Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/2313 E., 2025/3647 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/2313 E., 2025/3647 K. (15.09.2025)

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2313
Karar No
2025/3647
Karar Tarihi
15.09.2025

7. Hukuk Dairesi 2025/2313 E. , 2025/3647 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/524 E., 2024/2073 K. Mahkeme kararı davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 33, 34, 35, 36 ve 110 parsel sayılı taşınmazların maliki olduğunu, bu taşınmazların su ihtiyacını 80 -100 yıldır taşınmazlarının hemen yakınında bulunan ... çiftliği suyundan karşıladığını, kadimden beri yararlandığı bu suyun davalılar tarafından mecrasının değiştirildiğini bildirerek suya vaki müdahalenin men'ini istemiştir. Davacı vekili beyan dilekçesiyle, müvekkilinin 33, 34, 35 ve 36 parsel sayılı taşınmazlarını dava dışı ...'a devrettiğini, kendisine sadece 110 parsel sayılı taşınmazın kaldığını beyan etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ..., söz konusu su boşa aktığı için ihtiyacı oranında kullandığını, ortak bir çözüme razı olduğunu, diğer davalı ...'ın dava konusu ile hukuki ve fiili bağlantısı olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ..., dava konusu su kaynağı ile ilgilisinin bulunmadığını, davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 02.04.2015 tarih ve 2011/809 Esas, 2015/310 Karar sayılı kararıyla davacının davasının kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 12.03.2018 tarihli ve 2015/9772 Esas, 2018/1857 Karar sayılı ilâmı ile karar bozulmuştur. 3. Mahkemece bozmaya uyularak 17.10.2019 tarih ve 2018/649 Esas, 20191582 Karar sayılı kararıyla karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. 4. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 2.12.2020 tarihli ve 2020/1502 Esas, 2020/8010 Karar sayılı ilâmı ile, "Bozma ilamına uyulduğu halde bozma ilamında açıklanan ilkeler ışığında gerekli araştırma yapılması gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması doğru değildir. Mahkemece, suların en az olduğu dönemde fen, ziraat bilirkişisi ve jeoloji mühendisinin bulunduğu bilirkişi heyetiyle mahallinde keşif yapılarak, dava konusu kaynağın genel nitelikte su kaynağı olup olmadığının tespiti ile, genel su olduğunun tespit edilmesi durumunda genel sulardan herkesin kadim ve öncelik haklarını ihlal etmemek koşulu ile faydalı ihtiyacı oranında yararlanma hakkı olduğu dikkate alınmalıdır. Mahalli bilirkişiler keşifte dinlenilerek, tarafların suya ihtiyaç durumu, sudan yararlanan tüm taşınmazlar ile davacının başka kaynaklar ile suya ihtiyacının karşılanıp karşılanamayacağı tespit edilmeli, tarafların kadim hak ve suya olan ihtiyaçları gözetilerek uyuşmazlığı kesin olarak çözümler nitelikte su rejimi kurulmasına karar verilmesi gerekirken dayanağı olmayan gerekçeyle davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "...dava konusu suyun genel nitelikli sulardan olduğu ancak suyun kuruması nedeniyle ortada su kalmadığı, bu nedenle su rejimi kurulamayacağı tespit edilmekle davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiş, suyun kuruma nedeninin davacı tarafın açtırmış olduğu yer altı derin kuyuları olduğu tespit edilmekle davacının davayı açmakta haklılık payı bulunmadığı..." gerekçesiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna dayanak teşkil eden keşfin, arazideki tüm su kaynaklarının debi ve yoğunluğunun doğru bir şekilde tespit edilmesi mümkün olmayan bir tarihte yapıldığını, bozma sonrası yalnızca bir kez keşif yapıldığını, Mahkemece bozma gereklerinin yerine getirilmediğini, 08.11.2012, 01.11.2012 ve 26.04.2013 tarihli bilirkişi raporlarıyla davacının davasını ispat ettiğinin sabit olduğunu, buna rağmen eksik araştırma sonucu karar verilmesine yer olmadığına ve davacı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, denetime elverişsiz bilirkişi raporu ile davacı tarafın açtığı kuyulardan dolayı kaynağın kuruduğunun iddia edildiğini, davanın açıldığı tarihte kaynağa yönelik davalı tarafından yapılan bir müdahalenin olduğunun açık olduğunu, davacı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesinin yanlış olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, suya el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir . 2. Dosya kapsamındaki bilirkişi raporları uyarınca suyun kuruması nedeniyle ortada su kalmayacağı ve bu nedenle su rejimi kurulamayacağı tespit edildiği gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik yoktur. Ancak, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331. maddesinin birinci fıkrasında düzenlendiği üzere davanın esası hakkında bir karar verilmediği hâllerde davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderine hükmedilmesi gerekir. Somut olayda davalının cevap dilekçesi, 06.09.2012 tarihli keşif sırasında alınan beyanı gözönünde bulundurulduğunda, davalının dava açıldığı tarihte dava konusu suya el atması olduğu sabit bulunduğundan karar ve ilâm harcı ile davacının yaptığı yargılama giderlerinin davalıdan alınması ve davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır. 3. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı vekilinin Mahkeme kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının, hüküm fıkrasının 2, 3 ve 4 numaralı bentleri çıkartılarak; yerine 2. bent olarak "Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL eksik harcın davalı ...'tan alınarak Hazineye irat kaydına", 3. bent olarak "Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 18.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'tan tahsili ile davacıya verilmesine", 4. bent olarak "Davacı tarafından yapılan toplam 6.142,10 TL yargılama giderinin davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine" cümlelerinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 2dfc885babcce54c a897177e6431401b

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı