8. Hukuk Dairesi 2022/7230 E. , 2025/5403 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2003/31 E., 2010/286 K. İlk Derece Mahkemesince verilen karar bir kısım dahili davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; ... ilçesi ... köyünde kain 1 parsel nolu taşınmazın kadastro tesbiti sırasında davalı adına tespit ve tescil edildiğini, süresi içinde itiraz edilmediği için kesinleştiğini, dava konusu taşınmazın 1949 yılında 3116 sayılı Orman Kanuna göre yapılan orman tahdidi sırasında ... ormanları adı altında 592 parsel numarası verilmek suretiyle 53.783.500 metrekare miktarında tespit, 27.03.1956 yılında Hazine adına tescil edilmiş taşınmaz sınırları içinde bulunduğunu, kadastro tespitinde 1949 yılında yapılan orman sınırlandırılması, sahanın 592 parsel numarası ile tapuda görüldüğü üzere Hazine adına tescil edilmiş sahanın içinde kaldığını, Hazine adına tapulu olan bu yerin zamanaşımı veya başka bir sebeple özel mülkiyet konusu edilemeyeceği nazara alınmadan kamu malı niteliğindeki bu taşınmazın çevre parselleri ile birlikte yapılan hatalı ve yanlış değerlendirme sonucu davalı adına tespit edilip tespitin kesinleştiğini, evveliyatı 592 parsel numaralı Hazine adına tapulu taşınmaz iken orman niteliğini kaybetmesi halinde dahi Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılması gerekirken kadastroca şahıs mülkü olarak davalı adına yapılan tespitin ve tescil edilen ... köyünde kain 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; " Dosyada toplanan tüm kanıtlar birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu ... ili ... ilçesi ... köyü ... Mevkiinde, 1 parselde tapuya kayıtlı taşınmazın da içinde bulunduğu ... mülki sınırları içindeki ormanların tahditi 3116 sayılı Yasaya göre 1946 yılında yapılmış ve ilan edilerek itirazsız kesinleşmiştir. Dava konusu taşınmazın içinde bulunduğu (P-1/a nolu 2/B madde parseli) ile birlikte devlet ormanı olarak sınırlandırılmıştır. 1985 yılında 2896 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince; evvelce sınırlaması yapılmış olan ormanların aplikasyonu, ormanların sınırlandırılması ve 2/B madde uygulamasına 08.11.1985 tarihinde başlanmış, 17.03.1987 tarihinde askı suretiyle ilan edilerek 17.09.1987 tarihinde kesinleşmiştir. Dava konusu taşınmaz P.I/a nolu 2/B madde parseli içinde ... adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. 2/B madde şartlarını muhafaza etmektedir. Taşınmaz eylemli olarak orman vasfında bulunmamaktadır. ... beldesi mülki sınırları içinde kalan arazilerin tapulama çalışmaları 1955 yılında 5602 sayılı Yasa uyarınca yapılmıştır. Dava konusu taşınmaz kesinleşen devlet ormanı sınırlarına tecavüz edilerek civar araziler ile birlikte özel şahıslar adına tespit ve tescil edildiği, evveliyatı orman olan taşınmazların Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarında da hüküm altına alındığı gibi özel mülkiyete konu olamayacağı" gerekçesiyle davanın kabulüne evveliyatı orman olan taşınmazın özel kişiler adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Dahili davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) maddesi kapsamında davadan vazgeçilmiş sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, verilen kararın bozulması gerektiğini beyan etmişlerdir. Dahili davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu 1 parsel sayılı taşınmazın 07.06.1972 tarihinde Mahkeme kararı ile tescil edildiğini, ilk malikin Hasan isimli kişi olduğunu, ...'ye satıldığını, mirasen...'ye kaldığını, müvekkilinin murisi tarafından da satın alındığını ayrıca, 6292 sayılı Kanun'un 7/1-a maddesi kapsamında davadan vazgeçilmiş sayılmasına karar verilmesi gerektiğini açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. Dahili davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; 6292 sayılı Kanun'un 7/1-a maddesi kapsamında davadan vazgeçilmiş sayılmasına karar verilmesi gerektiğini açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. ... mirasçıları vekili, dahili davalılar ... ve ... vekili, dahili davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçelerinde; İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmişlerdir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kesinleşen tahdide dayalı tapu iptali ve tescili istemlerine ilişkindir. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 1946 yılında kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra, 1987 yılında kesinleşen 2896 sayılı 6831 sayılı Orman Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanun'un 2/B maddesi gereğince; evvelce sınırlaması yapılmış olan ormanların aplikasyonu, ormanların sınırlandırılması ve 2/B madde uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu 1955 yılında yapılmıştır. Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince; dava konusu taşınmazın öncesinin orman olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulmuştur. Dosya içerisinde bulunan tapu kaydı suretine göre taşınmazın geldisi olan 592 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına 27.03.1956 tarihinde tescil edildiği, daha sonra dava konusu taşınmazın 07.06.1972 tarihinde hükmen tapuya tescil edildiği görülmektedir. Ancak taşınmaza ilişkin hükmen karar örneklerinin dosya arasına alınmadığı, taşınmazın tapu kaydı ve tedavüllerinin getirilmediği anlaşılmıştır. O halde, İlk Derece Mahkemesince söz konusu belgeler ilgili yerlerden getirtilip denetlenerek, dava konusu taşınmazın hükmen tescili söz konusu ise Hazinenin davada taraf olup olmadığı, hükmün aleyhine kesin hüküm teşkil edip etmediği tartışılmalıdır. Bu durumda, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre karar verilmelidir. Ayrıca; temyiz incelemesine konu karar tarihinden sonra 19.04.2012 tarihli ve 6292 sayılı “Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun” 26.04.2012 tarihli ve 28275 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe girmiştir. 6292 sayılı Kanunla 17.10.1983 tarihli ve 2924 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Kanun ile 16.02.1995 tarihli ve 4070 sayılı Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmış, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) bazı maddelerinde de değişiklikler yapılmış, diğer bir çok hükmün yanı sıra, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanlara ilişkin tapu kaydına konulan şerhlerin silinmesi, bu alanlar için Hazine tarafından dava açılmaması, açılan davalardan vazgeçilmesi ya da davaların durdurulması, tapusunun iptaline karar verilen taşınmazların tekrar tapu sahibine iadesi gibi konular düzenlenmiştir. Bu durum karşısında, uyuşmazlığın çözümü bakımından karar tarihinden sonra yürürlüğe girmiş bulunan ve halen devam eden davalarda da uygulanması gereken hükümler içeren 6292 sayılı Kanun'un 7/1-a maddesinde yer alan bu düzenlemenin somut olaya etkisinin bulunup bulunmadığının irdelenip değerlendirilmesi gerekmektedir. O halde, yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, davalıların dayandığı hükmen tescil kararı ve 6292 sayılı Kanun'un 7/1-a maddesi yönünden araştırma yapılarak ulaşılacak sonuca göre hüküm kurulması gerektiğinden hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. V.KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle; bir kısım dahili davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 09.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.