Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/3786 E., 2025/2078 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/3786 E., 2025/2078 K. (17.04.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3786
Karar No
2025/2078
Karar Tarihi
17.04.2025
Konu
Tapu, Miras

7. Hukuk Dairesi 2024/3786 E. , 2025/2078 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1573 E., 2024/1738 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Küçükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/323 E., 2024/38 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi ... ...in 18.05.1998 tarihinde vefat ettiğini, murislerinin paydaş olduğu İstanbul ili, ..........ilçesi, ........-2 Mah, 1369 ada 10 parsel (yeni 1489 ada,10 parsel) ve 1385 ada 1 parselde (yeni 1504 ada 1 parsel) tapuya kayıtlı bulunan arsa üzerindeki yapılara murisin ölüm tarihinden itibaren davalılar tarafından el konularak kiraya verildiğini, müvekkillerinin Beyoğlu 42. Noterliğinin 06.09.2013 tarihli ihtarnamesi ile davalılardan kira gelirlerinden hisselerine düşen miktarı istemelerine rağmen davalıların müvekkillerine ödeme yapmadıklarını ileri sürerek fazlaya dair hakları şimdilik saklı kalmak kaydıyla; 06.09.2013 tarihinden dava tarihine kadar olan dönem için 160.000,00 TL ecrimisil bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı definde bulunduklarını, davaya konu 1469 ada 10 parsel'deki arsayı müvekkili ...'in satın almasına rağmen tapuda 26.12.2012'de ..........., ........, ve ... adına tescil ettirdiklerini, 1385 ada 1 parsel sayılı taşınmazın yeşil alan olması nedeniyle yapı yapılması ve kullanılmasının yasak olduğunu, 1469 ada 10 parseldeki binayı müvekkillerinin 2010 yılında tamamladıklarını ve ardından 2014 yılında bir kırtasiyeciye kiraya verildiğini, binanın yapımında davacıların ve murisinin herhangi bir katkısının olmadığını, müvekkillerinden ecrimisil talebinde bulunulabilmesi için intifadan men şartının gerçekleşmesi gerektiğini belirterek müvekkillerinin davacıların babası ... ... vefat ettiğinde, davacılara sahip çıktığını, müteveffanın borçlarını ödediğini, davacıların eğitim giderleri dahil her türlü masrafını karşıladıklarını, bu masrafların ecrimisil bedelinden mahsup edilmesini, haksız ve mesnetsiz davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Beyoğlu 42. Noterliğinin 13842 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacılar tarafından intifadan men şartının yerine getirildiği, dava konusu 1489 ada 10 parsel üzerindeki binanın yapıldığı dönemde murisin hayatta olmadığı, Küçükçekmece 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/28 Esas sayılı dosyasında ve bu davada dinlenen tanıkların binanın davalılar tarafından yapıldığını beyan etmiş olmaları birlikte değerlendirildiğinde yıkılan gecekondu yerine halihazırda yapılan muhdesatın davalılara ait olduğunun kabulü ile davacıların arsa üzerinden hesaplanacak ecrimisili talep hakkının bulunduğu, zamanaşımı definde bulunan davalılar yönünden dava tarihinden geriye doğru 5 yıl için ecrimisil hesabı yapılarak davacıların payına isabet eden miktarın 23.743,51 TL olduğu, 1504 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davalılar tarafından kullanılmadığı, davaya konu yerin yeşil alan olarak kullanıldığı ve bu taşınmaz üzerinde TOKİ'nin ön alım hakkına ilişkin şerhin olduğu tespit edildiğinden haksız olarak el atıldığının ispat edilemediği, davalı tarafın mahsup defi talebi yönünden yapılan incelemede; mahsubu talep edilen eğitim giderleri, evlilik masrafları vs. giderlerin dava konusu taşınmazlar için yapılmadığından mahsup edilemeyeceği anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince 08.02.2024 tarihinde karar verildiği, hüküm tarihi itibarıyla miktar veya değeri 28.250,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin verilen kararların kesin olduğu, eldeki davada, davalılar aleyhine talebin kabul edilen kısmının 23.743,51 TL olması, davacılar yönünden aralarında zorunlu (zorunlu) dava arkadaşlığı olmaması ve miras paylarının 1/6 olduğu, birlikte dava açmış olmalarının kesinlik sınırının belirlenmesine etkisi olamayacağı, kararı istinaf eden davacılar yönünden kesinlik sınırının her biri için davalıdan talep ettikleri miktara göre belirleneceği dikkate alındığında davada reddedilen 136.256,49‬ TL'lik talebin davacıların her birinin miras payı olan 1/6 paya isabet eden tutarının 22.709,41 TL olması nedeniyle kararın taraflar yönünden kesin olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf dilekçelerinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; yetersiz ve hükme esas alınması mümkün olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak hukuka ve hakkaniyete aykırı gerekçelerle karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkillerinin toplam değer üzerinden kararı istinaf etme haklarının bulunduğunu, yapılan keşfin eksik ve hatalı olduğunu, tespit olunan değerlerin rayiç bedellerin çok altında kaldığını, bilirkişi raporlarına yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını, ecrimisil hesabında 1489 ada 10 parselde bulunan 3 katlı bina üzerindeki 2 adet baz istasyonunun da dikkate alınması gerektiğini, binanın müvekkillerinin murisi hayattayken ve muris tarafından yaptırıldığını, müvekkillerinden ... ile davalılar arasında imzalanan 13.06.2012 tarihli protokolde 1489 ada 10 parselde bulunan taşınmaz üzerindeki binanın ve yerin % 50 ortağının ... olduğunun, toplanan kiraların % 50' sinin ...'e, diğer % 50' sinin ise davalılara ait olduğunun kararlaştırıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, paydaşlar arasında ecrimisil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacıların temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.04.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 30ce7bd23cb89fd6 620c9a7f403127b2

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı