Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/4567 E., 2025/2681 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/4567 E., 2025/2681 K. (20.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4567
Karar No
2025/2681
Karar Tarihi
20.05.2025

7. Hukuk Dairesi 2024/4567 E. , 2025/2681 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/236 E., 2023/1162 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/61 E., 2022/279 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 5437 ada 2 parsel sayılı arsa vasıflı taşınmazı 2000 yılında satın aldığını, arsanın üzerine mevzuata uygun koşullarda bina inşa ettirdiğini, 5437 ada 2 parselde bulunan binasının sınır komşusu olan 5437 ada ve 3 parsel sayılı taşınmaz sınırına 1 metre geriden yapıldığını; ancak komşu taşınmaza yapılacak bina için hazırlanan aplikasyon krokisinde bu mesafenin 27 cm olduğunu öğrendiğini, oluşan hatanın giderilmesi için ... Belediyesi ve ... Kadastro Müdürlüğüne itiraz dilekçesi verdiğini, verilen cevaplarda hatalı işlem olmadığının kendisine bildirildiğini ileri sürerek, dava dışı 3 parsel sayılı taşınmazın aplikasyon krokisine yaptığı itirazın kabulü ile keşif ve harita mühendisi bilirkişi marifeti ile yapılacak tespit sonucu 3 numaralı parsele ait işlemin iptaline, iki bina arasında olması gereken 100 cm'lik mesafenin tamamının kendisine ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. ... vekili cevap dilekçesinde, davada müvekkili Belediyenin taraf sıfatının bulunmadığını, bu nedenle müvekkili Belediye hakkında açılan davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini istemiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça açık bir şekilde dava değeri, talep sonucu, iddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği ve dayanılan hukuki sebepler dava dilekçesinde belirtilmeksizin dava açıldığını, davanın idari yargının görev alanına girdiğini ve yargı yolu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. hükmündeki 10 yıllık hak düşürücü sürenin de geçmiş olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.10.2022 tarihli ve 2022/61 Esas, 2022/279 Karar sayılı kararı ile "... davacı yanın talebinin, imar uygulamasında yapılan hatalı işlemin düzeltilmesi ile ilgili olduğu, bu durumun mahkemenin görev alanına girmediği, söz konusu uyuşmazlığın İmar Kanunu hükümleri uyarınca çözümlenmesi gerektiği..." gerekçesiyle "...davanın HMK'nın 114/1-b ve 115/2. maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine..." karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 05.06.2023 tarihli ve 2023/236 Esas, 2023/1162 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun "...esastan reddine...." karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı temyiz dilekçesinde dava dilekçesinde yer alan nedenleri tekrar ederek; 1. Mahkeme tarafından dava dilekçesinde belirttiği hususlarda araştırma yapılmaksızın eksik inceleme ile karar verildiğini, 2. Kadastro tespitine itiraz davalarının 3402 sayılı Kanun'a göre kadastro mahkemesi sıfatıyla görev yapan asliye hukuk mahkemelerinin görev alanına girdiğini, 3. Davanın usulden reddi kararının hatalı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, aplikasyon krokisinin iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı