7. Hukuk Dairesi 2025/1569 E. , 2025/2685 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/346 E., 2024/189 K. Mahkeme kararı davacı ... ... mirasçıları vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ve davalıların murisi ... ...'un 23.02.1975 tarihinde öldüğünü, geride davacı ... ile davalıların murisleri ... ..., ... ... ve murisin dava dışı diğer çocuklarının kaldığını, mirasçılardan ... ...'ın 05.02.1976 tarihli hisse satış senedi ile ... ...'nin ise 15.10.1977 tarihli hisse satış senedi ile tüm miras haklarını davacıya devrettiğini, bu devirler dikkate alınmaksızın davalılar tarafından tapuda paylaşım yapılması istendiğinden eldeki davayı açmak zorunda kaldıklarını ileri sürerek ... Köyü, ... mevkii 91, 93, 115 parsel, ... mevkii 129, 185, 186, 187, 189 ve 190 parsel, ... mevkii 1 ve 63 parsel sayılı taşınmazlardaki davalıların miras hisselerinin iptali ile davacı adına tapuya kayıt tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalılar ... ve ... ... vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; kesin hüküm ve derdestlik itirazlarının bulunduğunu, hisse satış senetlerindeki imzaların murislerine ait olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuşlardır. 2.Bir kısım davalılar yargılama aşamasındaki beyanlarında; davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 8. Hukuk Dairesinin bozma ilâmına uyarak yaptığı yargılama sonunda 17.06.2021 tarihli, 2015/367 Esas, 2021/140 Karar sayılı kararı ile "...senet mümzilerinden bir kısmının, senedin kendi huzurlarında hazırlanmadığı, kendilerine hazır olarak getirilen senedin altına imza attıklarını, bir diğer kısmının ise senedin huzurlarında hazırlandığını ancak imzalarının huzurlarında atılmadığını ifade etmeleri nedeniyle senetler altındaki parmak izinin davalılar murisine ait olduğunun kanıtlanamadığı ve davacının da davasında haklı olduğunu ispat edemediği..." gerekçesiyle "... davanın reddine..." karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Mahkemenin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararının süresi içinde davacı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 09.11.2022 tarihli, 2022/3582-6772 Esas-Karar sayılı kararı ile "... davacı ...'un yargılama sırasında öldüğü, mirasçılarından ... (...) diğer davacılarla birlikte vekâletname sunmadığı, adına tebligat çıkarılmaksızın yokluğunda hüküm kurulduğu... İmza atmaya muktedir olmayan veya okuma yazma bilmeyen bir kimsenin HUMK 297. maddesi gereğince imza yerine parmak izi kullanabileceği ancak bu durumda, senetteki parmak izinin borçluya aidiyeti ve bizzat borçlu tarafından basıldığının ihtiyar kurulunca ve o yerde tanınmış iki tanık tarafından onaylanması gerektiği, bu madde hükmünün parmak izli belgenin düzenlenme şekli ve şartları konusunda öngördüğü kuralın geçerlilik şekli olmayıp ispat koşulu olduğu, bağlı olarak anılan madde hükmüne uygun biçimde onaylanmamış olan bir senetteki parmak izinin borçlu tarafından kabul (ikrar) edilmesi halinde, senedin yine geçerli sayılacağı ve kesin delil teşkil edeceği... Somut olayda, mahkeme bozmaya uygun inceleme yapıldığının söylenemeyeceği, mahkemece dinlenen tanıkların bir kısmının, 15.12.1986 tarihli ... ...'ye vekâleten ...'nin satıcı olarak yer aldığı adi yazılı ferağ vaadi satım senedine ilişkin beyanda bulunduğu, ... ...'nin satıcı olarak yer aldığı ve parmak izini içeren 15.10.1977 tarihli senette yer alan senet mümzilerinden herhangi birisinin beyanına başvurulmadığı, bu senet mümzilerinin beyanlarına başvurulamama sebebi de dosya kapsamından anlaşılamadığı... Bu nedenlerle bozma ilâmında belirtildiği üzere dava konusu edilen senetlerde, senet mümzi olarak imzası yer alanlardan hayatta olanların tamamı mahkemeye çağrılarak senetler ve imzalar gösterilmek suretiyle satıcıların parmak izlerinin ya da imzalarının huzurlarında atılıp atılmadığı hususunda açık ve net olarak beyanları alındıktan sonra dava konusu senetlerdeki parmak izlerinin davalıların murisi ... veya ... ... tarafından hazırlanıp hazırlanmadığı konusunda bir karar verilmek suretiyle talep hakkında hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde eksik araştırma ile hüküm tesisi doğru olmadığı ..." gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. 2.Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda karar başlığında yer alan 26.06.2024 tarihli ve 2023/346 Esas, 2024/189 Karar sayılı karar ile "...birinci senedin mümzilerinden ... tarafından, kendisinin senedi metne alan köy öğretmeni olduğunu, senedin gerçeği yansıttığını beyan ettiği... ... tarafından bu senetteki imzanın ... ...'un iradesinin yansıtıldığının beyan edildiği, bu haliyle ilk senedin davacılar murisi ... ile davalılar murisi arasında gerçekleştiği ve tarafların iradelerini yansıttığı. davacının davasını ispatladığı kanaatinin mahkememizde oluştuğu, İkinci senedin mümzileri olduğu iddia edilen aynı zamanda davalı olarak dosyada taraf olan ... ...'ın beyanının duruşma sırasında alındığı, senedin altındaki imzanın kendisine ait olmadığını beyan ettiği, davacı tarafından senedin altındaki imzanın ... ... tarafından atıldığı hususu tanık beyanı ile ispatlanmak istenmiş ise de dinletilen tanığın senet mümzisi olmaması sebebi ile senette imzasının bulunduğunu bilebilecek konumda olmadığı, ayrıca ... tarafından senette isim bulunmayan bir imzanın kendisine ait olduğunu da belirtmiş ise de imzanın kime ati olduğunun senet metninden anlaşılmaması karşısında bu beyana itibar edilmediği, dolayısıyla davacılar tarafından bu senedin geçerliliğinin ispat edilemediği, Üçüncü senedin vekâlet ile yapılan satış olduğu, senedin ... tarafından imzalandığı ve ...'nin ... ...'ye vekâleten işlemi yaptığı, ... ...'nin ...'ye ... Noterliği tarafından düzenlenen 27.10.1986 tarihli ve 7683 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde vekâletnameyi verildiği, senet altında imzası bulunan tanıklardan ... ...'un imzasını inkar ettiği, buna karşılık ...'un senetteki imzasını hatırladığını, kendisi tarafından imzalandığını beyan ettiği, bu senedin de tarafların iradelerini yansıttığı anlaşıldığından senede konu taşınmazlar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği... Senet tarihleri itibariyle tapu parsellerinin değiştiği, duruşma sırasında davacı asıla ...satış senedindeki parsel numarası ve mevkiileri açıklattırılarak beyanı doğrultusunda parsel numaralarının somutlaştırıldığı..." gerekçesiyle; "...Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddi ile 1.Davanın Kahramanmaraş ili, ... ilçesi, ... Köyü, ... Mevkii, 91, 93, 115 parsel ile ... mevkii 1 ve 63 parsel numaralı taşınmazlar yönünden kabulü ile bu taşınmazlar yönünden davalılara ait tapu kayıtlarının iptalleri ile davacıların kök muris ... mirasçıları adına miras payları oranında tapuya kayıt ve tesciline, 2.Kahramanmaraş İli, ... ilçesi, ... Köyü, ... mevkiindeki talepler yönünden davanın reddine..." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Mahkemenin yukarıda (IV.2.) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... mirasçıları vekili ile bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. 1.Davacı ... mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde özetle; a.Mahkeme dosyasında üç senede dayalı tapu iptali ve tescil isteminde bulunduğunu, ... mevkiindeki taşınmazlar yönünden da davanın ispatlandığını ve davanın bu yönden de kabulüne karar verilmesi gerektiğini, b.Tanık beyanları ve senetlere neden itibar edilmediğinin mahkemece gerekçede yeterince açıklanmadığını, c.Tanık ...'ın imza örnekleri alınmak ve senet altındaki imzalarla karşılaştırma yapılmak sureti ile karar verilmesi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. 2. Bir kısım davalılar ve vekilleri tarafından verilen temyiz dilekçesinde özetle; a.Davalılar murislerinden ...'in 63 yıldır Ankara'da olduğunun belirtildiğini, bu sürede köy dışında olduğunun sabit olması nedeniyle senetteki kabul ve işlemlerin murise ait olmadığını, b.Hakkında kabul kararı verilen parseller yönünden davanın ispat edilmediğini, c.Adli Tıp Kurumunda imza tespiti yönünden inceleme yaptırılmaksızın karar verildiğini, d.Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma ilâmında belirtilen kesin hüküm ve derdestlik itirazı hakkında mahkemece gerekçe oluşturulmadığını, e.Dava konusu üçüncü senette vekâletle işlem yaptığı belirtilen ...'nin beyanları alınmadan hüküm kurulmasının hatalı olduğunu belirterek, kararın bozulmasına karar verilmesi talep olunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; miras payı devir sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 1.Bir kısım davalılar murisi ... ... ile davacı ... arasında akdedilen 15.10.1977 tarihli hisse satış senedine yönelik tanık beyanları dikkate alındığında, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle bu sözleşme yönündenaçılan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulanmamaktadır. 2.Bir kısım davalılar murisi ... ...'ye vekâleten ... ile davacı ... arasında imzalanan ferağ vaadi senedi başlıklı 15.12.1986 tarihli sözleşme yönünden; dinlenen ve senet mümzii olarak sözleşmede imzası bulunan ...'in gerek bozma ilâmından önce, gerekse bozma ilâmından sonra alınan beyanında, belgenin hazırlanması aşamasında kendisinin bulunmadığını, senedin hazır şekilde kendisine geldiğini, davacı ...'in satış bedelini ödediğini kendisine söylediğinin belirtildiğini, aynı şekilde senette imzası bulunan ...'un da adının altındaki imzanın kime ait olduğunu bilmediğini, okuma ve yazmasının olmadığını beyan ettiği anlaşılmaktadır. Bu sözleşme hakkında tanık beyanları dikkate alındığında, 15.12.1986 tarihli sözleşmenin davacı tarafça ispatlandığı söylenemeyeceğinden, bu senet yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. 3. Hisse satış senedi başlıklı olarak 05.02.1976 tarihinde bir kısım davalılar murisi ... ile davacı ... arasında akdedilen sözleşmeye gelince; bu sözlemeye konu taşınmazlar yönünden mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de; dinlenen tanıkların beyanları arasında oluşan çelişki giderilmeden hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Senet mümzilerinden ... 05.02.1976 tarihli senet altında imzası bulunmasına karşın 15.10.1986 tarihli senet altındaki imzanın kendisine ait olduğunu belirtmiş, yine senet üzerinde isim ve imzası bulunan aza ...'un da bozma ilâmı öncesi verdiği ifadesinde; senedin öğretmen ... ... tarafından yanlarında hazırlandığını, satıcı olarak yer alan ...'in yanlarında olup olmadığını hatırlamadığını belirttiği, bozma ilâmından sonra alınan ifadesinde ise ...'in yanlarına geldiğini, sözleşmeye parmak bastığını, sözleşmede ne yazdığını tam olarak bildiğini beyan ettiği anlaşılmıştır. 05.02.1976 tarihli sözleşme tanıklarının taşınmaz başında yeniden dinlenerek bozma ilâmı öncesi ve sonrası verdikleri ifadeler arasında doğan çelişkiler ile özellikle ... tarafından 05.02.1976 tarihli değil, 15.10.1986 tarihli senet hakkında beyanda bulunması yönünden oluşan çelişki giderilerek mahkemece hüküm kurulması gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Yukarıda (V.B.2-3.) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, Bozma nedenine göre davacı ... mirasçıları vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a70d0c1fa91bb7f3 54e5a24b9c2ea877