7. Hukuk Dairesi 2024/4578 E. , 2025/3292 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1372 E., 2024/1829 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çay Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/2 E., 2024/226 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu ... ada ... parsel sayılı taşınmazda bulunan 2.780,00 m2 üzerinde kurulu istasyonun bir parçası olan şu an tapuda farklı ada ve parselde kayıtlı ve davalının haksız olarak elinde bulundurduğu ... ada ... parselde yer alan 807,8 m2 alana sahip (yeni ... ada ... parsel) sayılı taşınmaz için müvekkili ile davalı arasında farklı tarihli taşınmaz satış sözleşmelerinin düzenlendiğini, müvekkilinin edimlerini yerine getirdiğini ancak davalının tapu devrini gerçekleştirmediğini ileri sürerek ... ada ... parselde yer alan 807,8 m2 alana sahip taşınmazın (yeni ... ada ... parsel sayılı taşınmaz) tapu kaydının iptali ile davacı adına tescili mümkün olmadığı takdirde müvekkili tarafından ödenen bedelin denkleştirici adalet ilkesi gereği güncel bedelinin ödenmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dayandığı, müvekkilinin imzasını taşımayan gayrimenkul satış sözleşmelerinin delil başlangıcı sayılamayacağı, bu davada tanık deliline dayanılması ve dinletilmesinin HMK gereğince mümkün olmadığını, tanık dinletilmesi isteğine muvafakatlerinin olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "davacının ... ada ... parsel sayılı taşınmazın adına tescilini talep ettiği, taraflar arasında 2.780 m2 büyüklüğünde olduğu beyan edilen ... ada ... parsel sayılı taşınmazın devrine dair 20.08.2015, 25.08.2015 tarihli imzasız harici sözleşmelerin bulunduğu ve davalının imzasını taşımayan kendisi tarafından hazırlandığı söylenen 25.08.2015 tarihli taşınmaz devrine dair harici yazılı belge sunulduğu, davacının inançlı temlik hukuki sebebinin ispatı için yazılı delil sunması gerekmekte olup tanık beyanları ile talebinin ispatının söz konusu olamayacağı, taşınmazların devrine dair yapılan harici sözleşmelerin geçersiz olduğu sabit olmakla birlikte akdedildiği iddia olunan sözleşme içeriklerinde davalının imzasının da bulunmadığı, imzası bulunmayan belgenin içeriğinden dolayı davalının herhangi bir yükümlülük altına girdiğinin kabulünün mümkün olmadığı, ayrıca davacıya devri yapılan ... ada ... parsel sayılı taşınmazın ve adına devri istenilen ... ada ... parsel sayılı taşınmazın tüm ifraz ve tescile dair belgelerinin incelenmesinden geçmişte bir bütün olduklarına dair bir husus da görülmediği, davacının inanan olarak kendisine 2780 m2 büyüklüğünde taşınmazın devredileceğine dair davalının bir yükümlülük altına girdiğini ispata kabul herhangi bir delil sunulmadığından davanın sübut bulmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "davacı tarafından dayanılan harici satış sözleşmelerinde davalının imzasının olmadığı, davalının imzası olan 20.08.2015 tarihli sözleşmede ... ada ... parselin devrinin kararlaştırıldığı ve bu taşınmazın davalı tarafından davacıya devredildiği, dayanılan sözleşmelerde yer alan beyanlarında inançlı temlik beyanı olmadığı, yemin delili ile inanç sözleşmesi iddialarının kanıtlanmadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesince yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinin doğru olduğu" gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Mahkemece, eksik inceleme ve araştırma neticesinde karar verildiğini, müvekkilinin terditli talepte bulunduğunu mahkeme gerekçesinde tapu iptali ve tescil açısından değerlendirme yapıldığını ancak alacak talebi açısından bir değerlendirme yapılmadığını, b. Satış sözleşmelerinin, davalının eli ürünü olup eldeki dava için önemli bir delil olduğunu beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, harici satışa dayalı tapu iptal ve tescil mümkün olmadığı takdirde alacak istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d43738a71fd5950a 79c94ab7a361fb62