Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Kasım 2025 › 2025/1127 E., 2025/4950 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/1127 E., 2025/4950 K. (24.11.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1127
Karar No
2025/4950
Karar Tarihi
24.11.2025
Konu
Tazminat, Tapu

7. Hukuk Dairesi 2025/1127 E. , 2025/4950 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/658 E., 2024/1099 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların Samsun ili, .... ilçesi, .... Mahallesi, 116 39... parsel sayılı taşınmazda 39/1200 oranında hissedar olduğunu, dava konusu taşınmazın dava dışı bir kısım hissedarlarının hisselerini dava dışı ....'a sattığını, ....'ın da bu hisselerini 11.02.2015 tarihinde 20.000,00 TL'ye davalı ...'e sattığını ve adına tescil ettirdiğini, yapılan satışın davacıların bilgisi ve rızası dışında yapıldığını, davacıların ön alım haklarının doğduğunu ileri sürerek taşınmazda yasal ön alım hakkının tanınması suretiyle davalı üzerindeki taşınmaz payının davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı, usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 06.10.2015 tarihli ve 2015/155 Esas, 2015/451 Karar sayılı kararı ile; paylı mülkiyet sahibi olan davacıların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 732. maddesi gereğince ön alım haklarının bulunduğu, yasal süre içerisinde ön alım hakkının kullanıldığı ve satış bedeli ile harç olmak üzere toplam 20.400,00 TL’nin davacı tarafından davalı adına depo edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 4721 sayılı Kanun’un 732. maddesi gereğince, davacılara tanınan yasal ön alım hakkı sebebiyle 116 39... parsel sayılı taşınmaza ilişkin 11.02.2015 tarihli ve.... yevmiye No.lu işlem ile davalının ....’dan iktisap ettiği 133/1200 hissenin tapu kaydının iptali ile iptal edilen bu hissenin davacılar adına eşit oranda tapuya kayıt ve tesciline, tapudaki satım bedeli olan 20.000,00 TL ile davalının ödediği 400,00 TL tapu harcı olmak üzere toplam 20.400,00 TL olarak depo ettirilen bedelin karar kesinleştiğinde davalıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma kararı Mahkemenin 06.10.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı asılın temyiz isteminde bulunması üzerine; Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 02.11.2017 tarihli ve 2015/17711 Esas, 2017/8038 Karar sayılı kararı ile; davalının fiili taksim savunmasında bulunduğu göz önüne alınarak taraf delilleri toplanıp usulüne uygun keşif yapılarak, özellikle zeminde davacının ve davalının veya davalıya pay satan kişilerin kullandığı yer olup olmadığının belirlenmesi ve davacının taşınmazın belli bir yerini kullanıp kullanmadığının araştırılması, bilirkişilerden tanıkların ve tarafların gösterdiği yerleri gösterir denetime elverişli krokiye bağlanmış rapor alınması, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Verilen Direnme Kararı Mahkemenin 17.04.2018 tarihli ve 2018/92 Esas, 2018/205 Karar sayılı kararıyla davalının davaya cevap vermediği, temyiz dilekçesi ile fiili taksim iddiasında bulunduğu, davaya cevap verilmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 128. maddesine göre davayı inkâr etmiş sayılacağı ve inkâra yönelik delili sonradan bildiremeyeceği, cevap dilekçesi sunmayan, duruşmalara katılmayan davalının temyiz dilekçesi ile bildirmiş olduğu fiili taksim iddiasının açık kanun hükümleri karşısında dinlenilme olanağının bulunmadığı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir. C. Hukuk Genel Kurulu Kararı Mahkemenin direnme kararına karşı davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine; Hukuk Genel Kurulunun 15.02.2023 tarihli ve 2021/(14)7-676 Esas, 20123/96 Karar sayılı kararıyla; Mahkemece davalının fiili taksim savunması dikkate alınmak suretiyle taraf delillerinin toplanması ve mahallinde usulüne uygun keşif yapılarak, özellikle zeminde davacının ve davalının (davalıya pay satan kişilerin) kullandığı yer olup olmadığının belirlenmesi ve davacıların taşınmazın belli bir yerini kullanıp kullanmadığının araştırılması, bilirkişilerden tanıkların ve tarafların gösterdiği yerleri gösterir denetime elverişli haritaya bağlanmış rapor alınması, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle karar bozulmuştur. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece, fiili taksim olmadığı açıklanarak şartları oluşan davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dinlenen tanıkların beyanlarının güvenilir olmadığını, ön alım bedelinin 10 yıllık süre içinde enflasyon karşısında değerini kaybettiğini, fiili taksim hususunda yeterince araştırma yapılmadan karar verildiğini, vekâlet ücreti hesabında nemalandırılan değerinin de eklenerek hesap yapılmasının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Ön alım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tâbi taşınmazlarda payın üçüncü kişiye satılması hâlinde, diğer paydaşlara o payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve payın üçüncü kişiye satılması ile kullanılabilir hâle gelir. Ön alım hakkının kullanılmasıyla bu hakkı kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olur. Ön alım bedeli, tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masrafların toplamından ibarettir. 3. Somut olayda; yargılama sürecinde paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma nedeniyle Mahkemece ön alım bedelinin neması hesap ettirilerek depo edilen bedele eklenmiş olması yerinde ise de; bu miktar (neması) dava değerine dâhil olmadığından satış bedeli ve neması olarak hesaplanan değerin toplamı üzerinden vekâlet ücretinin hesaplanması doğru değildir. 4. Hükmün bu nedenle bozulması gerekmekte ise de; bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7 hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

V. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı vekilinin vekâlet ücretine yönelik temyiz itirazının kabulü ile; Mahkeme kararının, hüküm fıkrasının (6) numaralı bendinde yer alan “23.692,38 TL” ibaresi çıkarılarak yerine "20.400,00 TL" yazılmak suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 24.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! aa894f5913db1061 98216bc7b06420d8

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Kasım 2025 kararlarının tamamı