7. Hukuk Dairesi 2025/1981 E. , 2025/2701 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1776 E., 2025/320 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/267 E., 2018/133 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; mülkiyeti Hazineye ait olan ... ilçesi, ... (Kapanan) Beldesinde kain 1353 parsel numaralı taşınmazın, ... Belediye Encümeninin 03.08.2005 tarih, 8 sayılı ve 17.08.2005 tarih, 10 sayılı encümen kararlarıyla imar uygulamasına tâbi tutulduğunu, yapılan imar uygulaması sonucu 1353 parsel numaralı taşınmazın 129 ada 6 parsel ve 131 ada 2 parsel olarak tapuya tescil edildiğini, ... (Kapanan) Belediyesinin yapmış olduğu imar uygulamasının iptali için Adana 1. İdare Mahkemesinin 2008/1250 Esas sayılı dosyası ile iptal davası açıldığını, Mahkemenin 2008/2141 Karar sayılı ilâmı ile imar uygulamasının iptaline karar verildiğini, yerel Mahkeme kararının kesinleştiğini, tüm bu nedenlerle dava konusu ... Beldesinde imar uygulaması sonucu 1353 parselden oluşturulan ... 129 ada 6 parsel ve 131 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile 1353 parselin imar öncesi eski hâle dönüştürülerek Hazine adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Belediyece yapılan imar uygulamasının iptal edildiğini, ... tarafından 17 adet iptal ve tescil davası ile 56 milyon TL'lik tazminat davası açıldığını, davaların derdest olduğunu, 2007 yılında bu bölgede ... Mahallesinde bazı yerlerin Bakanlar Kurulu kararıyla "Enerji İhtisas Bölgesi" olarak değerlendirildiğini, 2012 yılında Adana Valiliği tarafından görevlendirilen teknik personele geri dönüşüm dosyaları hazırlattırıldığını, ancak tapuda geri dönüşüm dosyalarının yalnız başına tescil edilemeyeceği belirtilerek kapanan ... Belediyesine eksiklikler ile birlikte iade edildiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davacının eldeki kadastral parselin ihyasına yönelik tapu iptali ve tescil davasını açtığı tarih itibarıyla, İdare Mahkemesinin şuyulandırma işlemini iptal etmesi nedeniyle, 1353 sayılı imar parselinin sicil kaydının dayanağının bulunmadığı; ne var ki yargılama sırasında yeniden imar düzenlemesi yapıldığı ve imar parsellerinin sicil kayıtlarının geçerliliğini koruduğu; idari işlem ayakta durduğu sürece tapu iptali ve tescil isteğinin dinlenme olanağının bulunmadığı, bu durumda ilk uygulama nedeniyle açılan eldeki tapu iptali ve tescil davası yargılama sırasında yapılan yeni bir imar uygulaması nedeniyle konusuz kaldığından, Mahkemece konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Mahkemece yeterli araştırma yapılmadan karar verildiğini, 2. Lehlerine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; kadastral parselin ihyası istemine ilişkindir. Bilindiği üzere sulh, görülmekte olan bir davanın taraflarının karşılıklı anlaşma ile dava konusu uyuşmazlığa son vermeleridir. Sulh sözleşmesi mahkeme önünde yapılabileceği gibi mahkeme dışında da yapılabilir. Taraflar, mahkeme dışında yapmış oldukları yazılı bir sulh sözleşmesini mahkemeye verirler ve buna (yazılı sulh sözleşmesine) göre davada sulh olduklarını bildirirlerse, bu yazılı sulh sözleşmesinin mahkemeye verildiği duruşma tutanağına yazılır (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun m.154,3/f). Bu hâlde, mahkemeye verilen yazılı sulh sözleşmesinin ayrıca tutanağa geçirilmesine (yazılmasına) gerek yoktur. Çünkü duruşma tutanağında eklendiği yazılı olan belgelerin içeriği