Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/3302 E., 2025/2114 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/3302 E., 2025/2114 K. (17.04.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3302
Karar No
2025/2114
Karar Tarihi
17.04.2025
Konu
Tazminat, Tapu

7. Hukuk Dairesi 2024/3302 E. , 2025/2114 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/3164 E., 2024/748 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 24. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/487 E., 2021/257 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile bir kısım davalıların dava konusu 7630 ada 2 parsel sayılı taşınmazda paydaş olduğunu, müvekkilinin taşınmazın 165 m²’lik kısmı için 2002 yılından beri emlak vergisini ödediğini ve taşınmazın diğer yarısını dava dışı ... ... ve ...’tan satın aldığını, davalılardan ...Belediyesinin 10.11.2015 tarihli encümen kararı ile taşınmazın 10,04 m²’lik kısmının bedeli karşılığında müvekkiline devredilmesine karar verildiğini, müvekkilinin daha sonra davalıların taşınmazda paydaş olduklarını gördüğünü, bu nedenle taşınmazın 320 m²’lik kısmının müvekkiline devredilmesine dair talepte bulunduğunu, ancak talebinin yerine getirilmediğini ve müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek öncelikle davalılar adına kayıtlı olan payların iptali ile müvekkili adına tescilini, aksi halde 10.000,00 TL bedelin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalılardan ... Belediyesi vekili cevap dilekçesinde; satış işleminin tapu müdürlüğünde yapılmasının gerektiğini, davacının ödediği bedeller var ise buna yönelik talebinin zamanaşımına uğradığını, ayrıca iadeye yönelik ödemelerin denkleştirici adalet ilkesine göre hesap edileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde; davanın hukuki dayanağının bulunmadığını, taşınmazın imar parseli olduğunu ve üçüncü kişiler tarafından bedeli karşılığında devir ve teslim edildiğini, müvekkili ile davacı arasında herhangi bir hukuki ilişkinin bulunmadığını ve davalılardan ... Belediyesinin kendisi adına kayıtlı bulunan payı davacıya devrettiğini belirterek davanın reddini istemiştir. 3. Davalılardan ...vekili cevap dilekçesinde, davanın hukuki dayanağının bulunmadığını, taşınmazın imar parseli olduğunu ve üçüncü kişiler tarafından bedeli karşılığında devir ve teslim edildiğini, müvekkilleri ile davacı arasında herhangi bir hukuki ilişkinin bulunmadığını ve davalılardan ... Belediyesinin kendisi adına kayıtlı bulunan payı davacıya devrettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 28.05.2021 tarihli ve 2018/487 Esas, 2021/257 Karar sayılı kararındaki “...davacının adına tescilli 10,04 m2'ye tekabül eden 73/2400 payı 10.11.2015 tarih ve 1796 sayılı ... Belediyesi Encümen Kararı'na dayalı olarak 18.08.2016 tarih ve 19679 yevmiye numaralı satış işlemi ile edindiği, her ne kadar davacı tarafından diğer davalıların taşınmazda hissedar olduklarını sonradan öğrendiği iddiasında bulunulsa da satış işlemine konu 18.08.2016 tarih ve 19679 yevmiye numaralı resmi satış senedinde bizzat imzasının bulunduğu, davalıların taşınmazda davacıya yapılan satış işleminden önce hissedar oldukları, ayrıca tapu kütüklerinin aleniyeti ilkesi gereği davacının satış işlemi sırasında davacıların pay sahibi olduğunu bilebileceği, davacının kendisine yapılan satış kararına ilişkin idari işleme karşı idareye başvurması ve başvurunun sonucuna göre işleme karşı idari yargı yerinde dava açması imkanının bulunduğu, bu yönüyle tapu iptali ve tescil isteminin dinlenilme olanağının bulunmadığı, taşınmaz bedelinin 27.03.2008 tarihinde yatırıldığı, tapu senedinin 18.08.2016 tarihinde verildiği, bu yönüyle sebepsiz zenginleşmeden doğan talep hakkının da bu tarihte öğrenildiği ve geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yıllık yasal zamanaşımı süresi içinde talepte bulunulmadığı, davalı ... vekilince cevap dilekçesi ile zamanaşımı definde bulunulduğu, bedelin iadesi talebinin zamanaşımına uğradığı...” gerekçesiyle "tapu iptali ve tescil talebinin reddine; bedel iadesi talebinin reddine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerinde Bölge Adliye Mahkemesinin 17.04.2024 tarihli ve 2021/3164 Esas, 2024/748 Karar sayılı kararındaki “...dava konusu taşınmazın davacı ve davalı gerçek kişiler adına muhtelif hisseler ve muhtelif tarihli satışlarla hissedar oldukları, davacının davalıların hisselerinin edinim tarihinden sonra davalı belediyeden hisse satın aldığı, davalılar adına yapılan önceki tarihli idari yolla yapılan satışlar iptal edilmeden davanın dinlenme olanağının bulunmadığı, davacının ödediği bedele karşılık davalı belediyeden hisse satın aldığı, bedele ilişkin talebin de dinlenemeyeceği...” gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Kararın usule, kanuna ve hukuka aykırı olduğunu, 2. İdare mahkemesinin taşınmazın aynına yönelik karar veremeyeceğini, 3. Bu nedenle davanın idari yargıda açılmasının mümkün olmadığını, 4. Sebepsiz zenginleşmeye yönelik yapılan tespitin de hatalı olduğunu, 5. Öğrenme tarihinin 20.07.2018 olduğunu ve sürenin de bu tarihten itibaren başlayacağını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; şahsi haktan kaynaklanan tapu iptali ve tescil, aksi halde tazminat istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.04.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı