7. Hukuk Dairesi 2025/4518 E. , 2025/4945 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/502 E., 2024/403 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; Suriye uyruklu miras bırakanlar ... .... kızı .......’nın 16.07.1964 tarihinde, .......oğlu ....’nın 29.04.1974 tarihinde öldüğünü, mirasbırakan ... ....’ya dair Halep Sulh Hukuk Mahkemesinin 16.02.1976 tarihli 114 Esas, 114 Karar mirasbırakan ....’ya dair Halep Sulh Hukuk Mahkemesinin 07.06.1976 tarihli 151 Esas, 151 Karar sayılı yabancı mirasçılık belgelerinin Gaziantep 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1984/626 Esas ve 1984/472 Karar sayılı ilâmı ile tanınmalarına ve tenfizine karar verildiğini, mirasbırakanların mirasçılarının bir kısmının Türk vatandaşı bir kısmının Suriye vatandaşı olduğunu, her iki mirasbırakanın da Türkiye’de pek çok sayıda taşınmazının bulunduğunu, taşınmazlara 1062 sayılı Kanun ve bu Kanuna dayanılarak çıkarılan 1939, 1942, 19 57... tarihli kararnamelerle getirilen sınırlamalar gereğince Hazine tarafından el konulduğunu, Türkiye’de bulunan taşınmaz malların Türk yargısının münhasır yetki alanında olmasına karşın belirtilen Kanun ve Kararnameler gözetilmeksizin ve belirtilmeksizin, yasal düzenlemelere aykırı olarak yasal hasım olan Hazineye husumet yöneltilmeksizin taşınmazların intikali sonucunu doğuran yabancı mirasçılık belgelerinin tanınmasına karar verilemeyeceğini ileri sürerek, Gaziantep 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1984/626 Esas ve 1984/472 Karar sayılı ilâmının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; mirasbırakanların Suriye uyruklu olduğuna ilişkin ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının iddiasına dayanak evrakın asıllarını sunması gerektiğini, 01.10.1966 gün ve 6/7104 sayılı Bakanlar Kurulu kararnamesindeki hükümlerin, 1966 yılından önce öldüğü iddia olunan mirasbırakan .....’nın mirasçıları hakkında uygulanamayacağını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI Mahkemece Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma ilâmına uyarak yaptığı yargılama sonucu 13.04.2016 tarihli, 2014/969 Esas, 2016/331 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Mahkemenin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararının süresi içinde davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince verilen 04.02.2021 tarihli, 2017/1856 Esas, 2021/645 Karar sayılı kararı ile; "...mirasçılık belgelerinde pay verilen ve davalılar dışında kalan kök mirasbırakanlar ... .... ve ....’nın tüm mirasçılarının davaya dahil edilmesi gerektiği..." gerekçesiyle "...mahkeme kararının bozulmasına..." karar verilmiştir 2. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda karar başlığında yer alan 20.04.2024 tarihli ve 2021/502 Esas, 2024/403 Karar sayılı karar ile; "...veraset ilâmının tanınmasına ve tenfizine yönelik kararın sadece mirasçların tespitine yönelik olduğu, murislerin .... uyruklu olduğu kesinleşmiş dahi olsaydı.....' nın 1976 tarihinde öldüğü, ....' nın ise 1964 tarihinde öldüğü tarihte yürürlükte bulunan 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin 517. maddesine göre mirasın ölümle açılacağı, 519. ve 522. maddelerinde ise mirasçı olabilmek için sağ ve mirasçılığa ehil olunması gerektiği belirtilmiştir. Yine aynı sayılı Kanunu'nun 539. maddesi uyarınca davalı Türk vatandaşı mirasçıların mirası bir bütün olarak ve kanun gereği kazandığı gözetilirse miras hakkı her durumda mirasçılara geçeceği, muristen kalan taşınmazlara yönelik 1062 sayılı Kanun ve bu kanuna dayanılarak çıkartılan 1939, 1942, 1957,1966 tarihli Kararnameler ile getirilen sınırlamaları, murisi Suriye uyruklu olan mirasçısı Türk vatandaşı mirasçılara uygulanamayacağı..." gerekçesiyle "...davanın reddine..." verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Mahkemenin yukarıda (IV.2.) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde dava dilekçesinde yer alan nedenlere dayanarak; a. Dava konusu ve iptali istenen kararda yer alan murislerin Suriye uyruklu olduğunu, mirasçıların ise bir kısmının Suriye vatandaşı bir kısmının ise Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduklarını, b. MÖHÜK hükümleri uyarınca tanıma ve tenfiz kararı verilebilmesi için kesinleşmiş bir mahkeme kararının bulunması gerektiğini, mirasçılık belgesi ise bu niteliği taşımadığından hakkında tanıma kararı verilemeyeceğini, c. Gaziantep 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin Suriye Mahkemesince verilen mirasçılık belgesinin tanınmasına ilişkin yapılan yargılamasında Hazine'nin taraf gösterilmediği, Bakanlar Kurulu Kararnameleri gereği Hazine'nin yargılamada yer alması nedeniyle de tanıma kararının iptale tabi olduğunu ileri sürerek ve re'sen belirlenecek sebepler gözetilerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; mirasçılık belgesinin iptali istemine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı Hazine vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı Hazine vekilinin yerinde olmayan tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç konusunda karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, İlama karşı 15 günlük yasal sürede karar düzeltme yolunun açık bulunduğuna, 24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a813839b3261d01d fae22a1395c05a43