7. Hukuk Dairesi 2025/2191 E. , 2025/3326 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/280 E., 2024/398 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davalı Hazine vekili ve davalı Vakıflar Bölge Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi olan ....’in, 24.02.1950 tarihinde ölen ...’nin oğlu olup ...'ün tek mirasçı olduğunu gösteren İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.09.1950 tarihli ve 1950/1473 Esas, 1950/1306 Karar sayılı mirasçılık belgesinin alındığını, ancak daha sonra İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 21.04.1998 tarihli ve 1997/1044 Esas, 1998/439 Karar sayılı hükmü ile ...’nin tek mirasçısının davacı Hazine olduğuna ve önceki 1950/1473 Esas, 1950/1306 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptaline karar verildiğini ve bu karara dayanarak murise ait İstanbul/Beyoğlu’ndaki ... ada ... parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tescil edildiğini, bunun üzerine davacılar ... ve ...'nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurarak mülkiyet hakkının ihlal edildiğine dair karar aldıklarını, devamında ... ada ... parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali için İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/360 Esas sayılı dosyasından açtıkları davada mirasçı olduklarına dair mirasçılık belgesi almak üzere yetki ve süre verilmiş olması nedeniyle huzurdaki davanın açıldığını ileri sürerek; öncelikle İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1997/1044 Esas, 1998/439 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptalini ve kök muris ... ’in oğlu olan ....’in mirasının davacılara ait olduğuna karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 19.12.2023 tarihli ve 2023/216 Esas, 2023/419 Karar sayılı kararı ile; "Yargıtayın ilk bozma kararından sonra; Yargıtay ilâmı doğrultusunda Mahkemece Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğünden murisin ölüm tarihi olan 24.02.1950 tarihi itibariyle Türkiye ile Yunanistan arasında karşılıklılık ilişkisinin bulunup bulunmadığı sorulmuş, yazı cevabında; 1942 yılı itibariyle yabancıların Yunanistan'da miras yoluyla gayrimenkul edinmelerine bir engelin olmadığının ayrıca işlem anında malların bulunduğu ülke hukukunun uygulanması gerektiğinin belirtildiği, bu kapsamda verilen kararın yasa yolu incelemesi neticesinde ikinci kez bozulması nedeniyle, ikinci bozma kararı doğrultusunda muris ve davacıların nüfus kayıtları ile dayanak belgeleri, tapu kayıtları, vergi kayıtları gibi tüm resmî kayıtlar getirtilerek, bildirilen tanıkların dinlendiği, bu kapsamda toplanan deliller nazara alındığında, kök muris ... ile davacı taraf arasındaki ırsi ilişkinin kanıtlandığı ve ...'in de vefat ettiği sabit olduğundan, ...'in mirasının 4 pay kabul edilerek, tek mirasçısı olan ...'in de vefat etmiş olduğu tespit edilmiş olmakla, kabul edilen 4 paylık miras hissesinin tamamının ...'e isabet ve intikaline karar verildiği; ancak duruşma esnasında sehven eski (bozulan) hükmün, hüküm kısmında kaldığı anlaşıldığından davacı tarafın tavzih talebi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 305/a maddeleri uyarınca hükmün gerekçeye uygun olarak düzeltildiği, bozma ilâmı uyarınca gerekçe ile hüküm arasındaki çelişkinin giderildiği..." belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararları 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. 2. Dairemizin 30.05.2024 tarihli ve 2024/1629 Esas, 2024/3068 Karar sayılı ilâmı ile; "...Somut olayda mahkemece 19.12.2023 tarihinde tefhim edilen kısa kararda, kök muris ...'in mirası 4 pay kabul edilerek, tek mirasçısı ... ölü olduğundan; kabul edilen 4 paylık miras hissesinin 1/4'ünün ...'in eşi olan ..., kalan 3/4 miras hissesinin ise ...'e isabet ve intikaline dair karar verilmiş olduğu hâlde; gerekçeli kararda, kök muris ...’in mirası 4 pay kabul edilerek, tek mirasçısı ... ölü olduğundan, kabul edilen 4 paylık miras hissesinin tamamının ...'e isabet ve intikaline karar verilmesinin doğru görülmediği, kısa karar ile gerekçeli karar çelişkili olduğundan hükmün bozulması gerektiği, bozma nedenine göre davalıların sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmediği..." belirtilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin yukarıda başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Yargıtay bozma ilâmı ve toplanan deliller neticesinde; murisin ölüm tarihi olan 24.02.1950 tarihi dikkate alındığında Türkiye ile Yunanistan arasında 1942 yılı itibariyle yabancıların Yunanistan'da miras yoluyla gayrimenkul edinmelerine engel bir durumun bulunmadığının Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğünden gelen yazı cevabından anlaşıldığı, ayrıca işlem anında malların bulunduğu ülke hukukunun uygulanması gerektiğinin aynı yazıda belirtildiği, bozma ilâmına uygun olarak muris ve davacıların nüfus kayıtları ile dayanak belgeleri, tapu kayıtları, vergi kayıtları gibi tüm resmî kayıtlar getirtilerek yapılan incelemeler neticesinde kök muris ile davacı taraf arasındaki ırsi ilişkinin kanıtlandığı, ...'in de vefat ettiği sabit olduğundan, İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1997/1044 Esas, 1998/439 Karar sayılı veraset ilâmının iptali gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı, bu kapsamda özetle kök muris ...'in tek mirasçısı olan ... vefat etmiş olduğundan miras hissesinin tamamının ...'e isabet ve intikaline karar vermek gerektiği..." gerekçesiyle; davanın kabulü ile; İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1997/1044 Esas, 1998/439 Karar sayılı veraset ilâmının iptali ile kök muris ...'in mirası 4 pay kabul edilerek, tek mirasçısı olan ... vefat etmiş olduğundan; kabul edilen 4 paylık miras hissesinin tamamının ...'e isabet ve intikaline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; kararın yetersiz inceleme ve araştırma sonucu verildiğini, Yargıtay bozma ilâmının gerekçesi olan kök muris .... ile davacılar murisi ... arasındaki ırs ilişkisine ilişkin tereddütlerin giderilmediğini, yasal hasım olan ve yasadan kaynaklanan görevleri yerine getiren müvekkili idare aleyhine yargılama gideri ve avukatlık ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek; kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı Vakıflar Genel Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde; İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1997/1044 Esas sayılı mirasçılık belgesinin iptali davasının davacılara husumet yöneltilerek açıldığı ve verilen kararın davacılar yönünden kesinleşmiş olması nedeniyle, bu mahkeme tarafından verilen kararın kesin hükmün sonuçlarını doğurduğu, bu sebeple davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Rum asıllı olan ....'un 1898 doğumlu olup etabli kayıtlarının bulunmadığı bu nedenle Türkiye'ye dönüş hakkından mahrum kaldığından 1935 tarihinde evlenerek Türkiye'ye geldiği ve haksız yere taşınmazı iktisap ettiği, baba adı ..., anne adının ... olup etabli kaydı alarak İstanbul/Adalar'da nüfusa kaydedilen ...'nin mirasçısı olamayacağı için mirasçılık belgesinin iptal edilmiş olduğu da önceki mahkeme kararları ile sabit olduğundan, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesi istemlerine ilişkindir. 1.Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Vakıflar Genel Müdürlüğünün tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiş, davalı Hazine vekilinin ise aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiş, sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2.Davalı Hazinenin diğer temyiz itirazlarına gelince; davalı Hazine harçtan muaf olup Hazineye harç yükletilmesi doğru görülmemiş ise de bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7 hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Yukarıda V-B-1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Vakıflar Genel Müdürlüğü vekilinin tüm, davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. Yukarıda V-B-2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle; Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm sonucunun 2. bendinin 2. satırında yazılı olan "davalılardan" ibaresinin kaldırılarak yerine "davalı Vakıflar İdaresinden" ibaresinin yazılmasına; yine hükme 3. bent olarak "Hazine harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına" cümlesinin eklenmesi ve hükmün sonraki bentlerinin buna göre teselsül ettirilmesi suretiyle hükmün düzeltilmesine, hükmün değiştirilmiş ve DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı Vakıflar Genel Müdürlüğüne iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 99bc688c0f1fac2a cc2f285ee9566b7e