Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/19 E., 2025/2703 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/19 E., 2025/2703 K. (20.05.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/19
Karar No
2025/2703
Karar Tarihi
20.05.2025
Konu
Tapu

7. Hukuk Dairesi 2025/19 E. , 2025/2703 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2880 E., 2024/2695 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 13. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/480 E., 2024/217 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ..., ... D Blok, Kat:4 D:17 .../İstanbul'da bulanan taşınmazı davacının 22.11.2019 tarihinde satın aldığını, dava konusu taşınmazın davalı tarafından haksız olarak işgal edildiğini, davalı tarafa ... 51. Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin tebliğ edildiğini, verilen süreye rağmen davalının taşınmazı tahliye etmediğini beyanla, dava konusu taşınmaza davalının el atmasının önlenmesi ile şimdilik 100,00 TL ecrimisil bedelinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının fuzuli işgalci olmadığını, davalı ile davaya konu taşınmazın inşa eden şirket arasında 30.12.2017 tarihli gayrimenkul satış sözleşmesi bulunduğunu, davalının hukuken geçerli bir sözleşmeye istinaden bu taşınmazda oturduğunu, geçerli olan bu sözleşmenin feshedilmediğini, tapunun verilmemesi sebebiyle şirket hakkında takip yaptıklarını ve dava açtıklarını, taşınmazın anahtarının davalıya verildiğini ve davalının tapuda devri beklediğini, davalının sözleşmeden doğan haklarının engellenmesi amacıyla davacıya satışın yapıldığını, davalının kötü niyetli olmadığını, mağdur olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davalı tarafından dava konusu taşınmaza yönelik olarak açılan ve mülkiyet iddiasında bulunulan herhangi bir tapu iptal ve tescil davası bulunmadığı, dava konusu taşınmazın davalı kullanımında olduğu, davalının davaya konu taşınmazı kullanmasını gerektirir haklı bir nedeninin bulunmadığı, bu nedenle davacının davalıdan taşınmaza yönelik olan el atmasının önlenmesi ve ecrimisil talep edebileceği, davacı tarafından keşide edilen ihtarnamede davalıya tahliye için 30 günlük süre verildiği, bu sürenin bitiminde davalının artık kötüniyetli sayılması gerektiği kanaatiyle davanın kısmen kabulü ile; davalının dava konusu taşınmaza el atmasının önlenmesine ve 2.519,44TL ecrimisil alacağının dava tarihi olan 07.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a.Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın gerekçe içermediğini, b.Davalının dava konusu taşınmazı inşaat şirketinden satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını ve kendisine tapu verileceği inancı ile taşınmazda ikamet ettiğini, bu nedenle kötü niyetli olmadığını, bu hususların tanık beyanları ile de ispatlandığını, c. Davacı tarafça keşide edilen ihtarname ekinde malik olduğunu gösteren tapunun bulunmadığını, d.Davalı tarafça dava dışı şirkete karşı ... 8. Tüketici Mahkemesine açtıkları davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, e.Davacı ile dava dışı satıcı şirketin anlaşmalı hareket ettiğini, mahkemece bu hususta araştırma yapılmadığını beyanla hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! fe6809bff8186d45 82fe8f6dff23280b

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı