7. Hukuk Dairesi 2025/168 E. , 2025/3685 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3288 E., 2024/1524 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/174 E., 2023/208 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu 5086 parsel sayılı taşınmazda paydaş olduğunu, davalının taşınmazdaki 3/ 20... .11.2015 tarihinde 400.000,00 TL karşılığında satın aldığını, ancak satış bedelinin yüksek gösterildiğini, aslında olması gereken bedelin 50.000,00 TL olduğunu ve yasal ön alım hakkını kullanmak istediğini ileri sürerek davalı adına kayıtlı olan payın iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yasal süre içinde açılmadığını, davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını ve açılan davanın kötüniyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1.Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.09.2021 tarihli ve 2016/43 Esas, 2021/275 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir. 2.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 10.05.2022 tarihli ve 2022/1296 Esas, 2022/921 Karar sayılı kararındaki "...25.05.2021 tarihli oturumda davacı vasisine 2 aylık süre verildiği, ancak bu sürenin kesin süre olduğunun açıkça belirtilmediği, kesin süreye riayet edilmemesi halinde yaptırımın 'davanın reddine' olacağının da belirtilmediği, vasinin vesayet makamından gerekli izinleri almadan böyle bir ara kararı yerine getirmesinin beklenemeyeceği..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak dosyanın yeniden karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 3.Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.09.2023 tarihli ve 2022/174 Esas, 2023/208 Karar sayılı kararındaki "...dava konusu paya yönelik ön alım davasının açıldığı tarih ile ön alım bedelinin depo edildiği tarih arasında uzunca bir zamanın geçtiği, bu süre gözönüne alındığında önalım bedelini zamanında depo etmeyerek kullanması nedeniyle davacının amacı dışında zenginleştiği, nemalandırılmayan satış tarihindeki miktarın depo edilmesi nedeniyle enflasyon oranında veya faiz getirisinden mahrum kalınması oranında davalının da fakirleştiği, bir tarafın diğer taraf zararına azımsanamayacak derecede oransız bir çıkar sağladığı, bu durumun 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırı olacağı, davanın açıldığı tarih olan 15.02.2016 tarihi ile ön inceleme duruşmasının yapıldığı 30.06.2016 tarihi ve bedelin depo ettirildiği 08.12.2022 tarihi gözetildiğinde ön alım bedelinin depo edildiği tarih ile dava tarihi arasında olması gereken makul sürenin geçtiği, ön inceleme aşamasında ön alım bedelinin depo edilmediği, ön inceleme tarihi olan 30.06.2016 tarihi ile davacı tarafça resmî senet ve yazılı satış bedeli ile tapu masrafı toplamı olan 408.000,00 TL'nin depo edilmiş olduğu 23.11.2022 tarihine kadar nemalandırılması hâlinde ulaşacağı değerin belirlenmesi için dosyanın hesap uzmanı bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından sunulan denetime elverişli bilirkişi raporunda belirlenen 530.353,37 TL'nin davacı tarafça depo edildiği, davacı tarafın muvazaa iddiasında bulunduğu, dava konusu yerin değerinin 50.000,00 TL olduğunu iddia ettiği, muvazaa iddiasının kanıtlanması için değer konusundaki raporun tek başına yeterli olmadığı, davacı tarafça dinletilen tanıkların, gerçek bedelin açıkça ne kadar olduğu konusunda beyanda bulunmadığı, bu nedenle davacı tarafın muvazaa iddiasını kanıtlayamadığı, davacıya tapu harç bedeli de eklenerek 408.000,00 TL bedeli ve bilirkişi raporunda hesaplaması yapılan 30.06.20 16... .11.2022 tarihleri arasında nemalandırılması hâlinde ulaşacağı tutarın 938.353,37 TL olduğu, eksik kalan 530.353,37 TL'yi de depo etmek üzere sürenin verildiği ve süresinde depo bedelinin yatırıldığı..." gerekçesiyle davanın kabulü ile Kocaeli ili, ... ilçesi, 26 00... parsel (eski 5086 parsel) sayılı taşınmaz üzerinde davalı ... adına kayıtlı olan 3/20 oranındaki paya ilişkin tapu kayıtların iptali ile işbu payın davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline; depo edilen 408.000,00 TL ve 530.353,37 TL'nin nemaları ile birlikte karar kesinleşmesi halinde davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili tarafından ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 22.10.2024 tarihli ve 2024/3288 Esas, 2024/1524 Karar sayılı kararındaki "...dava konusu taşınmazın satış bedelinin resmî satış senedinde gösterilen bedelin altında 50.000,00 TL olduğu, satış bedelinin gerçeği yansıtmadığı, satış işleminin tarafı olmayan davacının bu iddiasını her türlü delil ile ispat edebileceği, ancak bilirkişi incelemesi neticesinde davaya konu payın değerinin 222.867,87 TL olarak hesaplandığı, davalıya ait banka kayıtlarından 360.000,00 TL'nin satış için gönderildiğinin anlaşıldığı, resmî senette bedelin 400.000,00 TL olarak belirtilmesi karşısında, davacı tanık beyanlarına itibar edilmeyerek 12.11.2015 tarihinde yapılan satış sebebiyle davacının önalım hakkı bulunduğu kabul edilerek satış bedeli, satış masrafları ve makul sürenin aşılması sebebiyle ön inceleme tarihi ile karar tarihine yakın tarih için işleyecek faiz bedelinin depo edilmesi şartıyla davanın kabulüne karar verilmesinde ve ispatlanamayan 350.000,00 TL üzerinden davalı yan lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediği, ön alım bedelinin 4721 sayılı Kanun'un 734/2 maddesi uyarınca tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç, masrafların toplamı ve bu bedellere ön inceleme tarihi ile karar tarihine en yakın tarih için işleyecek faiz toplamından ibaret olduğu, bu nedenle davalının taşınmazın satış bedelinin güncellenmesi talebinin de yerinde olmadığı..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; - Satış bedelinin muvazaalı olarak yüksek gösterildiğini, - Davalı tanıklarının dava konusuna ilişkin bilgilerinin olmadığını, - Muvazaa iddiasının ispatlanmış olduğunu, - Ön alım hakkının muvazaalı satış bedeli üzerinden tanınmasının doğru olmadığını, - Depo kararının kanuna aykırı olduğunu, - Yargılamanın müvekkilinin davranışları sebebiyle uzamadığını, - Karşı taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; - Davanın uzamasına davacının sebep olduğunu, - Ön alım hakkının üçüncü kişinin menfaatine zarar vermemesinin gerektiğini, - Mahkemece hükmedilen bedelin kabul edilebilmesinin mümkün olmadığını, - Öncelikle davanın reddini mümkün olmadığı takdirde depo kararı verilecekse dava konusu taşınmazın güncel rayiç değeri üzerinden depo kararının verilmesinin gerektiğini ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na göre yasal ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ile davalı vekili tarafından ayrı ayrı verilen temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 6e1d29274aa45b49 cb95f58840a412b1