7. Hukuk Dairesi 2025/105 E. , 2025/3714 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/3060 E., 2024/2865 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Çatalca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2022/335 E., 2024/114 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-karşı davalı vekili, katılma yoluyla davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde; kayyımla idare edilen taşınmazın davalı tarafından haksız kullanımı nedeniyle 01.01.2017 - 30.09.2021 tarihleri arası döneme ait 34.954,00 TL ecrimisil alacağının her dönem sonu itibarıyla işleyecek (kademeli) yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı-karşı davacı vekili cevap dilekçesinde, asıl davanın reddini savunmuş; karşı davasında ise, davalı İdare tarafından müvekkili Şirket aleyhine haksız olarak düzenlenen 20.10.2021 tarih ve 6350 sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, “ecrimisil talebinde bulunulan 05/05/2017-30/09/2021 tarihleri arasında davalı/karşı davacı şirketin haksız işgalci konumunda olduğu, davacının davasını ispat ettiği anlaşıldığından asıl davanın kabulü ile 05/05/2017-30/09/2021 tarihleri arasında hesaplanan ecrimisil bedeli olan 20.050,20 TL'nin, dönem sonu işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı yana ödenmesine; karşı davanın ise reddine” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; “asıl davanın kesinlik sınırı içinde kaldığı ve kesin karar niteliğinde olduğu gerekçesiyle davacı-karşı davalının istinaf dilekçesinin usulden reddine; karşı dava yönünden ise istinaf yoluna başvuran tarafın bu başvurusundan feragat etmesi veya istinaf başvurusunda istinaf incelemesinin esas incelemesine girilmediğinden ret edilmesi durumunda katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunan tarafın başvurusunun da reddi gerektiği gibi asıl ve karşı davaların ayrı ayrı davalar olması nedeni ile karşı davada reddedilen hususların katılma yolu ile istinaf edilemeyeceği gerekçesiyle davalı-karşı davacının katılma yoluyla istinaf başvurusunun usulden reddine” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı-karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; talepleri doğrultusunda asıl davanın tamamen kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. 2. Davalı-karşı davacı vekili katılma yoluyla verdiği temyiz dilekçesinde özetle; asıl davanın öncelikle usulden aksi kanaatte olması durumunda esastan reddini, karşı davanın da kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık asıl davada ecrimisil; karşı davada ecrimisil ihbarnamesinin iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Miktar veya değeri istinaf kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Kanun’un 344. maddesi uyarınca istinaf edilemez. İstinafa konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca istinaf dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Kanun’un 348/2 hükmüne göre, “İstinaf yoluna başvuran, bu talebinden feragat eder veya talebi bölge adliye mahkemesi tarafından esasa girilmeden reddedilirse, katılma yolu ile başvuranın talebi de reddedilir.” Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı-karşı davacıya yükletilmesine, onama harcı davacı-karşı davalıdan peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ce96ec609a7a8ca2 e68e5c155fd1c826