Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/3797 E., 2025/2105 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/3797 E., 2025/2105 K. (17.04.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3797
Karar No
2025/2105
Karar Tarihi
17.04.2025
Konu
Tapu

7. Hukuk Dairesi 2024/3797 E. , 2025/2105 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/514 E., 2024/965 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2023/61 E., 2023/534 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ile davalı Şirket arasında 06.01.2015 tarihinde imzalanan ön ödemeli konut satış sözleşmesi uyarınca müvekkilinin 75.000 Amerikan Doları konut bedelini davalıya ödediği hâlde davalı Şirketin inşa etmiş olduğu "...Sitesi"ndeki, B Blok, 36 bağımsız bölüm numaralı meskenin devir ve teslimini hâlâ gerçekleştirmediğini, davalının aynı sözleşme uyarınca Mayıs 2017'den devir tarihine kadar müvekkiline ödemesi gereken aylık 300 Amerikan Doları cezai şartı da ödemediğini, davalının şahsı ve sahibi olduğu şirketler adına bankalardan kullanmış olduğu krediler nedeniyle dava konusu mesken üzerine ipotek konulduğunu, müvekkilinin tapunun her türlü takyidattan arındırılmış olarak kendisine devredilmesini talep ettiği hâlde bir sonuç alamadığını ileri sürerek; davanın kabulü ile 06.01.2015 tarihli sözleşme uyarınca bedelinin tamamı ödenmiş meskenin tapu kaydının iptalini, takyidattan ari olarak müvekkili adına tescilini, sözleşme uyarınca Mayıs 2017 itibarıyla davalı tarafından ödenmesi gereken aylık 300 Amerikan Doları cezai şartın faiziyle davacıya ödenmesini, bunun mümkün olmaması hâlinde 75.000 Amerikan Doları konut satış bedelinin ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak faiziyle müvekkiline geri ödenmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... Ürünleri İnş. Taah. Harf. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkili Şirket arasında sözleşme bulunmadığından dosyanın görevli asliye hukuk mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, müvekkil Şirketin projelerine konu taşınmazların satışı konusunda ...le müvekkili Şirket arasında harici bir anlaşma bulunduğunu, dava konusu dairelerle ilgili sorumluluğu sebebiyle müvekkili Şirketin ...'e rücuu söz konusu olup davacının ifa talebi bulunduğundan davalı ile adi ortaklığı olan..............,'in davaya dahil edilmesini ve davanın açılmasına sebebiyet vermeyen müvekkili aleyhine yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek; davanın reddini savunmuştur. 2. İhbar olunan ...A.Ş. vekili dilekçesinde; müvekkiline ihbar edilen davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, zira müvekkilinin imzalanan sözleşmenin tarafı olmadığını, müvekkili Banka ile davalı Şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi uyarınca kullandırılan kredilerin teminatı olarak davalı Şirket tarafından müvekkili Banka lehine maliki ... ..... olan taşınmazlar kaydına tesis edilen ipoteklerin resmî şekil şartlarına uygun olduğunu, iyiniyetli üçüncü kişi olarak müvekkilinin tapu kayıtlarına güveninin korunması gerektiğini belirterek; davanın reddini istemiştir. 3. İhbar olunan ... vekili dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketi temsile tam vekâletinin olduğunu, her ne kadar adi yazılı da olsa sözleşmenin geçerli olup davalı Şirketi temsilen müvekkili ile bizzat tüketiciler arasında sözleşmeler akdedildiğini, geçersiz olduğu iddia olunan sözleşmelere istinaden bir kısım tapu devirlerinin davalı tarafından geçekleştirildiğini, ipotekli de olsa taşınmazlardan devredilenlerin bulunduğunu, davalının mevduatlarının ihbar olunan Bankada olduğunu, davalının hesap hareketleri incelendiği takdirde tüketicilerin gayrimenkulleri ipotek tarihlerinden evvel satın aldıklarının anlaşılabileceğini, ihbar olunan Banka ile davalı Şirketin sorumluluğu bulunup müvekkilinin sorumlu olmadığını, davanın müvekkili yönünden öncelikle husumet yönünden reddi gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Temsilcinin yaptığı sözleşmeyle uyumlu olarak, dava konusu dairelerin yargılama esnasında davalıya devredildiği, evvelindeki teslim olgusu davalı tarafça ispat edilemediğinden 30/05/2017 tarihi ile 15/05/2018 dava tarihi arası dönem için 3.450 Amerikan Doları cezai şart alacağına ilişkin davanın haklı olduğu..." gerekçesiyle; "davacının tapu iptal ve tescil talebi yönünden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının cezai şart talebi yönünden davanın kabulü ile 3.450 Amerikan Dolarının dava tarihinden işleyecek devlet bankalarının Amerikan Doları(USD) ye uyguladığı en yüksek faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; Mahkemenin görevine ilişkin itirazlarını yinelediklerini, arada gerçek anlamda bir sözleşme ya da tüketici ilişkisi bulunmadığını, davacı tarafça ileri sürülen sözleşmelerin her zaman düzenlenebilecek türden fotokopi belgeler olup ne zaman düzenlendiklerinin meçhul olduğunu, tahsilata ilişkin belgenin dahi fotokopi olduğunu, dosyadaki hesap hareketlerine bakıldığında para aktarımının olmadığını, hayal ürünü fotokopi belge (sözleşme) ile avantaj elde edilmeye çalışıldığını, uyuşmazlığın esasının müvekkili Şirket ile ihbar olunan M. Mohammed A. Ababtain arasındaki adi ortaklığın tasfiyesindeki çıkar çatışmasından ibaret olduğunu, soyut "Hesaplara aktarıldı." içerikli belgenin her zaman düzenlenebilecek nitelikte olup kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; yüklenicinin (yap-satçı) temliki iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil, takyidatların terkini, cezai şartın tahsili, ikinci kademede takyidattan ari olarak tescilin mümkün olmaması hâlinde bedelin tazmini istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.04.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı