Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Kasım 2025 › 2025/2131 E., 2025/4947 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/2131 E., 2025/4947 K. (24.11.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2131
Karar No
2025/4947
Karar Tarihi
24.11.2025
Konu
Tazminat, Tapu

7. Hukuk Dairesi 2025/2131 E. , 2025/4947 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1489 E., 2025/290 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : (Kapatılan)Ankara 13. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2019/494 E., 2022/202 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ... ile davalı arasında düzenlenen ön ödemeli konut satış sözleşmesi uyarınca 417 45... sayılı parseldeki (L-7) Blok 59 numaralı bağımsız bölümü dava dışı ...’ın aldığını, dava dışı ...’ın bu sözleşmeden kaynaklı hakkını davalının onayı ile 16.12.2016 tarihli sözleşme ile davacıya temlik ettiğini, bu edinim nedeniyle davalıya ödemesi gereken 215.000,00 TL bedelden 115.000,00 TL kısmını ödediğini, bakiye 100.000,00 TL kısmını ise ödemeye hazır olduklarını, 2016 yılında tarafına teslim edilen taşınmazın tapu kaydının devredilmediğini ileri sürerek, taşınmazın adına tescilini veya rayiç bedelden ödediği bedel oranındaki kısmın dava tarihinden itibaren işleyen temerrüt faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yetkili mahkemenin İstanbul tüketici mahkemesi olduğunu, tapu kaydında gözüken haciz alacaklılarının davada yer alması gerektiğini, davacının dayandığı sözleşmenin biçimine uygun olmadığından geçerli olmadığını, davacının bedel ödeme edimini yerine getirmediğini, teslime hazır hâle getirdiği taşınmazın devrinin süresinde talep edilmediğini, davacının kötüniyetli olduğunu belirterek davanın reddinin savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; davacının edimlerini yerine getirerek tapu iptali ve tescile hak kazandığı gerekçesiyle dava konusu taşınmazın davacı adına tesciline ve depo edilen bakiye 100.000,00 TL’nin tescil ile birlikte davalıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın üzerinde bulunan haciz alacaklarının davaya dâhil edilmesi gerektiğini, davacının edimlerini yerine getirmediğini, 100.000,00 TL'yi ödemeden tapu devri isteyemeyeceğini, davacının usulüne uygun tapu devri talebinde bulunmadığını, yetki itirazında bulunduklarını, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ön ödemeli konut satışının temlikine dayalı tapu iptali ve tescil istemi, olmazsa tazminat istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesi gereğince Mahkemece infaza elverişli hüküm tesis edilmelidir. Anılan madde hükmünde kararda bulunması gereken hususlar tek tek sayılarak ayrıntılı biçimde gösterilmiştir. Bu itibarla, Mahkemece verilen hüküm fıkrasının açık ve icra edilebilir olması gereklidir. Aksi hâlde hukukî belirlilik gereği açık ve infaz kabiliyeti bulunması gereken hüküm fıkrasının özellikle icrası sırasında şüphe veya tereddütler doğmasına ve hükmün icra edilememesi gibi durumlarla karşılaşılır. Somut olayda; davanın kabulü ile davaya konu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik yok ise de; Mahkemece birlikte ifa kuralı gereği tapu kayıt ve tescil kararı verilmesinden sonra davacı tarafından depo edilen bedelin hükmün kesinleşmesiyle birlikte davalı yana ödenmesine karar verilmesi gerekirken tescil anında ödenmesine karar verilmesi doğru değildir. Hükmün bu nedenle bozulması gerekmekte ise de; bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun’un 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesinin hüküm fıkrasının düzeltilerek onanması gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan “tescil anında” ibaresinin çıkartılarak yerine “karar kesinleştiğinde” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Kasım 2025 kararlarının tamamı