7. Hukuk Dairesi 2024/3809 E. , 2025/2074 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1338 E., 2024/591 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Akçaabat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/733 E., 2023/368 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalılar ile birlikte Trabzon ili, ........lçesi, ......... Mahallesi, ......... mevkinde bulunan 129 ada 24 parsel numaralı taşınmazda paylı malik olduğunu, bu taşınmazla ilgili ortaklığın giderilmesi davasının Akçaabat Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/1970 Esas sayılı dosyasında hâlen devam ettiğini, taşınmaz üzerinde bulunan bodrum kat, normal kat ve çatı katının müvekkili tarafından 1996-1999 yıllarında yapımına başlanarak tamamlandığını, 2007 yılında geçen kadastro çalışmaları sırasında kargir evin davacı ..., davalılar ..., ... ve ... adına hatalı olarak yazıldığını ileri sürerek, dava konusu kagir evin müvekkiline ait olduğunun tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı .............., cevap dilekçesinde; davaya konu taşınmazda bulunan dede evinin üzerine davacı ... tarafından iki katlı bina yapıldığını beyanla, davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu muhdesatın tarafların murisi zamanında yapılan bir ev olduğunu, davacının izin almadan bu eve el koyduğunu ve bir kısmını izinsiz olarak yıkarak, diğer kısımlarına ise izinsiz olarak ilaveler yaptığını, davacının ortaklığın giderilmesi davasında muhdesat iddiasında bulunmadan, Asliye Hukuk Mahkemesinde muhdesatın aidiyetinin tespiti davası açtığını, murisin sağlığında yapılan tadilat ve ilaveler nedeniyle davacının mülkiyet iddia etmesinin haksız olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Kadastro Kanunu'nun 19. maddesinin muhdesatın tespiti davasının hukuki yarar şartı olmaksızın görülebilmesine izin veren özel yasa hükmü olduğu, ancak 12/3. maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü sürenin de re'sen dikkate alınması gerektiği, somut olayda dava konusu taşınmaz üzerine yapılan yapının kadastro tespitinin kesinleştiği 04.09.2007 tarihinde kadastro tutanaklarında ...... kızları ..., ..., ... ve ...'ye ait olduğunun tespit edildiği, dava konusu muhtesat ile tespit konusu yapının da aynı yapı olduğu anlaşıldığından davanın 21.12.2021 tarihinde açıldığı dikkate alındığında hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle davanın reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olması, kamu düzenine aykırı bir durumun da tespit edilememesi karşısında davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yargılamanın tüm aşamalarında eski tarihli muhdesatın yıkıldığının, yerine davacının dava konusu taşınmazı inşa etttiğinin hem dinlenen tanıklarca hem de keşif mahallinde mahalli bilirkişilerce beyan edildiği, 2007 yılında geçen kadastro çalışmaları sırasında kargir evin davalılar ..., ... ve ... adına hatalı olarak yazıldığını, dava konusu evin kadastro tespitinden sonra yıkılarak yapıldığı için hak düşürücü sürenin geçmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, muhdesatın tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dava dilekçesinde dava konusu taşınmazın 1996-1999 yıllarında yapımına başlanarak tamamlandığı, 2007 yılında geçen kadastro çalışmaları sırasında kargir evin davacı ..., davalılar ..., ... ve ... adına hatalı olarak yazıldığı iddia edildiğinden, davacının lahiyalar teatisi sonrası iddianın genişletilmesi yasağı kapsamındaki dava konusu yapıyı kadastro tespiti sonrası boş arazi üzerine yaptığına dair beyanlarına itibar edilemeyeceğinden kararın yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.04.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.