Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2022/7221 E., 2025/4411 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/7221 E., 2025/4411 K. (03.06.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7221
Karar No
2025/4411
Karar Tarihi
03.06.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2022/7221 E. , 2025/4411 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2018/39 E., 2021/32 K. ASIL DAVA DAVACISI : Orman İdaresi KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacı ... İdaresinin açmış olduğu davanın kısmen kabulüne, birleşen 1991/9 Esas sayılı dava dosyasında davacılar ..., ... ve ...'nun açmış oldukları davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... İdaresi vekili 11.10.1988 havale tarihli dava dilekçesinde; Trabzon ili ... ilçesi ... Mahallesi 952 parsel sayılı taşınmazın davalılar ... oğulları ..., ... ve ... adına tespit edildiğini, Orman İdaresinin tapulama komisyonuna itiraz etmesi üzerine 06.07.1988 tarih ve 148 nolu kadastro komisyonu kararı ile itirazlarının reddedildiğini, mezkur kararının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek tespit ve komisyon kararının iptali ile dava konusu taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir. Birleşen ... Kadastro Mahkemesi’nin 1991/9 Esas 1992/1 Karar sayılı dosyasında davacılar ... oğlu ..., ... Oğlu ... ve ... oğlu ... 27.05.1991 tarihli dava dilekçelerinde; 28.07.1989 tarihli karar gereğince 952 parsel sayılı taşınmazın orman kapsamı dışına çıkartıldığını ve Hazine adına tespitine karar verildiğini, taşınmazın kültür arazisi vasfında olduğunu ve ormanla bir ilgisinin olmadığını, kendilerine murislerinden intikal eden yer olduğunu, uzun yıllardır fındık ve çay bahçesi olarak kullandıklarını dolayısıyla Hazine adına yapılan tespitin iptalini ve adlarına tescilini dava ve talep etmişlerdir. İlk Derece (... Kadastro) Mahkemesinin 09.08.1996 tarih, 1988/108 Esas ve 1996/39 Karar sayılı kararıyla verilen, davacı ... İdaresi ve birleşen dava dosyasındaki davacıların davalarının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair karar, davacı ... İdaresinin temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 16.03.1998 tarihli ve 1998/1845 Esas, 1988/2728 Karar sayılı ilamıyla; "... Mahkemenin hükme dayanak aldığı orman bilirkişi raporlarının yeterli olmadığı, dava sırasında orman kadastrosu yapıldığından kadastronun kesinleşmediği ve buna göre değerlendirme yapılması gerektiği, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafı ve amenajman planı getirtilerek değerlendirme yapılmadığı, eksikliklerin tamamlanarak üç orman bilirkişi ile yeniden keşif yapılarak, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritası üzerinde incelemeler yapılarak ve çevre taşınmazlarla birlikte değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiği ..." gerekçesiyle bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, 15.05.2015 tarihli ve1998/10 Esas, 2015/76 Karar sayılı kararla verilen, davacı ... İdaresinin açmış olduğu davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, birleşen 1991/9 Esas sayılı dava dosyasında davacılar ..., ... ve ...'nun açmış oldukları davanın husumet yokluğundan reddine dair karar, davacı ... İdaresi vekili ile davalılardan ... ve ... vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 13.02.2018 tarihli ve 2017/10472 Esas, 2018/940 Karar sayılı ilamıyla; "... verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğu, çekişmeli taşınmazın kadastro sırasında ... oğlu ..., ... ve ... adına tespit gördüğü, ancak bu tespit maliklerinin kim oldukları ölü iseler mirasçılarının kim olduğu tespit edilmeden karar verildiği, ayrıca tespit malikleri ile aynı isim ve soy isimde olan ancak tebligat parçalarından kim olduğu anlaşılmayan şahıslara da gerekçeli karar tebliğ edildiği, bunun yanında davanın 1988 yılından bu yana süre gelmekte olup mahkeme kararının gerekçesinde tespit maliki ... mirasçısı olduğunu iddia eden ... ve ...'nun tespit maliki ile arasında soybağı ilişkisi kurulamadığından davalı sıfatlarının da oluşmadığı sonucuna varılmışsa da zaten davada usule uygun henüz sağlanmış bir taraf teşkili bulunmadığı halde bu sonuca ulaşılmasının da hatalı olduğu, taraf teşkilinin dava şartlarından olduğu, bu şart sağlanmadan davanın esasına girilemeyeceği, bu sebeple tespit maliklerinin kim olduklarının belirlenmesi, şayet ölü iseler tüm mirasçılarının davaya katılmalarının sağlanarak usulen taraf teşkil edildikten sonra tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin bütün delilleri toplanıp uyuşmazlığın çözümlenmesi gerektiği, taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu ..." gerekçesiyle, davacı ... İdaresi vekili ile davalılardan ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile bozulmuş ve bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; ".. Yargıtay bozması öncesi 20.03.2013 tarihinde yapılan keşif ve keşif sonrası alınan teknik bilirkişi raporları yeterli görüldüğünden usul ekonomisi ilkesi gereğince bozma sonrası yeniden keşif yapılmadığı, davacı ... İdaresinin dava konusu taşınmazın orman olduğundan taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tescilini dava etmiş olduğu, uyuşmazlık konusunun taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı noktasında olduğu ve yapılan yargılama sonucunda denetime elverişli orman bilirkişi raporunda taşınmazın (A) ve (B) harfi ile gösterilen kısmının orman sayılan yerlerden olduğu ve (C) harfi ile gösterilen yerin orman sayılmayan yer olduğu, birleşen 1991/9 Esas 1992/1 Karar sayılı dava dosyasında davacıların Hazineye karşı dava açtıkları, dava konusu edilen taşınmazın komisyon itirazı ile ... oğlu ..., ... ve ... adına tespit gördüğünden birleşen dava yönünden yanlış hasma dava açıldığı, ... ile tespit malikleri arasında irsi ilişki kurulamadığından davalı sıfatının da oluşmadığı ..." gerekçesiyle, davacı ... İdaresinin açmış olduğu davanın kısmen kabulüne, birleşen 1991/9 Esas sayılı dava dosyasında davacılar ..., ... ve ...'nun açmış oldukları davanın reddine, Trabzon ili ... ilçesi ... Mahallesi 294 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile, fen bilirkişileri ... ve ...'nun 08.01.2015 tarihli raporunda (A) harfi ile gösterilen 133618.66 m² miktarındaki alanın ve (B) harfi ile gösterilen 4593,93 m² miktarındaki alanın dava konusu Trabzon ili ... ilçesi ... Mahallesi 294 ada 2 parselden ifrazına ve 294 adanın sırasıyla son parsel numaraları verilerek ''orman'' vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, (A) ve (B) harfi ile belirtilen kısımların ifrazından sonra dava konusu Trabzon ili ... ilçesi ... Mahallesi 294 ada 2 parselin kalan 28036,70 m² miktarındaki alanın ''çay bahçesi'' vasfı ile toplam 1.354.752.000 pay kabul edilerek tespit malikleri mirasçıları adına payları oranında adına tapuya kayıt ve tesciline, Trabzon ili ... ilçesi ... Mahallesi 294 ada 2 parselin beyanlar hanesine ''üzerindeki evin ... oğlu ...'ya aittir'' şerhinin düşürülmesine karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi tarafından temyiz edilmiştir. Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararının eksik ve yetersiz inceleme ile verildiğini, usul ve kanuna aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin bozma sonrası yeniden teknik inceleme ve değerlendirme yapmadığını, sadece taraf teşkili bakımından dosyayı ele aldığını, dava konusu alanlar yönünden yapılan bilirkişi incelemesinin hükme esas alınabilecek mahiyette olmadığını, davaya konu alanın tamamının orman niteliğinde olduğunu, davaya konu edilen dosya içinde mevcut tapu kayıtlarının zeminde uygulandığını ve dava konusu alana uymadığını, zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığının bilirkişi raporu ile tespit edilmediğini, eksik ve yetersiz inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmiş ise de, dava konusu taşınmaz yönünden yöntemince taraf teşkilinin sağlandığından da söz edilemez. Şöyle ki; davacı ... İdaresi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla eldeki davayı açmış olup, kadastro tespitine itiraz davalarında husumetin, tespit maliklerine, ölü olmaları halinde ise mirasçılarına yöneltilmesi ve tüm mirasçıların davada yer alması zorunludur. Taraf teşkilinin sağlanması dava şartı olup, bu koşul yerine getirilmeden işin esasına girilmesi hukuken mümkün bulunmamaktadır. Kamu düzenine ilişkin bu hususun, yargılamanın her safhasında mahkemelerce re'sen dikkate alınması gerekir. Somut olayda; tespit malikleri ... oğlu ..., ... oğlu ... ve ... oğlu ...’nun kim oldukları mahkemece yapılan araştırmalara rağmen duraksamasız biçimde tespit edilememiş, feraiz bilirkişi tarafından varsayıma dayalı olarak düzenlenen bilirkişi raporu ve hesaplamaya göre karar verilmiştir. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, kim oldukları belirlenemeyen tespit maliklerine 3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanun (3561 sayılı Kanun) hükümleri uyarınca, mahallin en büyük mal memurunun kayyım atanması hususunda vesayet makamından talepte bulunulması için davacı ... İdaresine süre ve yetki verilmesi, vesayet makamınca atanacak kayyım davaya dahil edilerek yargılamaya devam edilmesi ve bu şekilde yöntemine uygun şekilde taraf teşkilinin sağlanmasından sonra işin esasının incelenmesi gerekirken, yöntemince taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesi isabetsiz olduğundan, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına ve bozma nedenine göre sair yönlerine incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Davacı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428 inci maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı