7. Hukuk Dairesi 2025/1774 E. , 2025/3325 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/224 E., 2025/230 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/436 E., 2023/170 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili idare adına kayıtlı İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... caddesinde bulunan ... ada, ... parsel sayılı 6.550,00 m² sahalı taşınmazın krokisinde (B) ile işaretli 3.685,85 m²'lik kısma park, yol ve kaldırım yapmak suretiyle davalının işgal ettiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 01.07.2021 - 31.12.2021 tarihleri arası için 24.300,00 TL işgal tazminatının işgal tarihinden itibaren işleyecek 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Kanunu hükümlerince gecikme zammı ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ecrimisil tazminatının şartlarının oluşmadığını, dava konusu taşınmazın kullanılmasından müvekkili belediyenin herhangi bir gelir elde etmesinin söz konusu olmadığını ve kötüniyetinin bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu yerden kiraya verilerek yararlanılabilmesi ve gelir elde edilebilmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmazın .... Vakfı adına kayıtlı olduğu, davalı ... tarafından park yol ve kaldırım olarak kullanıldığının bilirkişi raporunda tespit edildiği anlaşıldığından bilirkişi raporunda yapılan hesaplama ve ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne, 27.000,00 TL ecrimisil bedelinin dönem sonundan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı davasını 24.300,00 TL üzerinden harçlandırarak kısmi dava niteliğinde açmış, alınan bilirkişi raporu ile alacağın tamamı 27.000,00 TL olarak belirlenmiş ve ıslah gözetilerek bu miktar üzerinden hüküm verildiğinden hükme esas alacağın tamamı üzerinden dava değerinin kararın verildiği 2024 yılı itibari ile istinaf edilebilirlik sınırının altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurma dilekçesinin miktar yönünden usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ecrimisil tazminatının şartlarının oluşmadığını, zamanaşımı defi ve hak düşürücü süre itirazlarının bulunduğunu, talep edilen ecrimisil bedelinin fahiş olduğunu, faize ve başlangıcına, 06.03.2023 tarihli bilirkişi raporuna ve hesaplamaya itiraz ettiklerini, davacının zarara uğradığını kanıtlayamadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık ecrimisil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 04.06.2025 tarihli ve 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 20. maddesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "parasal sınırların artırılması" başlıklı Ek 1. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "hükmün verildiği" ibaresi "davanın açıldığı" şeklinde değiştirilmiş, değişiklik Kanunun Resmi Gazete'de yayımı tarihi olan 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 6100 sayılı Kanun'un "Zaman bakımından uygulanma" kenar başlıklı 448. maddesinde yer alan "Bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanır." hükmü gereğince, parasal sınırlara ilişkin yapılan bu değişikliğin, kanunun yürürlük tarihinden itibaren uygulanacağı, tamamlanmış işlere ise uygulanma imkanının bulunmadığı kuşkusuzdur. Tüm bu açıklamalara göre eldeki davada; Bölge Adliye Mahkemesince 03.02.2025 tarihinde nihai kararın verildiği ve bu tarih itibariyle usul işlemlerinin tamamlandığı, 7550 sayılı Kanun'la getirilen davanın açıldığı tarihteki parasal sınırların uygulanacağına ilişkin düzenlemenin 04.06.2025 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe girdiği dikkate alındığında, yeni düzenlemenin eldeki davaya uygulanma imkanının bulunmadığı anlaşılmıştır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. K A R Ş I O Y Dava, ecrimisil istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince; alacağın tamamının değeri olan 27.000,00 TL'nin karar tarihi olan 2024 yılı itibariyle istinaf kesinlik sınırı olan 28.250 TL'nin altında olduğu için istinaf isteminin kesinlikten reddine karar verilmiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; Dairenin sayın çoğunluğu tarafından karar onanmıştır. 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 44 üncü maddesiyle 6100 sayılı Kanuna eklenen ve 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren "Parasal sınırların artırılması" başlıklı Ek 1. madde hükmü uyarınca, 362. maddedeki parasal sınırların her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılacağı ve parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı belirtilmiştir. 04.06.2025 tarihli ve 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "parasal sınırların artırılması" başlıklı Ek 1. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "hükmün verildiği" ibaresi "davanın açıldığı" şeklinde değiştirilmiş, değişiklik Kanunun Resmi Gazete'de yayımı tarihi olan 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Somut olayda; davanın açıldığı 2022 yılında istinaf sınırı 8.000,00 TL'dir. 6100 sayılı Kanunun "Zaman bakımından uygulanma" kenar başlıklı 448 inci maddesinde yer alan "Bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanır." hükmünün, bu değişikliğin yapıldığı tarihten sonraki kararlara uygulanabilirliği görüşüne katılmak mümkün değildir. Zira, paranın alım gücündeki düşüşte gözetilerek davanın her iki tarafı için de güvence olan üst yargı denetimini sağlamak amacıyla, maddenin değişiklikten önceki ilk metniyle ilgili Anayasa Mahkemesi tarafından hak arama özgürlüğü temel amaç olmak üzere iptal kararı verildikten sonra, kanun koyucu tarafından hüküm tarihi yerine dava tarihini öncelenmiş ve mevcut değişiklik yapılmıştır. Bu göz ardı edilemez bir gerçektir. Yürürlük tarihinden önceki kararlar yönünden tamamlanmış işlem yorumu yapmak, hak arama özgürlüğünü zedeleyen, hakkın özünü yargısal denetimden uzak tutan bir yaklaşımdır. Yargısal uygulamalarla açığa çıkan "kazanılmış hak" ilkesini, mevcut değişiklikle daha adil ve sağlıklı sonuçlar elde edilmesine vesile olabilecek üst mahkeme denetiminin önüne almak, hak arama özgürlüğünün sınırlandırılmasıdır ve adalete güven temel kuramını da etkilemektedir. Dairemiz tarafından denetim yapıldığı tarih itibariyle HMK'nın parasal sınırlara ilişkin Ek 1. maddesinin 2. fıkrası yürürlüktedir. Bu itibarla, temyiz incelemesinin de yürürlüğe girmiş bu kanun maddesine göre "dava tarihi" esas alınmak suretiyle yapılması gerekmektedir. Açıklanan gerekçeyle, miktar yönünden dava tarihi itibariyle istinaf incelemesi mümkün hale geldiği için, Dairece Bölge Adliye Mahkeme kararının işin esasının incelenmesi yönünde hükmün bozulması gerekirken, yazılı gerekçeyle onanmasına ilişkin sayın çoğunluğun kararına katılmıyoruz.