8. Hukuk Dairesi 2023/4826 E. , 2025/3417 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/303 E., 2022/813 K. Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı ... İdaresi, davalı Hazine vekili, davacı vekili, asli müdahil ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle, ......................köyünde bulunan, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği yaklaşık 15 dönümlük tarım arazisi niteliğindeki taşınmazının davacının babasından kaldığını, davacının taşınmaz üzerinde uzun yıllar boyunca tarımsal faaliyette bulunduğunu, daha sonrasında ise bu yer üzerinde yapılar yapıldığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının davacı yararına oluştuğunu iddia ederek, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713. maddesi hükmüne göre adına tesciline kara verilmesini talep ve dava etmiştir. Asli müdahil ... müdahale dilekçesinde özetle; davacının kardeşi olduğunu, dava konusu taşınmazın babalarından kaldığını, babalarının ölümünden sonra müşterek kullandıklarını beyanla taşınmazın hisseleri oranında tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Hazine cevap dilekçesinde özetle, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufunda olan yerlerden olduğundan bahisle Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen, davanın reddine dair ilk karar, davalı Hazine ve davacının temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2015/5682 Esas ve 2016/1899 Karar sayılı ilamıyla; "... zilyetlik ve imar ihya hususunda eksik araştırma ve inceleme yapıldığı, davalı ... köyünün tüzel kişiliği sona erdiği için dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiyenin, ... ve .............................. Belediye Başkanlığına tebliğ edilerek husumetin yaygınlaştırılması gerektiği, davalı Hazinenin karşı tescil talebi bulunduğu halde, bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesinin doğru olmadığı ..." gerekçeleriyle bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "... (A1) harfi ile gösterilen 7.753,19 m² alanın imar ihyası tamamlandığı, davacı tarafından 20 yıldır fazla zamandır kullanıldığı, (A1) ile gösterilen alanın dışında kalan (O) harfi ile gösterilen 3.863,84 m², (A2) harfi ile gösterilen 1.663,83 m², (A) harfi ile gösterilen 1.614,25 m², (P) harfi ile gösterilen 2.109,88 m², (B) harfi ile gösterilen 169,05 m², (C) harfi ile gösterilen 172,37 m², (D) harfi ile gösterilen 101,66 m², (E) Harfi ile gösterilen 41,98 m², (F) harfi ile gösterilen 81,95 m² ve (R) harfi ile gösterilen 1.178,77 m² olmak üzere toplam 10.997,38 m² yüzölçümlü alanlarda imar ihyanın olmadığı, taşınmazların evveliyatında da tarım arazisi olarak kullanılmadığı ..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve ....................Mahallesinde bulunan harita mühendisi .....................` ün 25.07.2022 tarihli raporunda (A1) harfi ile gösterilen 7.753,19 m² yüz ölçümlü taşınmazın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, harita mühendisi...ün 25.07.2022 tarihli raporunda (A1) ile gösterilen alanın dışında kalan (O) harfi ile gösterilen 3.863,84 m² (A2) harfi ile gösterilen 1.663,83 m² (A) harfi ile gösterilen 1.614,25 m², (P) harfi ile gösterilen 2.109,88. m² (B) harfi ile gösterilen 169,05 m2, (C) harfi ile gösterilen 172,37 m², (D) harfi ile gösterilen 101,66 m², (E) harfi ile gösterilen 41,98 m², (F) harfi ile gösterilen 81,95 m², (R) harfi ile gösterilen 1.178,77 m² olmak üzere toplam 10.997,38 m² yüzölçümlü taşınmaz bölümü hakkındaki davanın reddine, davalı Hazinenin tescil talebinin kabulüne, davalı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili, davalı ... İdaresi vekili, davacı vekili ve asli müdahil ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava, tapusuz taşınmaz tescili istemine ilişkin olup, yörede ilk tesis kadastro çalışmalarının 766 sayılı Tapulama Kanunu'na (766 sayılı Kanun) göre yapılıp 03.11.1978 tarihinde kesinleşmiş olduğu ve dava konusu taşınmazın 766 sayılı Kanun'un 2. Maddesinin "tarıma elverişli olmayan sahipsiz yerler ile aynı niteliğe sahipsiz kayalar, tepeler, sağlar ve Orman Kanunu uyarınca orman sayılan yerler" hükmüne istinaden tescil harici bırakıldığı anlaşılmıştır. 1. Dava konusu taşınmazın 25.07.2022 tarihli harita mühendisi bilirkişi raporunda (A1) ile gösterilen kısmına ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; dava konusu taşınmazın, öncesinde davacının miras bırakanı...'ya ait iken ölümüyle mirasçılarına kaldığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Mahallinde 22.02.2019 tarihinde yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler ve davacı tanıkları dava konusu taşınmazın davacının babası...'dan kaldığını beyan ettikleri, ancak taşınmazın davacıya nasıl intikal ettiği hususundaki beyanlarının çelişkili olduğu anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında; İlk Derece Mahkemesince, farklı beyanda bulunan mahalli bilirkişiler ve tanıkların yüzleştirilmesi suretiyle öncesi davacının babasına ait olan taşınmazın ne zaman ve ne şekilde davacıya intikal ettiği ve taşınmazın elbirliği mülkiyetine tabi olup olmadığı hususunun duraksamaya yer vermeyecek şekilde araştırılarak belirlenmesi, taşınmazın elbirliği hükümlerine tabi olduğunun anlaşılması halinde ise 4721 sayılı Kanun'un 640. maddesi uyarınca, mirasçılar arasında elbirliği mülkiyet hükümleri geçerli olduğu hallerde ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğu, bu nedenle bir mirasçının, üçüncü kişiye karşı miras payına yönelik olarak tek başına dava açamayacağı gibi, sonradan diğer mirasçıların muvafakatlarının alınmasının da hüküm ifade etmeyeceği, elbirliği mülkiyetine tabi taşınmazlar üzerinde mirasçıların belirlenmiş payları olmayıp, her birinin payının taşınmazın tamamı üzerinde söz konusu olduğu, 4721 sayılı Kanun'un 702. maddesine göre topluluk devam ettiği sürece tasarrufi işlemlerde tüm ortakların oybirliğiyle karar vermeleri gerektiğinin açık olduğu, bu halde mirasçılarından bir kaçının kendi payları hakkında açtığı dava, diğer mirasçıların paylarını kapsamadığından mahkemece davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi; dava konusu taşınmazların elbirliği hükümlerine tabii olmadığının belirlenmesi durumunda ise İlk Derece Mahkemesince Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi 2013/2247 Esas, 2013/5079 Karar sayılı ilamına uyulmasına karar verildiği dikkate alınarak, bozma ilamı doğrultusunda araştırma yapılarak, taşınmazın mera niteliğinde olup olmadığı tespit edilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırmayla davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. 2. Dava konusu taşınmazın 25.07.2022 tarihli harita mühendisi bilirkişi raporunda (A2) ile gösterilen kısmına ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 25.07.2022 tarihli harita mühendisi bilirkişi raporunda (A2) ile gösterilen kısımda 1984 yılı hava fotoğrafında herhangi bir tarımsal faaliyetin bulunmadığı, 2002 tarihli hava fotoğrafında ise (A2) ile gösterilen kısmın kullanıldığı ve tarımsal faaliyet yapıldığı değerlendirmesi yapılmıştır. Ne var ki; davanın 02.05.2012 tarihinde açıldığı dikkate alındığında zilyetlik şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda incelenen hava fotoğrafları yeterli değildir. İlk Derece Mahkemesince, 1984 ve 2002 tarihleri arasında hava fotoğrafı, ortofoto ve uydu fotoğrafı bulunup bulunmadığı husunda araştırma yapılmamış ve mevcut ise dosya arasına getirtilerek davacı taraf lehine zilyetlik yoluyla kazanım koşullarının oluşmadığı hususunda bilirkişilerden rapor aldırılmamıştır. Hal böyle olunca doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince, 1984 ve 2002 tarihleri arasında yer alan tüm hava fotoğrafları, ortofoto ve uydu fotoğrafları istenerek getirtilmeli, dosya ikmal edildikten sonra jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişisinden ek rapor aldırılarak, orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmaz çevre parsellerle birlikte hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle üç boyutlu incelemesi yapılarak taşınmazın niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı gibi hususların açıklandığı ve bilirkişilerin onayını taşıyan, krokili, bilimsel verileri bulunan, yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı ve bu şekilde, çekişmeli taşınmazın üzerinde zilyetlik şartlarının sağlanıp sağlanmadığı hususu tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. 3. Dava konusu, 25.07.2022 tarihli harita mühendisi raporunda (A1) ile gösterilen alanın dışında kalan (O) harfi ile gösterilen 3.863,84 m², (A) harfi ile gösterilen 1.614,25 m², (P) harfi ile gösterilen 2.109,88 m²(B) harfi ile gösterilen 169,05 m², (C) harfi ile gösterilen 172,37 m², (D) harfi ile gösterilen 101,66 m², (E) harfi ile gösterilen 41,98 m², (F) harfi ile gösterilen 81,95 m², (R) harfi ile gösterilen 1.178,77 m² taşınmaz bölümleri hakkında yapılan temyiz incelemesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin ile asli müdahil ...'nın temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının, 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca, dava konusu taşınmazın 25.07.2022 tarihli harita mühendisi bilirkişi raporunda (A1) ve (A2) ile gösterilen kısımları yönünden BOZULMASINA, Davacı vekili ile asli müdahil ...'nın, 25.07.2022 tarihli harita mühendisi raporunda (A1) ile gösterilen alanın dışında kalan (O) harfi ile gösterilen 3.863,84 m², (A) harfi ile gösterilen 1.614,25 m², (P) harfi ile gösterilen 2.109,88 m²(B) harfi ile gösterilen 169,05 m², (C) harfi ile gösterilen 172,37 m², (D) harfi ile gösterilen 101,66 m², (E) harfi ile gösterilen 41,98 m², (F) harfi ile gösterilen 81,95 m², (R) harfi ile gösterilen 1.178,77 m² taşınmaz bölümleri hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarının, yukarıda (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının, bu taşınmaz bölümleri yönünden ONANMASINA; Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 05026b7738319f4e 2f599d1ca715e415
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4826 E., 2025/3417 K. (05.05.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4826
- Karar No
- 2025/3417
- Karar Tarihi
- 05.05.2025
- Konu
- Tapu, Miras
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/4576 E., 2025/3387 K. 05.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/1557 E., 2025/3389 K. 05.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5795 E., 2025/3393 K. 05.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6583 E., 2025/3420 K. 05.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/1577 E., 2025/3375 K. 05.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/948 E., 2025/3372 K. 05.05.2025