Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/922 E., 2025/3653 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/922 E., 2025/3653 K. (30.10.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/922
Karar No
2025/3653
Karar Tarihi
30.10.2025
Konu
Tapu

6. Hukuk Dairesi 2025/922 E. , 2025/3653 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1730 E., 2024/1724 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2023/281 E., 2024/268 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 30.10.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davalı vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin, müteahhitliğini yaptığı binadan bir adet konutu harici satış sözleşmesi ile müvekkiline sattığını, konutun bedeli müvekkilince ödenmiş olmasına rağmen, davalının tapuyu devretmeye yanaşmadığını, anlaşmanın dışında fazladan para istediğini ileri sürerek, C blok 12 nolu bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline, bu talebin kabul edilmemesi halinde konut rayiç bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmenin adi yazılı olduğunu ve müvekkilince feshedildiğini, davacıya yaptığı ödemenin yasal faizi ile iade edileceği bildirildiği halde hesap numarası göndermediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın niteliği itibariyle, yüklenicinin temlikine dayalı tapu iptal ve tescil davası olduğu, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine konu taşınmazın haricen satılması ve Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 30.09.1988 tarih ve 1987/2 Esas, 1988/2 Karar sayılı kararında belirtilen koşulların bulunması halinde, satıcı yüklenicinin şekle aykırılığı ileri sürmesinin hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilmesi gerektiği, somut olayda, 27.03.2021 tarihli harici satış sözleşmesi ile dava konusu konutun davalı yüklenici şirket tarafından davacıya satıldığı, davacının konut bedelinin tümünü ödediği, adi yazılı olarak düzenlenen alacağın temliki sözleşmesinin geçerli olduğu, dava konusu taşınmazın büyük oranda tamamlandığı ve kullanıma hazır olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Dava konusu dairenin, satış sözleşmesine konu daire olmadığını, davacı 12 nolu dairenin tescilini talep etmiş ise de sözleşmeye konu dairenin 11 nolu daire olduğunu, bu dairede üçüncü bir kişiye satıldığından ifa imkansızlığı doğduğunu, öte yandan bilirkişinin dairenin rayiç bedelini fazla hesapladığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasında haricen düzenlenen konut satış sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun HMK’nın 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Taraflar arasında düzenlenen sözleşme, 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 40. maddesinde tanımlanan ön ödemeli konut satış sözleşmesi niteliğindedir. Sözleşmenin adi yazılı şekilde yapıldığı açık ise de aynı yasanın 41/1. maddesindeki açık hüküm karşısında, davalı satıcı resmî şekle uyulmadığından bahisle sözleşmenin geçersizliğini ileri süremez. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Yargıtaydaki duruşmada vekille temsil olunmadığından davacı yararına duruşma vekalet ücreti takdir edilmesine yer olmadığına, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 4bf44fb0ac70beab 76a7a98a84397ed7

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı