7. Hukuk Dairesi 2025/955 E. , 2025/4944 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2899 E., 2024/2093 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/392 E., 2022/493 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nin eşi ve diğer müvekkillerinin babası olan muris ....'un 07.07.2017 tarihinde hastanede kalp krizi sonucu hayatını kaybettiğini, geçirdiği felç nedeniyle uzun süredir yatalak olan murisin konuşup yazamadığını, davacıların murise karşı mirasçılıktan çıkarılmalarını gerektirecek bir tavır ya da yasada belirtilen fiilleri olmamasına karşın, murisin ..... Noterliğinin 10... tarihli ve ... yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki vasiyetname başlıklı işlemi ile müvekkillerini mirasçılıktan çıkardığını, bu işlemlerde murisin kız kardeşi davalının etkili olduğunu, bu işlemin yanı sıra aynı tarihte davalının kendisi lehine ölünceye kadar bakım sözleşmesi karşılığında murisin tüm mal varlığını üzerine geçtiğine dair ..... Noterliğinde işlem tesis edildiğini ileri sürerek, müvekkillerinin mirasçılıktan çıkarılmasına ilişkin muris tasarrufunun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki iddiaların doğru olmadığını, davacılardan eş ....'nin murise kötü davrandığını, murisin bu nedenle boşanma davası açtığını, diğer davalıların da murise karşı bakım yükümlülüklerini yerine getirmediklerini, tasarruf tarihinde murisin akıl sağlığının yerinde olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 22.12.2022 tarihli ve 2017/392 Esas, 2022/493 Karar sayılı kararı ile "... Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 4. İhtisas Kurulunun mütalaasında...murisin, işlem tarihinde fiil ehliyetini azaltacak veya ortadan kaldıracak mahiyet ve derecede herhangi bir akli arıza içinde bulunduğunu gösteren tıbbi bulgu ve belgeye rastlanmadığı, kendisinde mevcut sistemik hastalıklarının da tek başına fiil ehliyetini etkilemeyeceği, murisin işlem tarihinde telkinlere mukavim olabileceği, kendi hür iradesi istikametinde serbest olarak eylem ve işlemlere girişebileceği tıbbi kanaatine varıldığı, bu duruma göre muris ....'un, işlem tarihi olan 10.04.2012 tarihinde fiil ehliyetini haiz olduğunun belirlendiğini, davacıların miras bırakana karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmediğinin mirasçılıktan çıkarmadan yararlanan tarafından ispatlandığı..." gerekçesiyle "...davanın reddine..." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 31.12.2024 tarihli ve 2024/2899 Esas, 2024/2093 Karar sayılı kararı ile "...istinaf başvurusunun esastan reddine...." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1. İlk Derece Mahkemesince rapor içeriğinin gerçeğe aykırı olduğuna dair ileri sürdükleri iddia ve itirazlar hakkında yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığını, 2. Çıkarma işlemine yönelik tasarrufun murisin anlama yetisi ve iletişiminin zayıf olduğu bir dönemde tanzim edildiğini, 3. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin emsal kararlarında belirtilen şekil noksanlıklarının Mahkemece dikkate alınmadığını, muris konuşmadığı hâlde sözlü beyanda bulunduğu belirtilerek vasiyetname başlıklı belgenin tanzim edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, 4. Mirastan çıkarılma sebeplerinin gerçekleşmediğinin Mahkemece gözetilmediğini, 5. Ölünceye kadar bakım sözleşmesinin de iptalinin gerektiğini, bu sözleşmenin iptaline karar verilmemesi hâlinde müvekkillerinin saklı paylarına denk gelen davalıya intikal etmiş tapu kayıtlarının iptali ile çıkarmaya yönelik vasiyetnamenin şekil şartlarına aykırılık nedeniyle iptaline karar verilmesi gerekirken, davanın reddi kararının hatalı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, mirasçılıktan çıkarmanın iptali istemine ilişkindir. 1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 511. maddesinde: "mirasçılıktan çıkarılan kimse, mirastan pay alamayacağı gibi; tenkis davası da açamaz. Miras bırakan başka türlü tasarrufta bulunmuş olmadıkça, mirasçılıktan çıkarılan kimsenin miras payı, o kimse mirasbırakandan önce ölmüş gibi, mirasçılıktan çıkarılanın varsa alt soyuna, yoksa mirasbırakanın yasal mirasçılarına kalır. Mirasçılıktan çıkarılan kimsenin altsoyu, o kimse mirasbırakandan önce ölmüş gibi saklı payını isteyebilir." hükmü yer almaktadır. 2. Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup re’sen yargılamanın her aşamasında göz önünde bulundurulması gerekir. Savunma hakkı, Anayasanın 36. maddesi ile güvence altına alınmış olup, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27. maddesinde de “hukuki dinlenilme hakkı” başlığı altında ayrıca düzenlenmiştir. Hâkim, tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. Buna göre hakim iddia ve savunma haklarını kullanabilmeleri için tarafları duruşmaya davetle zorunludur. 3. 4721 sayılı Kanun'un 511. maddesinin 2 ve 3. fıkraları hükmü gereği, mirasçılıktan çıkarılan kimselerin alt soyu, o kimseler miras bırakandan önce ölmüş gibi saklı payını talep edebileceklerdir. 4. Somut olayda; muris tarafından..... Noterliğinin 10.04.2012 tarihli ve ... yevmiye numaralı ölüme bağlı tasarruf işlemi ile davacıları mirasçılıktan çıkarıldığı, davacıların mirasçılıktan çıkarılmayı gerektiren sebeplerin bulunmadığı iddiasıyla ölünceye kadar bakım sözleşmesinde bakım yükümlüsü olan davalıya karşı eldeki davayı açtıkları, Mahkemece hatalı olarak davacıların alt soyu olan mirasçılara usulüne uygun şekilde husumet yöneltilmeden ve davada yer almaları sağlanmadan hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. 5. Bu durumda Mahkemece, davacıların alt soyu olan mirasçıların davada yer almalarının sağlanması ve daha sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmaksızın yargılama yürütülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR 1. Yukarıda (V.B.1-4) numaralı bentte açıklanan sebeplerle İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3. Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 524005e2d8f3f87f 8fbb1aa01076bff5