de tutanak metni hükmündedir (6100 sayılı Kanun.m.154,4). Ancak bu hâlde, mahkemeye verilen yazılı sulh sözleşmesinin duruşmada tarafların önünde okunması, okunduğunun da duruşma tutanağına yazılması ve ondan sonra tutanağın (m.154,3/ç’ye göre) taraflara (veya sulh için yetkili vekillerine) imza ettirilmesi gerekir. Böylece, mahkeme dışı sulh, mahkeme içi sulha dönüşür. Mahkeme önünde sulh şarta bağlı olarak yapılabilir. Sulh sözleşmesinin şarta bağlı olarak yapılmış olması hâlinde, mahkemenin, böyle bir sulh sözleşmesine dayanarak esas hakkında karar (hüküm) vermesi imkansızdır. Çünkü şarta bağlı hüküm verilemez. Taraflar şarta bağlı şekilde sulh olmakla, davaya son vermek istediklerinden, başka bir deyişle davanın takibinden vazgeçtiklerinden (6100 sayılı Kanun.m.123), bu hâlde mahkemenin “karar verilmesine yer olmadığına” biçiminde bir kararla davayı sonuçlandırması gerekir (6100 sayılı Kanun.m.315,1). Sulh şarta bağlı değilse, sulh üzerine mahkemenin vereceği karar, tarafların talebine göre iki şekilde olabilir: 1.Taraflar, mahkemenin, sulhe (sözleşmesine) göre bir karar vermesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verilir (6100 sayılı Kanun.m.315,1). Taraflar sulhu tespit etmesini isterlerse, o zaman mahkeme, sulhu 6100 sayılı Kanun'un 154,3/ç maddesine göre tutanağa geçirir ve “karar verilmesine yer olmadığı” (6100 sayılı Kanun.m.315,1/c.2) biçiminde bir kararla davanın son bulduğunu tespit etmekle yetinir. Çünkü, davanın sahibi taraflardır ve hâkim onların talebinden fazlaya karar veremez (6100 sayılı Kanun.m.26). 2.Taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, mahkeme, sulh sözleşmesine göre bir karar (hüküm) vermek zorundadır. Özellikle tarafların, aralarındaki uyuşmazlığın esaslı noktalarında sulh olmaları hâlinde, bunun bütün ayrıntıları ile birlikte bir mahkeme kararında (hükmünde) belirtilmesini istemelerinde hukuki yararları vardır. Taraflar sulh olurken aynı zamanda yargılama giderleri hakkında da bir anlaşmaya varmışlarsa, mahkeme, tarafların anlaşmasına göre tarafların ödeyecekleri yargılama giderlerini sulh nedeniyle davayı sona erdiren kararında belirtir. Taraflar, sulh sözleşmesinde yargılama giderlerinden söz etmemişlerse mahkeme, yargılama giderleri üzerinde de bir anlaşmaya varmaları için taraflara bir imkân verir. Taraflar, yargılama giderleri hakkında bir anlaşmaya varamazlarsa mahkeme, yargılama giderlerini, sulh sözleşmesindeki (kısmi) kabul ve feragat edilen miktarlar oranında taraflar arasında paylaştırır (6100 sayılı Kanun.m.326,2); yani taraflardan birini, o oranda yargılama gideri ödemeye mahkûm eder. Taraflardan biri (veya her ikisi) davayı bir vekil (avukat) vasıtasıyla takip etmiş ise, mahkeme, karşı tarafı (veya her iki tarafı) sulh sözleşmesindeki kabul ve feragat oranında vekâlet ücreti ödemeye mahkûm eder (6100 sayılı Kanun.m.323,1/ğ; 326,2). Bu vekâlet ücretine, tarifeye göre hükmedilir. Somut olaya gelince; İlk Derece Mahkemesi hüküm tarihinden sonra ve kararın temyiz edilmesinden önce taraflar arasında 01.08.2019 tarihli bir sulh sözleşmesi yapıldığı, dava konusu taşınmazların da sulh protokolü kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda Mahkemece, taraflar arasında düzenlenen 01.08.2019 tarihli sulh sözleşmesi uyarınca değerlendirme yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 373/1 maddesi gereğince ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.