Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/2214 E., 2025/2679 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/2214 E., 2025/2679 K. (20.05.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2214
Karar No
2025/2679
Karar Tarihi
20.05.2025
Konu
Tapu

7. Hukuk Dairesi 2025/2214 E. , 2025/2679 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1146 E., 2025/406 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 9. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/216 E., 2024/110 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. Asıl davada davacı vekili; davacının pay sahibi olduğu Mersin ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 126 ada 9 parsel sayılı taşınmazdaki dava dışı ...'a ait hissenin 26.05.2023 tarihinde davalı tarafından satın alındığını ileri sürerek ön alım hakkına dayalı olarak davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir. 2. Birleştirilen davada davacı vekili; 04.07.2023 ve 06.07.2023 tarihlerinde davaya konu 126 ada 9 parsel sayılı taşınmazdaki hisselerin önceki malikler tarafından davalıya satıldığını ileri sürerek ön alım hakkına dayalı olarak davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Asıl davada davalı vekili; davalı tarafından taşınmaz hissesinin 250.000,00 TL bedelle satın alındığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Birleştirilen davada davalı vekili; davalı tarafından önceki maliklerden ...'in hissesi için toplamda 1.100.000 TL ödendiğini, bu hususta dava açılmadan önce 08.08.2023 tarihinde vergi dairesine gidilerek pişmanlık talepli matrah artırım işleminin yapıldığını, eksik harcın tamamlandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının dava konusu taşınmazda hissedar olduğu, taşınmazda fiili taksimin söz konusu olmadığı, davacıya noter aracılığıyla ihtar çekilmediği, davalının sonradan pişman olup ... hissesi için gerçek satış bedeli olan 1.100.000,00 TL üzerinden satış göstererek ceza ödediği anlaşılmışsa da ilk dava açıldıktan sonra yapılan bu işlemin iyi niyetli sayılamayacağı, tapudaki satış bedeli üzerinden şufa hakkının kullanılmasına engel bir durum olmadığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların dava konusu taşınmazda paydaş oldukları, davanın süresi içerisinde açıldığı, her ne kadar davalı taraf ... hissesi için gerçek satış bedeli üzerinden vergi ödemesi yapmışsa da söz konusu ödemeyi ilk dava açıldıktan sonra yapıldığının tespiti karşısında iyi niyetli sayılamayacağı bu sebeple satış senedindeki bedel üzerinden ön alım hakkının kullandırılmasında hata olmadığı, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hissedarlardan ...'e ait hissenin karşılığı olarak 1.100.000 TL ödendiğini, dava açılmadan önce vergi dairesine gidip gerçek satış bedeli üzerinden eksik harcın ödendiğini, buna rağmen Mahkemece resmî senetteki değer üzerinden davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının sebepsiz zenginleştiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ön alım hakkından kaynaklı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleştirilen davada davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! be2fb7752a00fd55 dee3d0b885222cfd

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı