Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/832 E., 2025/3652 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/832 E., 2025/3652 K. (30.10.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/832
Karar No
2025/3652
Karar Tarihi
30.10.2025
Konu
Tazminat

6. Hukuk Dairesi 2025/832 E. , 2025/3652 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/511 E., 2024/874 K. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekilince duruşmalı, davacı ... Araçları İşl. ve Otom. Tic. Ltd. Şti. vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 30.10.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davalı şirket vekili Avukat ... ile davacı şirket vekilleri Avukat ..., Avukat ....'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında, müvekkili şirketi ait üç adet vincin davalıya kiralanmasına ilişkin üç ayrı sözleşme düzenlendiğini ve vinçlerin davalı kiralayana teslim edildiğini, daha sonra sözleşmeler müvekkilince feshedilmesine rağmen davalının bunları iade etmediğini, vinçlerin toplam bedeli olan 933.000,00 Euro'nun tahsili amacıyla aleyhinde başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde bahsi geçen vinçlerden bir tanesinin hiç teslim edilmediğini, sözleşmelerde vinçlerin operatörleri ile birlikte kiralandığını, bu nedenle davacının temel yükümlülüğünün operatör sağlamak olduğunu, operatörlerin, Irak'ta faaliyet gösteren terör örgütünün fabrika binasını ele geçirmesi nedeniyle vinçleri sahada bırakarak Türkiye'ye döndüklerini, bu nedenle vinçlerin hiç kullanılmadığını ve bölgede kaldığını, davacının bu hususları tek taraflı imzaladığı ibraname ile de kabul ettiğini, süresiz olarak imzalanan bu ibraname ile tarafların sözleşmeden kaynaklanan tüm vaat ve taahhütlerinin durdurulduğunu, mücbir sebep teşkil eden terör olayları nedeniyle sözleşmelerin ifâ olanağının kalmadığını, bölgede güvenlik sağlanana kadar vinçlerin alınmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Davanın ilk açıldığı Adana 5. Sulh Hukuk Mahkemenin 31.10.2019 tarihli ve 2017/1473 Esas, 2019/1265 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF Adana 5. Sulh Hukuk Mahkemenin 31.10.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 10.11.2020 tarihli kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 10.11.2020 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 02.06.2021 tarih ve 2021/1455 Esas, 2021/5893 Karar sayılı kararıyla, taraflar arasındaki uyuşmazlığın kira sözleşmesinden değil hizmet sözleşmesinden kaynaklandığı, bu durumda her iki tarafın tacir olduğu da gözetilerek, 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesi uyarınca, Asliye Ticaret Mahkemesinin davaya bakmakla görevli olduğu belirtilerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur. Bozma sonrası dosyanın gönderildiği İlk Derece Mahkemesinin (Asliye Ticaret Mahkemesi) ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmenin 9. maddesinde, araçların değerleri de belirtilerek, mücbir sebep, savaş vs. tüm sebepler dahil herhangi bir sebeple zayi olmaları halinde davalı kiracının sorumlu olacağının düzenlendiği, davalı kiracı bölgedeki terör olayları nedeniyle araçların tesliminin mümkün olmadığını savunmuş ise de sözleşmenin açık hükmü karşısında, bu durumun davalının sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı ve sözleşmede belirtilen araç bedellerini davacıya ödemekle yükümlü olduğu, sözleşmelerin üç adet araç için yapıldığı, ancak bu araçlardan bir tanesinin davalıya teslim edildiğinin ispat edilmediği, bu nedenle davalının 285.000 Euro bedelli Mercedes-Benz marka ... ile 550.000 Euro bedelli ... marka vincin bedelinden sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile itirazın 875.000 Euro asıl alacak, 212,75 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 835.212,75 Euro yönünden iptaline, takibin bu miktarlar üzerinden devamına, icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Maddi anlamda kesin hüküm itirazlarının mahkemece dinlenmediğini, b. Taraflar arasında imzalanan 08.06.2015 tarihli ibraname ile mücbir sebep oluştuğunun ve bu ortadan kalkana kadar sözleşmenin askıda kalacağının, tarafların sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getiremeyeceklerinin belirlendiğini, c. Kuzey Irak'ın Sincar bölgesinde IŞİD terör örgütünün fabrika ve iş makinalarını el geçirdiğini, bu durumun sözleşme uyarınca mücbir sebep teşkil ettiğini ve sözleşmeye konu iş makinalarının iadesinin imkansız hale geldiğini, d. Sözleşmenin 9. maddesinde yer alan ve mücbir sebepten davalı kiracıyı sorumlu tutan düzenlemenin TBK'nın 334. maddesine aykırı olduğunu, bu düzenlemenin aynı zamanda genel işlem koşulu olduğunu, mahkemece bu kapsamda değerlendirme yapılmadığını, e. Dosyada alınan bilirkişi raporlarının hüküm vermeye elverişli olmadığını, bilirkişilerin tespit ettiği makina değerleri arasında çelişkiler bulunduğunu, müvekkilinin iade borcu olduğunun kabulü halinde dahi makinaların sözleşme veya icra takip tarihindeki Tür Lirası değerleri üzerinden iadeye hükmedilmesi gerektiğini, f. Bölgedeki terör olaylarının bitmesi üzerine, iş makinalarının davacı tarafından bir şekilde ülkeye getirilerek kullanılmaya devam edildiğine dair duyum almaları üzerine, ilgili adreslerde delil tespiti yaptırdıklarını, tespit raporlarının ve fotoğrafların dosyaya sunulduğunu, mahkemece bu konunun tam ve gereği gibi araştırılmadığını, g. Sözleşmeye konu makinalardan ... Marka vincin yargılama devam ederken, Yapı Kredi Finansal Kiralama tarafından 17.05.2021 tarihinde davacıya satıldığını ve davacı adına tescil edildiğini, mahkemece bu hususun araştırılmadığını, h. Yine dava devam ederken davacının makinaların zorunlu trafik sigortalarını yaptırdığını, söz konusu araçlar fiilen ellerinde değil ve Türkiye'ye getirilememiş ise bu sigortaların neden yapıldığını, bu durumun suç teşkil ettiğini, eğer bu araçlar yurt dışında ise resmi kayıtlarının kapatılması gerektiğini, ı. Davacının icra takibine konu alacağını İş Bankasına temlik ettiğini, bu nedenle taraf ehliyetinin kalmadığını, kanun yollarına başvuramayacağını, i. Mahkemece dosyaya sunulan hukuki mütalaaların dikkate alınmadığını, j. İcra inkâr tazminatına hükmedilmesinin koşullarının oluşmadığını, alacağın likit olmadığını, k. Kararın faiz yönünden de hatalı olduğu, devlet bankalarının Euro cinsinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanmasına karar verilmiş ise de davacının takip talebinde ticari faiz talep ettiğini, l. Taraflar arasınaki sözleşmenin hizmet sözleşmesi niteliğinde olduğunu, makinaların davacının operatörleri tarafından kullanıldığını, onların muhafazası altında olduğunu, davacının makinalar üzerindeki dolaylı zilyetliğinin devam ettiğini, bu itibarla iş makinalarını davalının iade etme borcu bulunmadığını, makinaların gidiş geliş nakliye ve gümrük masraflarının davacının sorumluluğunda olduğunu, m. Dosyaya hem ihtiyati haciz nedeniyle hem de tehiri icra kararı almak üzere iki ayrı teminat mektubu sunduklarını, tehiri icra kararı verildiğinden, ihtiyati haciz nedeniyle sunulan Vakıfbank'a ait 05.01.2018 tarihli 3.315.200,50 TL bedelli teminat mektubunun iadesi gerektiğini beyan etmektedir. 2. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. ... marka vincin de davalıya teslim edildiğini, aksi yöndeki mahkeme kararının doğru olmadığını, b. Taraflar arasındaki sözleşmede ticari faiz kararlaştırıldığı halde, mahkemece, devlet bankalarının Euro cinsinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizin uygulanmasına karar verildiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen hizmet sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; Taraflar arasında düzenlenen 17.12.2012 başlama tarihli sözleşme ile 1997 model ... marka ..., 01.07.2012 başlama tarihli sözleşme ile ....Benz marka ... ve 01.07.2012 başlama tarihli sözleşme ile 1999 Model ... marka ..., davacı şirket tarafından operatörleri ile birlikte davalıya kiralanmıştır. Sözleşmelerde ayrıca vinçlerin motor, şase ve plaka numaraları ile bedelleri ayrı ayrı belirtilmiştir. Sözleşmelerin “Sorumluluk ve Teminat” başlıklı hükümlerinde; “Kiralanan makinanın bedeli…olup makinanın çalınması, herhangi bir şekilde zayi