Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2022/4996 E., 2025/2847 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/4996 E., 2025/2847 K. (10.04.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4996
Karar No
2025/2847
Karar Tarihi
10.04.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2022/4996 E. , 2025/2847 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki dava konusu taşınmazın 2/B parseli olarak davacının kullanımında olduğunun tespiti ile tapuya şerhi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili ve feri müdahil Orman İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İlk Derece Mahkemesinin 23.06.2020 tarihli ek kararı ile feri müdahil Orman İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, anılan ek karar da Orman İdaresi vekili tarafından istinaf edilmekle Bölge Adliye Mahkemesince feri müdahil Orman İdaresi vekilinin 23.06.2020 tarihli ek karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile ek kararın kaldırılmasına, davalı Hazine vekili ve feri müdahil Orman İdaresi vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; K A R A R 1973 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi, çalışma alanında bulunan 6200 parsel sayılı 191,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz arsa niteliği ile Hazine adını tespit edilmiş, beyanlar hanesinde de üzerindeki evin davacının babası ... tarafından yapıldığında dair şerh verilmiş, Orman İdaresinin itirazı üzerine .. Tapulama Mahkemesinin 28.04.1980 tarihili 1980/16 Esas, 1980/24 Karar sayılı mahkeme kararı ile 6200 sayılı 191 m2 mesahalı parselin tamamı orman tahdit sınırları içerisinde kaldığına ve tapu kütüğüne olduğu gibi aktarılmasına karar verilmiştir. Davacı vekili 07.08.2014 tarihli dava dilekçesi ile, müvekkilinin babası ...'in, dava konusu taşınmazı 1960 yılında satın aldığını ve üzerine bina inşa ederek ailesiyle burada yaşamaya başladığını, 1983 yılında noterde düzenlenen satış vaadi sözleşmesi ile taşınmazı davacı müvekkiline sattığını, 50 yıldan fazla süredir bu taşınmaz üzerinde davacı müvekkili ve ailesinin yaşadığını, gerek müvekkilinin gerekse babasının taşınmazı edindikleri tarihten itibaren defalarca tapu müdürlüğüne başvurarak adlarına tapu senedi düzenlenmesini talep etmişlerse de, taşınmazın tapu kaydında "davalıdır" ibaresi bulunduğundan bahisle başvurulardan bir netice alınamadığını, esasen, dava konusu taşınmazın tapu kaydındaki "davalıdır" ibaresinin, .. Tapulama Mahkemesi'nin 28.04.1980 tarihli ve 1980/16 Esas, 1980/24 Karar sayılı kararının tapu müdürlüğüne tevdi cdilememesi neticesinde kaldırılamadığını öne sürerek 6200 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki "davalıdır" ibaresinin kaldırılmasına, taşınmazın zilyedinin müvekkili olduğunun tespitine ve bu tespitin tapuya şerh verdirilmek suretiyle işlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. ... Anadolu 26. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.03.2015 tarihli ve 2014/281 Esas, 2015/115 Karar sayılı kararı ile görevli mahkemenin Kadastro Mahkemesi olduğundan bahisle davanın usulden reddine karar vermiş, anılan görevsizlik kararı uyarınca dosya kendisine gönderilen... Anadolu 1. Kadastro Mahkemesinin 26.10.2016 tarihli ve 2015/33 Esas, 2016/86 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 6200 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, tapunun beyanlar hanesine 'taşınmaz üzerindeki ev ... tarafından yapılmıştır' açıklamasının yazılmasına, taşınmazın tapu kaydındaki davalıdır şerhinin kaldırılmasına, davacının taşınmazda kendi adına zilyetlik şerhi verilmesine ilişkin talebinin kadastro tespitinden sonrasına ilişkin hak sahipliği ile ilgili olması nedeniyle görev yönünden reddine karar vermiş, taraflarca istinaf edilmemesi sebebiyle 22.11.2016 tarihinde kesinleşmiş, her iki mahkemece verilen görevsizlik kararları uyarınca dosya merci tayini için... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi Başkanlığına gönderilmiş, ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin 09.12.2016 tarihli ve 2016/117 Esas, 2016/124 Karar sayılı ilamı ile, kadastro mahkemesince davacının kendi adına zilyetlik şerhi verilmesine ilişkin talep yönünden karşı görevsizlik kararı verildiği, davacı tarafından bu görevsizlik kararına ilişkin istinaf başvurusu yapıldığı, dava konusu alanda kadastro çalışmasının 27.03.1974 tarihinde ilan edildiği, davacı ... ...'in ise yeri babası Kadir ...'den 1983 yılında satın aldığından bahisle dava açtığı, davacının kadastro ilanından sonraki hakka dayandığı anlaşıldığından davacının talebi yönünden inceleme yetkisinin genel mahkemelere ait olduğu sonucuna ulaşıldığı açıklanarak... Anadolu 26. Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verilmiştir. Merci tayini kararı uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılamanın devamı sırasında Orman İdaresi vekili 04.12.2017 tarihli dilekçesi ile, Üsküdar Tapulama Mahkemesinin 1980/16 Esas ve 1980/24 Karar sayılı Mahkeme kararı uyarınca taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu öne sürerek davalı Hazine yanında davaya fer'i müdahil olarak katılmalarına, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "görevsizlik kararı öncesi Kadastro Mahkemesince yapılan keşif, keşifte dinlenen tanık beyanları ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, davacının 1983’ten bu yana dava konusu taşınmazda oturduğu ve burayı kullandığı" gerekçesi ile davanın kabulü ile dava konusu 6200 parsel sayılı taşınmazın davacının zilyetliğinde olduğunun tespiti ile tapunun beyanlar hanesine "1983 yılından buyana davacı ...'in zilyetliğinde ve kullanımındadır" şerhinin işlenmesine karar verilmiş, karara karşı davalı Hazine vekili ve feri müdahil Orman İdaresi tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, İlk Derece Mahkemesinin 23.06.2020 tarihli ek kararı ile ihbar olunan Orman İdaresi vekilinin feri müdahil olarak verdiği istinaf dilekçesinin HMK'nin 69. maddesi uyarınca reddine karar verilmiş, anılan ek karara karşı feri müdahil Orman İdaresi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "feri müdahilin hangi tarafın yanında feri müdahil olarak yer almış ise, ancak onunla birlikte karara karşı kanun yollarına başvurabileceği, Orman İdaresinin davalı Hazine yanında davaya feri müdahale talebinde bulunduğu, 05.12.2017 tarihli celsede feri müdahale talebinin kabul edildiği ve karar davalı Hazine vekilince istinaf edildiğinden istinaf kanun yoluna başvurabilmesinin mümkün olduğu, dava konusu taşınmazın 1943 yılında yapılan 3116 sayılı Kanun çalışmaları dahil olmak üzere müteakip Kanun çalışmaları ve 02.11.2010 tarihinde yapılan 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na 5831 sayılı Kanun'la eklenen Ek. Madde-4 gereğince yapılan kadastro çalışmaları da dahil hiçbir dönemde orman sayılan yer olarak belirlenmediği, orman tahdit sınırları dışında kalmakta iken, Üsküdar Tapulama Mahkemesinin 1980/16 Esas, 1980/24 Karar sayılı kararı ile tamamı orman tahdit sınırları içerisinde kaldığına ve tapu kütüğüne olduğu gibi aktarılmasına karar verildiği, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 1744, 2896 ve 3302 sayılı Kanun uygulama çalışmalarında mahkeme kararı uygulanmadığından orman dışı açıklık alanda kaldığı, 2013 yılında 94 no.lu Orman Kadastro Komisyonu tarafından ... mahallesi sınırları dahilinde ilan edilmiş ve kesinleşmiş orman sınırlarına göre orman sayılmayan alanlar içerisinde kalan taşınmaz iken, mahkeme kararı ile ilk defa ve hukuken orman sayılan ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi araştırması ve uygulaması yapılmamış yerlerde kadastro çalışması yapıldığı, bu çalışmanın 94 no.lu Orman Kadastro Komisyonu tarafından 31.10.2013 tarihinde ilan edildiği, heyetin çalışmasında 6200 sayılı parsel hakkında kesinleşmiş orman kararı bulunmadığı ve tapu sicil kütüğünde bu parselin sayfasında davalı olduğu belirtilmiş olması nedeniyle uygulama dışında bırakıldığı, taşınmazın 5831 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 3402 sayılı Kanun'a eklenen Ek-4 maddesi kapsamında 2/B alanlarında yapılan kullanım veya güncelleme kadastrosuna tabi tutulmadığı, bu tür bir çalışma yapılmadan zilyetlik şerhi de verilemeyeceği, kullanım kadastrosu sırasında hakkında tutanak düzenlenmeyen, başka bir ifade ile kullanım kadastrosuna tabi tutulmayan yerler için kullanıcı şerhi verilebilmesi için idareye başvurularak kullanım kadastrosu yapılmasının sağlanması gerektiği" gerekçesi ile feri müdahil Orman İdaresi vekilinin 23.06.2020 tarihli ek karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile ek kararın kaldırılmasına, davalı Hazine vekili ve feri müdahil Orman İdaresi vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile davanın reddine karar verilmiş, bu kez davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir. Dava, dava konusu taşınmazın 2/B parseli olarak davacının kullanımında olduğunun tespiti ile tapuya şerhi talebine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b5e828fceba3962f d93dd3cf0fa10283 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 8. Hukuk Dairesi 2022/4996 E. , 2025/2847 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki dava konusu taşınmazın 2/B parseli olarak davacının kullanımında olduğunun tespiti ile tapuya şerhi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili ve feri müdahil Orman İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İlk Derece Mahkemesinin 23.06.2020 tarihli ek kararı ile feri müdahil Orman İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, anılan ek karar da Orman İdaresi vekili tarafından istinaf edilmekle Bölge Adliye Mahkemesince feri müdahil Orman İdaresi vekilinin 23.06.2020 tarihli ek karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile ek kararın kaldırılmasına, davalı Hazine vekili ve feri müdahil Orman İdaresi vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; K A R A R 1973 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi, çalışma alanında bulunan 6200 parsel sayılı 191,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz arsa niteliği ile Hazine adını tespit edilmiş, beyanlar hanesinde de üzerindeki evin davacının babası ... tarafından yapıldığında dair şerh verilmiş, Orman İdaresinin itirazı üzerine .. Tapulama Mahkemesinin 28.04.1980 tarihili 1980/16 Esas, 1980/24 Karar sayılı mahkeme kararı ile 6200 sayılı 191 m2 mesahalı parselin tamamı orman tahdit sınırları içerisinde kaldığına ve tapu kütüğüne olduğu gibi aktarılmasına karar verilmiştir. Davacı vekili 07.08.2014 tarihli dava dilekçesi ile, müvekkilinin babası ...'in, dava konusu taşınmazı 1960 yılında satın aldığını ve üzerine bina inşa ederek ailesiyle burada yaşamaya başladığını, 1983 yılında noterde düzenlenen satış vaadi sözleşmesi ile taşınmazı davacı müvekkiline sattığını, 50 yıldan fazla süredir bu taşınmaz üzerinde davacı müvekkili ve ailesinin yaşadığını, gerek müvekkilinin gerekse babasının taşınmazı edindikleri tarihten itibaren defalarca tapu müdürlüğüne başvurarak adlarına tapu senedi düzenlenmesini talep etmişlerse de, taşınmazın tapu kaydında "davalıdır" ibaresi bulunduğundan bahisle başvurulardan bir netice alınamadığını, esasen, dava konusu taşınmazın tapu kaydındaki "davalıdır" ibaresinin, .. Tapulama Mahkemesi'nin 28.04.1980 tarihli ve 1980/16 Esas, 1980/24 Karar sayılı kararının tapu müdürlüğüne tevdi cdilememesi neticesinde kaldırılamadığını öne sürerek 6200 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki "davalıdır" ibaresinin kaldırılmasına, taşınmazın zilyedinin müvekkili olduğunun tespitine ve bu tespitin tapuya şerh verdirilmek suretiyle işlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. ... Anadolu 26. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.03.2015 tarihli ve 2014/281 Esas, 2015/115 Karar sayılı kararı ile görevli mahkemenin Kadastro Mahkemesi olduğundan bahisle davanın usulden reddine karar vermiş, anılan görevsizlik kararı uyarınca dosya kendisine gönderilen... Anadolu 1. Kadastro Mahkemesinin 26.10.2016 tarihli ve 2015/33 Esas, 2016/86 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 6200 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, tapunun beyanlar hanesine 'taşınmaz üzerindeki ev ... tarafından yapılmıştır' açıklamasının yazılmasına, taşınmazın tapu kaydındaki davalıdır şerhinin kaldırılmasına, davacının taşınmazda kendi adına zilyetlik şerhi verilmesine ilişkin talebinin kadastro tespitinden sonrasına ilişkin hak sahipliği ile ilgili olması nedeniyle görev yönünden reddine karar vermiş, taraflarca istinaf edilmemesi sebebiyle 22.11.2016 tarihinde kesinleşmiş, her iki mahkemece verilen görevsizlik kararları uyarınca dosya merci tayini için... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi Başkanlığına gönderilmiş, ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin 09.12.2016 tarihli ve 2016/117 Esas, 2016/124 Karar sayılı ilamı ile, kadastro mahkemesince davacının kendi adına zilyetlik şerhi verilmesine ilişkin talep yönünden karşı görevsizlik kararı verildiği, davacı tarafından bu görevsizlik kararına ilişkin istinaf başvurusu yapıldığı, dava konusu alanda kadastro çalışmasının 27.03.1974 tarihinde ilan edildiği, davacı ... ...'in ise yeri babası Kadir ...'den 1983 yılında satın aldığından bahisle dava açtığı, davacının kadastro ilanından sonraki hakka dayandığı anlaşıldığından davacının talebi yönünden inceleme yetkisinin genel mahkemelere ait olduğu sonucuna ulaşıldığı açıklanarak... Anadolu 26. Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verilmiştir. Merci tayini kararı uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılamanın devamı sırasında Orman İdaresi vekili 04.12.2017 tarihli dilekçesi ile, Üsküdar Tapulama Mahkemesinin 1980/16 Esas ve 1980/24 Karar sayılı Mahkeme kararı uyarınca taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu öne sürerek davalı Hazine yanında davaya fer'i müdahil olarak katılmalarına, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "görevsizlik kararı öncesi Kadastro Mahkemesince yapılan keşif, keşifte dinlenen tanık beyanları ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, davacının 1983’ten bu yana dava konusu taşınmazda oturduğu ve burayı kullandığı" gerekçesi ile davanın kabulü ile dava konusu 6200 parsel sayılı taşınmazın davacının zilyetliğinde olduğunun tespiti ile tapunun beyanlar hanesine "1983 yılından buyana davacı ...'in zilyetliğinde ve kullanımındadır" şerhinin işlenmesine karar verilmiş, karara karşı davalı Hazine vekili ve feri müdahil Orman İdaresi tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, İlk Derece Mahkemesinin 23.06.2020 tarihli ek kararı ile ihbar olunan Orman İdaresi vekilinin feri müdahil olarak verdiği istinaf dilekçesinin HMK'nin 69. maddesi uyarınca reddine karar verilmiş, anılan ek karara karşı feri müdahil Orman İdaresi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "feri müdahilin hangi tarafın yanında feri müdahil olarak yer almış ise, ancak onunla birlikte karara karşı kanun yollarına başvurabileceği, Orman İdaresinin davalı Hazine yanında davaya feri müdahale talebinde bulunduğu, 05.12.2017 tarihli celsede feri müdahale talebinin kabul edildiği ve karar davalı Hazine vekilince istinaf edildiğinden istinaf kanun yoluna başvurabilmesinin mümkün olduğu, dava konusu taşınmazın 1943 yılında yapılan 3116 sayılı Kanun çalışmaları dahil olmak üzere müteakip Kanun çalışmaları ve 02.11.2010 tarihinde yapılan 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na 5831 sayılı Kanun'la eklenen Ek. Madde-4 gereğince yapılan kadastro çalışmaları da dahil hiçbir dönemde orman sayılan yer olarak belirlenmediği, orman tahdit sınırları dışında kalmakta iken, Üsküdar Tapulama Mahkemesinin 1980/16 Esas, 1980/24 Karar sayılı kararı ile tamamı orman tahdit sınırları içerisinde kaldığına ve tapu kütüğüne olduğu gibi aktarılmasına karar verildiği, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 1744, 2896 ve 3302 sayılı Kanun uygulama çalışmalarında mahkeme kararı uygulanmadığından orman dışı açıklık alanda kaldığı, 2013 yılında 94 no.lu Orman Kadastro Komisyonu tarafından ... mahallesi sınırları dahilinde ilan edilmiş ve kesinleşmiş orman sınırlarına göre orman sayılmayan alanlar içerisinde kalan taşınmaz iken, mahkeme kararı ile ilk defa ve hukuken orman sayılan ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi araştırması ve uygulaması yapılmamış yerlerde kadastro çalışması yapıldığı, bu çalışmanın 94 no.lu Orman Kadastro Komisyonu tarafından 31.10.2013 tarihinde ilan edildiği, heyetin çalışmasında 6200 sayılı parsel hakkında kesinleşmiş orman kararı bulunmadığı ve tapu sicil kütüğünde bu parselin sayfasında davalı olduğu belirtilmiş olması nedeniyle uygulama dışında bırakıldığı, taşınmazın 5831 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 3402 sayılı Kanun'a eklenen Ek-4 maddesi kapsamında 2/B alanlarında yapılan kullanım veya güncelleme kadastrosuna tabi tutulmadığı, bu tür bir çalışma yapılmadan zilyetlik şerhi de verilemeyeceği, kullanım kadastrosu sırasında hakkında tutanak düzenlenmeyen, başka bir ifade ile kullanım kadastrosuna tabi tutulmayan yerler için kullanıcı şerhi verilebilmesi için idareye başvurularak kullanım kadastrosu yapılmasının sağlanması gerektiği" gerekçesi ile feri müdahil Orman İdaresi vekilinin 23.06.2020 tarihli ek karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile ek kararın kaldırılmasına, davalı Hazine vekili ve feri müdahil Orman İdaresi vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile davanın reddine karar verilmiş, bu kez davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir. Dava, dava konusu taşınmazın 2/B parseli olarak davacının kullanımında olduğunun tespiti ile tapuya şerhi talebine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b5e828fceba3962f d93dd3cf0fa10283 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı