulunmadığından davada taraf sıfatı olmadığının belirtildiği, dosyanın incelenmesinde anılan bozma ilamı sonrası da Orman İdaresinin usulüne uygun şekilde asli müdahale talebinin bulunmadığı anlaşılmakla, davada taraf sıfatı olmayan Orman İdaresinin temyiz hakkı da bulunmadığından temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Davacılar vekilinin hükme esas raporda (B), (C) ve (D) harfi ile gösterilen bölümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. Davalı Hazinenin hükme esas raporda (A), (B1), (C1), (E) ve (F) ile gösterilen bölümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dosya kapsamından; davacıların ..., ............., .............. olduğu, UYAP'ta davacı olarak sadece ...'ın kayıtlı olduğu, ...'ın nüfus kayıt örneği incelendiğinde ise, kardeşi olan diğer davacılardan ...'ın, karar tarihinden önce 30.05.2016 tarihinde öldüğü anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince, ...'ın mirasçılarının araştırılarak davada taraf haline getirilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesi usul ve kanuna aykırılık oluşturmuştur. Bu doğrultuda İlk Derece Mahkemesince, ... ve ...dışındaki diğer davacıların sağ olup olmadıkları belirlenerek, ölenler var ise ...'un mirasçıları ile ölenlerin mirasçıları araştırılarak davada taraf haline getirilmelidir. Öte yandan; İlk Derece Mahkemesince verilen 2009/175 Esas, 2014/29 Karar sayılı kararda, 137 parselin içinde kabule karar verilen kısımların yanında fen bilirkişi raporunda (E) ve (F) ile gösterilen kısımlara ilişkin talep yönünden ret kararı verilmiş, bu hüküm, sadece davalı Hazine ile Orman İdaresi tarafından kabule karar verilen kısımlara yönelik olarak temyiz edilmiş olduğundan dolayı, diğer bir deyişle, davacılar vekilinin hükmü temyiz etmemesi nedeniyle, 137 parselin (E) ve (F) ile gösterilen bölümleri yönünden davalı Hazine lehine usulî kazanılmış hak oluşmuştur. Bu durum karşısında; İlk Derece Mahkemesince, davalı Hazine lehine oluşan usuli kazanılmış hakkın ihlali sonucunu doğuracak şekilde, çekişmeli taşınmazın E ve F ile gösterilen bölümleri yönünden temyize konusu kararda kabule ilişkin hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Kabule göre de; İlk Derece Mahkemesince kabulüne karar verilen (A), (B1), (C1) açısından yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmak için yeterli olmadığı, zira, dava konusu yerlerin öncesinin zilyetlik kazanıma elverişli yerlerden olup olmadığı noktasında yapılan orman araştırmasının usulüne uygun olmadığı, alınan bilirkişi raporlarında anılan taşınmaz bölümleri hakkında 1953 yılı hava fotoğrafında bazı koyulukların göründüğü, bu koyulukların ne olduğu, kapalılık oluşturup oluşturmadığının açıklanmadığı, yine çekişmeli taşınmaz bölümlerinin komşularında bulunan orman parsellerinden ne gibi ayrıcı özellikler ayrıldığının belirlenmediği, bu yerlerin orman bütünlüğünü bozucu nitelikte olup olmadığı, orman içi açıklık vasfını taşıyıp taşımadıkları hususlarının araştırılmadığı, zilyetliğin belirlenmesi açısından bozma ilamında belirtilen gereklerin yerine getirilmediği, keşifte mahalli bilirkişi ve tanıkların dinlenmediği, taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, davacılara nasıl intikal ettiği hususlarının belirlenmediği, komşu parsel tutanaklarının ve dayanaklarının getirtilerek uygulanmadığı, yine yöreye ait 2002 hava fotoğrafının incelenmediği, daha önceki yıllara ait 1984 ve 1968 yıllarına ait hava fotoğraflarının ise stereoskop aleti vasıtasıyla incelenmediği, davacıların 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde bulunan kazanım sınırını aşıp aşmadığı yönünden de araştırma yapılmadığının anlaşılmasına göre, bu eksikliklere rağmen karar verilmesi doğru olmamıştır. Diğer yandan kabulüne karar verilen bölümlerle ilgili tapu kaydının iptaline karar verilmeden, doğrudan, ifraz edilerek davacılar adına tesciline şeklinde hüküm kurulması da isabetsizdir. SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte yazılı nedenlerle; Orman İdaresinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, Davacılar vekilinin yukarıda 2 numaralı bentte yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının REDDİNE, Davalı Hazinenin yukarıda 3 numaralı bentte yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre (A), (B1), (C1) kısımlarına yönelik sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d956b4746b6df851 ee65815ab68321db This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 8. Hukuk Dairesi 2022/7424 E. , 2025/3386 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/278 E., 2022/275 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilâmına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı vekili, davalı ... Mal Müdürü ile Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldÜ: K A R A R ...köyü sınırları içerisinde bulunan kadastro çalışmaları sırasında tapulama harici kaldığı tespit edilen 137 parsel sayılı 545.000,00 m² yüzölçümlü taşınmaz hali arazi niteliği ile 21/05/2009 tarihinde idarî yoldan Maliye Hazinesi adına tescil edilmiştir. Davacılar vekili 12.06.2009 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; aslında ..........köyü sınırlarında bulunan taşınmazın 1947 ve 1962 tarihli tapu kayıt defterlerinden de anlaşılacağı üzere 45 yılı aşkın süredir müvekkillerinin zilyetliğinde olduğunu ileri sürerek, taşınmazın tapusunun iptali ile müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Orman İdaresi 14.04.2011 tarihli dilekçesiyle taşınmazın orman vasfında olduğu gerekçesiyle davaya müdahale talebinde bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "Mahallinde yapılan keşif, alınan mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından kadastro bilirkişisi raporu ile miktarları ve sınırları tespit edilen ...köyü 137 nolu parselin (A), (B), (C) ve (D) ile gösterilen kısımlarının 20 yılı aşkın senedir davacılar tarafından nizasız ve fasılasız olarak kullanıldığı, davacıların malik sıfatıyla zilyetliklerinin kesintisiz olarak devam ettiği, orman bilirkişi raporu ve 07.05.2009 tarihinde Orman İşletme Müdürlüğü yetkilileri tarafından hazırlanan rapora göre taşınmazın (A), (B), (C) ve (D) ile gösterilen kısımlarının orman vasfının olmadığı, ayrıca mera, yaylak ve kışlak gibi kazanılamayacak taşınmazlardan da olmadığı" gerekçesiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile dava konusu ...köyü 137 parsel nolu taşınmazın fen bilirkişilerinin 28.11.2012 tarihli raporuna ekli krokide (A), (B), (C) ve (D) harfleri ile gösterilip yeşile boyanan kısımlarının dava konusu 137 no.lu parselden ifrazı ile ayrı ayrı parsel numarası verilerek davacılar adına eşit hisseyle tapuya kayıt ve tesciline, 137 no.lu parselin aynı krokide (E) ve (F) harfleri ile gösterilen kısımlarının davalı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, fen bilirkişilerinin 28.11.2012 tarihli raporunun ve rapora ekli krokinin kararın eki sayılmasına karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine ve Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20.Hukuk Dairesinin 21.06.2016 tarihli ve 2015/15331 Esas, 2016/733 Karar sayılı ilamıyla; "Asli müdahil Orman Yönetiminin temyiz itirazları bakımından; Orman Yönetimi temsilcisinin 14.04.2011 tarihli dilekçesi ile müdahale talebinde bulunduğu, ancak buna ilişkin harcı yatırmadığının dosyanın incelenmesinden anlaşıldığı, Orman Yönetiminin açılan davaya usûlüne uygun bir katılımı bulunmadığından bu davada taraf sıfatının olmadığı, davada taraf olmayan Orman Yönetiminin temyiz hakkı da olmayacağından Orman Yönetiminin temyiz dilekçesinin reddinin gerektiği, davalı Hazinenin temyiz itirazlarına gelince; usulüne uygun orman araştırması yapılması, dava konusu yerlerin orman sayılmayan yerlerden olduğunun anlaşılması durumunda 3402 sayılı Kanun'un 14 ve 17.maddesi ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713.maddesindeki şartların oluşup oluşmadığının belirlenmesi" gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek ilam doğrultusunda eksik hususlar tamamlanarak 04/10/2019 tarihinde refakate alınan 1 ziraat mühendisi bilirkişisi, 1 orman mühendisi bilirkişisi, 1 kadastro bilirkişisi, 1 harita mühendisi bilirkişisi ile birlikte mahallinde keşif yapıldığı, bozmadan önce alınan mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile bozmadan sonra alınan bilirkişi raporları bir bütün olarak değerlendirildiğinde kadastro bilirkişisi raporu ile miktarları ve sınırları tespit edilen ...köyü 137 no.lu parselin (A), (B1), (C1), (E) ve (F) ile gösterilen kısımlarının 20 yılı aşkın senedir davacılar tarafından nizasız ve fasılasız olarak kullanıldığı, davacıların malik sıfatıyla zilyetliklerinin kesintisiz olarak devam ettiği, orman bilirkişi raporuna göre taşınmazın (A), (B1), (C1), (E) ve (F) ile gösterilen kısımlarının orman sayılmayan yerlerden olduğu, imar-ihya olduğunun anlaşıldığı" gerekçesiyle, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; dava konusu ...köyü 137 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisinin 22.11.2021 tarihli raporuna ekli krokide (A), (B1), (C1), (E) ve (F) harfleri ile gösterilen kısımlarının dava konusu 137 parsel sayılı taşınmazdan ifrazı ile ayrı ayrı parsel numarası verilerek davacılar adına eşit hisseyle tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm, davacılar vekili, davalı ... Mal Müdürü ve Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 2017 yılında 3402 sayılı Kanun'un Ek-5.maddesi uyarınca yapılmıştır. Arazi kadastrosu ise 1969 yılında kesinleşmiştir. 1. Orman İdaresinin temyiz itirazları bakımından; Orman İdaresi vekilinin 14.04.2011 tarihinde asli müdahale talebinde bulunduğu ancak o tarihte yürürlükteki mevzuat hükümleri gereğince harç yatırması gerektiği, bu hususun Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2015/15331 Esas, 2016/733 Karar sayılı bozma ilâmında da açıklanarak, davaya, usûlüne uygun bir katılımı bulunmadığından davada taraf sıfatı olmadığının belirtildiği, dosyanın incelenmesinde anılan bozma ilamı sonrası da Orman İdaresinin usulüne uygun şekilde asli müdahale talebinin bulunmadığı anlaşılmakla, davada taraf sıfatı olmayan Orman İdaresinin temyiz hakkı da bulunmadığından temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Davacılar vekilinin hükme esas raporda (B), (C) ve (D) harfi ile gösterilen bölümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. Davalı Hazinenin hükme esas raporda (A), (B1), (C1), (E) ve (F) ile gösterilen bölümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dosya kapsamından; davacıların ..., ............., .............. olduğu, UYAP'ta davacı olarak sadece ...'ın kayıtlı olduğu, ...'ın nüfus kayıt örneği incelendiğinde ise, kardeşi olan diğer davacılardan ...'ın, karar tarihinden önce 30.05.2016 tarihinde öldüğü anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince, ...'