olması ve kullanılamaz hale gelmesi (mücbir sebep, savaş vb. tüm nedenler dahil olmak üzere), makinanın kullanıcıdan doğan arızası ve doğabilecek yedek parça temini, kaza ve hasarları ve iş kazası durumunda meydana gelecek her türlü hukuki, yasal, vergisel ve cezai sorumluluk tamamen kiracıya aittir” düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda, sözleşmelere konu vinçler, davalı kiracı tarafından Kuzey Irak Sinjar bölgesindeki çimento fabrikasında kullanılmak üzere kiralanmış ve 03.08.2014 tarihinde bölgede faaliyet gösteren terör örgütünün fabrika sahasını ele geçirmesi nedeniyle Ülkemize getirilememiştir. Davacı kiralayan bu nedenle sözleşmelere konu vinçlerin bedellerinin tahsili istemiyle işbu dava konusu icra takibine girişmiştir. Mahkeme gerekçesinde de açıklandığı üzere, sözleşmenin “Sorumluluk ve Teminat” başlıklı az yukarıda anılan düzenlemesi uyarınca, mücbir sebep nedeniyle vinçlerin zayi olmasından davalı kiracı sorumlu olup aksi yöndeki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak, davalı bu makinalardan.... marka ... ile ... marka vincin, davacı tarafından sonradan bir şekilde Türkiye’ye getirildiğini, bu hususta aldıkları duyum üzerine, Adana 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/103 D.İş sayılı dosyası ile İzmir 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/210 D. İş sayılı dosyalarında delil tespiti yaptırdıklarını, davacının bu vinçler için trafik sigortası yaptırmaya devam ettiğini, sonuç olarak bu iki vincin davacının tasarrufunda bulunduğu savunarak, bu husustaki delillerini dosyaya sunmuştur. Mahkemece, bahsi geçen vinçlerin davacının tasarrufunda bulunup bulunmadığı araştırılmamış, davalının bu husustaki delilleri gerekçeli kararda tartışılmamıştır. Bu durumda, bu iki vincin trafik tescil dosyaları getirtilerek, delil tespit dosyalarında motor ve şase numaralarının belirlenmediği de dikkate alınarak, gerekirse mahallinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak, söz konusu araçların davacı tarafından Ülkemize getirilip getirilmediği, delil tespitine konu araçlar ile sözleşmeye konu araçların aynı araçlar olup olmadığı, araçların davacının tasarrufunda bulunup bulunmadığı tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirlenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak dava konusu.... marka ... ile .... marka ... yönünden yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. 3. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Taraflar arasında düzenlenen 17.12.2012 başlama tarihli sözleşme ile .... model ... marka, ... plakalı ... davalıya kiralanmıştır. Mahkemece, davalıya teslim edildiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın 1997 model ... .... ... yönünden reddine karar verilmiş ise de bu ... için de diğer iki vinçte olduğu gibi davalıya teslim yapıldığına dair taraflar arasında ayrıca bir belge düzenlenmemiştir. Vince ilişkin belirtildiği gibi 17.12.2012 başlama tarihli kira sözleşmesi düzenlenmiş ve dosya arasında bulunan Gümrük Müdürlüğü yazılarında da bu vincin Kuzey Irak yönüne çıkış yaptığı belirlenmiş, Türkiye’ye giriş yaptığı yönünde herhangi bir işlem kaydı bulunmadığı bildirilmiştir. Bu durumda, .... model ... marka vincin kendisine teslim edilmediğini ispat yükü davalıya ait olup bu hususta herhangi bir delil sunmadığından, bu vincin de davalıya teslim edildiği kabul edilerek, bedelinin tahsiline yönelik icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeye dayalı olarak, bu ... yönünden davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.

VI. KARAR Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının, (3) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının taraflar yararına BOZULMASINA, Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan taraflar yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin, taraflardan karşılıklı alınarak, birbirlerine verilmesine, Peşin alınan harçların istek hâlinde taraflara iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine gönderilmesine, 30.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı