7. Hukuk Dairesi 2024/4410 E. , 2025/3328 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2206 E., 2024/2420 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Zile 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/458 E., 2023/628 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; Tokat Valiliği İl Mera Komisyonu kararını tebellüğ ettiklerini ve 30 günlük yasal ilan ve itiraz süresinde komisyon kararına itiraz ettiklerini, anılan mera komisyonunun ihtiyaçların tespitinde ve tahsiste hata yaptığını, komisyon kararıyla köy tüzel kişiliğinin zarara uğratıldığını, davalı ... Köyündeki ... parsel sayılı 531.574 m2 alanlı meranın davacı köy halkı tarafından kullanılmakta iken, davalı ... tüzel kişiliğine tahsis ve tahdit edilmesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu meraya davacı köy tüzel kişiliğinin ihtiyacının olup kadimden gelen kullanım hakkı da bulunduğunun mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile kanıtlanacağını, dava konusu meradan yararlanma hakkının tamamen davacı köye bırakılması gerektiğini ileri sürerek, davacı ... kişiliğinin de kullanımında iken Tokat Valiliği Mera Komisyonunca davalı ... Köyüne tahsis edilen ve tapuda ... Köyü, ... parselde kayıtlı 531,574 m2 alanlı yaylak ve mera alanına ilişkin tahsis kararının, Mera Kanunu'nun 11. 12 ve 13. maddelerine aykırılık teşkil etmesi sebebiyle iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Hazine vekili; Tokat Valiliğinin hasım gösterilerek dava açılmasının husumet yönünden hukuka aykırı olduğunu, Mera komisyon kararlarının iptaline ilişkin davalarda husumetin lehine tahsis yapılan köy veya belediyeye karşı yöneltilmesi ve bu sebeple müvekkili Hazineye yöneltilen davanın pasif ehliyet yokluğundan reddi gerektiğini belirterek; davanın reddini savunmuştur. Davalı Köy Tüzelkişiliği vekili; davanın süresi içinde açılmadığını, davalı köyün meraya ihtiyacının davacı köye göre daha fazla olduğunu belirterek; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... Keşif mahallinde dinlenen mahalli bilirkişilerin sulama kaynağı olarak dava konusu mera haricinde davacı köyün başkaca bir imkanı olmadığını ve davacı köyün de eskiden beri dava konusu meradan yararlandığını beyan ettikleri, yapılan ikinci keşif neticesinde yararlandıkları alanların tam olarak belli olmadığının anlaşıldığı, davalının hudut tespitine yönelik itirazları ve mahkeme kararları incelendiğinde, köy idari sınırları ile ilgili olan davaların, mera tahsisi davasını bağlamayacağı, idari sınırlar dışında da diğer köylere meranın münferiden veya müştereken tahsis edilebileceğinden buna yönelik davalı itirazlarının yerinde olmadığı, mera ihtiyaç tespitinin mahkemece yaptırıldığı, davalı köyün meralarının davacı köye göre daha fazla olup ancak aradaki farkın az olduğu, davacı köyün başkaca su kaynağının olmadığı, eskiden beri dava konusu merayı her iki köyün de kullandığı, her iki köye meranın müştereken tahsisinin hakkaniyete uygun olduğu, somut olayda; yararlanma hakkının kime ait olduğuna yönelik uyuşmazlık bulunup mülkiyet hakkına yönelik bir uyuşmazlık olmadığından Hazine aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan usulden reddi gerektiği..." gerekçesiyle; "Davacının davalı ... hakkındaki davasının husumet yokluğu (dava şartı yokluğu) nedeniyle usulden reddine, davacının davalı ... Köyü Tüzel Kişiliği hakkındaki davasının kabulü ile; Tokat ili, ... ilçesi, ... Köyü, ... parsel sayılı 531.574,49 metrekare yüzölçümlü mera parseline ilişkin Mera Komisyonunun 17/10/2019 tarih, 19 sayılı kararının iptali ile 1667 sayılı meranın davacı ve davalı köyün müşterek kullanımına tahsisine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun HMK.nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili: kararın usul ve yasaya aykırı olup bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davacı köyün mera ihtiyacı, davalı köyün mera ihtiyacına göre fazla olmayıp mevcut meralarla davacı köyün mera ihtiyacının yüzde 11'inin; davalı köyün ise mera ihtiyacının yüzde 10'unun karşılandığını, dolayısıyla davalı köyün meraya ihtiyacının davacı köye göre daha fazla olup hal böyleyken yerel mahkemece ihtiyaç durumuna ve niteliğe göre değil, nicelik olarak mera alanlarına göre bir kanaate varıldığını, Ziraat Odası Başkanlığı'nın 12.09.2022 tarihli müzekkere cevabına göre ... Köyü tüzel kişiliğine bağlı çiftçi aile nüfusunun davacı ...'ne oranla daha fazla olduğu, 2022 yılı için bu rakam ... Köyü için 86 iken, ... köy için 151 olup, aradaki fark neredeyse iki katı olduğu ve bu durumun da "ihtiyaç" olgusunu daha iyi izah ettiğini, bilirkişi raporunun sonuç bölümünde açıkça mera tahsis hesabında teknik hata olmadığından da söz edildiğini, bu nedenle müvekkili köye yapılan tahsis işleminin doğru olduğunu, davacı tarafın davasının ispat edilemediğini, bilirkişi ek raporunun sonuç bölümünden de görüleceği üzere, davaya konu mera komisyon kararında bahsedilmeyen ... ada... ada ... ada ... ada ... no'lu parsellerin de müvekkili köy tüzel kişiliği adına tespitinin yapıldığını ve fakat bu tespitin davaya konu mera komisyon kararından sonra olup bu parsellerin zayıf meralardan oluştuğunu, ek raporda da belirtildiği üzere davaya konu mera komisyon kararında sözü edilmeyen dört adet meranın vasfının davaya konu meraya göre farklı olduğunu, dava konusu tahsis kararındaki meraların ise iyi vasıflı olanlardan olup zayıf vasıflı 4 adet mera ile davaya konu meraların aynı ihtiyacı gidermesinin mümkün olmadığını, ayrıca fen bilirkişisinin ek raporunun lehlerine olacak şekilde düzenlenmiş olmasına rağmen yerel mahkemece rapor aleyhine karar verildiğini, dosya kapsamında aldırılan kök rapor ve iki ek raporun da davalı köyün lehine olmasına rağmen yerel mahkemece bu raporların aksine karar verilmiş olup ve fakat bu raporlardaki görüşlerden neden ayrılındığının izah edilmediğini, kararın "gerekçe" kısmında lehe olan bilirkişi raporlarından söz edilmediğini ve delillerin değerlendirilmesinde yerel mahkemece hata edildiğini belirterek; kararın bozulmasını istemiştir. Davalı Hazine vekili: Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili idarenin meraya ilişkin davalarda mevzuat hükümleri gereği yasal hasım olup davada taraf sıfatının devam etmesi gerektiğini, ancak yasal hasım olması sebebiyle aleyhe kararlarda yargılama giderlerine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, tahsis çalışmalarının ... Köyünde 2019/19 No.lu İl Mera Komisyonu Kararına istinaden 20.11.2019-20.12.2019 tarihleri arasında, ... Köyünde ise; 2022/12 No.lu İl Mera Komisyonu Kararına istinaden 15.08.2022-15.09.2022 tarihleri arasında askıya çıkartılarak tamamlandığını, dava konusu köylere ait hayvan sayılarının TÜRK-VET bilgi sisteminden alınan veriler ve meraya çıkan hayvan sayıları üzerinden belirlendiğini, il mera komisyonu kararında ve bu amaçla hazırlanan ilgili köylerde ve kurumlarda askıya çıkartılan tahsis evraklarında, tahsis edilen yerin niteliği, miktarı, sınırları, hayvan sulama yerleri, tahsis amacı, otlatma kapasitesi, aile işletmelerinin BBHB (Büyükbaş Hayvan Birimi) otlatma hakkı ve otlatabilecekleri hayvan sayısının açık olarak yazıldığını belirterek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; mera komisyonu kararının iptali istemine ilişkindir. 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile bölge adliye mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 010e1e98787e7107 831f7070f4b8e40e