ın mirasçılarının araştırılarak davada taraf haline getirilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesi usul ve kanuna aykırılık oluşturmuştur. Bu doğrultuda İlk Derece Mahkemesince, ... ve ...dışındaki diğer davacıların sağ olup olmadıkları belirlenerek, ölenler var ise ...'un mirasçıları ile ölenlerin mirasçıları araştırılarak davada taraf haline getirilmelidir. Öte yandan; İlk Derece Mahkemesince verilen 2009/175 Esas, 2014/29 Karar sayılı kararda, 137 parselin içinde kabule karar verilen kısımların yanında fen bilirkişi raporunda (E) ve (F) ile gösterilen kısımlara ilişkin talep yönünden ret kararı verilmiş, bu hüküm, sadece davalı Hazine ile Orman İdaresi tarafından kabule karar verilen kısımlara yönelik olarak temyiz edilmiş olduğundan dolayı, diğer bir deyişle, davacılar vekilinin hükmü temyiz etmemesi nedeniyle, 137 parselin (E) ve (F) ile gösterilen bölümleri yönünden davalı Hazine lehine usulî kazanılmış hak oluşmuştur. Bu durum karşısında; İlk Derece Mahkemesince, davalı Hazine lehine oluşan usuli kazanılmış hakkın ihlali sonucunu doğuracak şekilde, çekişmeli taşınmazın E ve F ile gösterilen bölümleri yönünden temyize konusu kararda kabule ilişkin hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Kabule göre de; İlk Derece Mahkemesince kabulüne karar verilen (A), (B1), (C1) açısından yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmak için yeterli olmadığı, zira, dava konusu yerlerin öncesinin zilyetlik kazanıma elverişli yerlerden olup olmadığı noktasında yapılan orman araştırmasının usulüne uygun olmadığı, alınan bilirkişi raporlarında anılan taşınmaz bölümleri hakkında 1953 yılı hava fotoğrafında bazı koyulukların göründüğü, bu koyulukların ne olduğu, kapalılık oluşturup oluşturmadığının açıklanmadığı, yine çekişmeli taşınmaz bölümlerinin komşularında bulunan orman parsellerinden ne gibi ayrıcı özellikler ayrıldığının belirlenmediği, bu yerlerin orman bütünlüğünü bozucu nitelikte olup olmadığı, orman içi açıklık vasfını taşıyıp taşımadıkları hususlarının araştırılmadığı, zilyetliğin belirlenmesi açısından bozma ilamında belirtilen gereklerin yerine getirilmediği, keşifte mahalli bilirkişi ve tanıkların dinlenmediği, taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, davacılara nasıl intikal ettiği hususlarının belirlenmediği, komşu parsel tutanaklarının ve dayanaklarının getirtilerek uygulanmadığı, yine yöreye ait 2002 hava fotoğrafının incelenmediği, daha önceki yıllara ait 1984 ve 1968 yıllarına ait hava fotoğraflarının ise stereoskop aleti vasıtasıyla incelenmediği, davacıların 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde bulunan kazanım sınırını aşıp aşmadığı yönünden de araştırma yapılmadığının anlaşılmasına göre, bu eksikliklere rağmen karar verilmesi doğru olmamıştır. Diğer yandan kabulüne karar verilen bölümlerle ilgili tapu kaydının iptaline karar verilmeden, doğrudan, ifraz edilerek davacılar adına tesciline şeklinde hüküm kurulması da isabetsizdir. SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte yazılı nedenlerle; Orman İdaresinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, Davacılar vekilinin yukarıda 2 numaralı bentte yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının REDDİNE, Davalı Hazinenin yukarıda 3 numaralı bentte yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre (A), (B1), (C1) kısımlarına yönelik sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d956b4746b6df851 ee65815ab68321db ... ...
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/7424 E., 2025/3386 K. (05.05.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/7424
- Karar No
- 2025/3386
- Karar Tarihi
- 05.05.2025
- Konu
- Tapu, Miras
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1840 E., 2025/3379 K. 05.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4699 E., 2025/3383 K. 05.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2001 E., 2025/3385 K. 05.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/4576 E., 2025/3387 K. 05.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/1557 E., 2025/3389 K. 05.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5795 E., 2025/3393 K. 05.05.2025