6. Hukuk Dairesi 2025/859 E. , 2025/1784 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.) SAYISI : 2024/153 E., 2024/860 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 01.11.2012 tarihinde ... Termal Turizm Yatırım A.Ş. ile ... İnşaat Madencilik ve Stratejik Danışmanlık A.Ş arasındaki danışmanlık hizmet sözleşmesi imzalandığını, davalı ile 02.11.2012 tarihinde bir sözleşmeye daha imza atarak müvekkilinin projeye verdiği destek için sözleşme tarihinde henüz inşaat aşamasında olduğu için devremülklerin davacı üzerine sözleşme tarihinden 36 ay sonra tescilinin yapılacağına karar verildiğini, davanın konusu olan 02.11.2012 tarihli sözleşmeye göre müvekkilinin projeye verdiği destek için devremülkleri 36 ay geçmesine rağmen ... 11. Noterliği'nin 442667 yevmiye no'lu ihtarname gönderilip tescil talep edilmiş olmasına rağmen devremülklerin müvekkili davacıya tescili bugüne kadar yapılmadığını ileri sürerek, devremülklerin tapu iptal tesciline; devre mülklerin davalı üzerinde bulunmaması tescilin mümkün olmaması halinde rayiç bedelinin tespit edilerek bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ... Termal Turizm Yatırım A.Ş, ... İnşaat Madencilik ve Stratejik Danışmanlık A.Ş.'den danışmanlık almak amacıyla 01.11.2012 tarihinde danışmanlık hizmet sözleşmesi akdedildiğini, daha sonra 01.08.2013 tarihinde sözleşmedeki danışman tarafın davacı yan ile değiştirilmek suretiyle sözleşmede taraf değişikliğine gidildiğini, sözleşmenin yeni tarafı yani davacı yan ile sözleşmenin ilk imzalandığı taraf arasında organik bağın olduğunu, bu bağın müvekkili firmanın davacı tarafa 05.01.2015 tarihinde ... 1. Noterliği'nden keşide etmiş olduğu 0094 yevmiye numaralı ihtarnamedeki açıklamalardan da anlaşılacağını, davacı tarafın Ağustos 2014 tarihine kadar kısmi hizmet sunmuş olduğunu bu tarihten sonra ise müvekkiline hiçbir şekilde hizmet sunmadığını, davacı tarafın edimini yerine getirmediği için ödemezlik def'i gereğince kendi üstlendiği mali edimlerin bir kısmını yerine getirmediğini, davada talep edilen miktar bakımından ödemezlik def'i gereği, davacı tarafın edimlerini ifa etmeden ödeme yapmadığını, davacı ile müvekkilinin sözleşme devam ederken icralık olması durumu taraflar arasındaki vekalet sözleşmesinin ortadan kalkmasına yol açtığını, zira vekalet sözleşmesinin özel bir güvene dayalı bir sözleşme olması ve vekalet sözleşmesi taraflarının icralık olması taraflar arasındaki güven ilişkisini ortadan kaldırdığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.06.2021 tarihli kararı ile revize edilen 02.11.2012 tarihli sözleşmenin m.3 5.1. hükmünde davalı şirketin ediminin, danışmanlık veren davacı şirkete 36 ayın sonunda devre mülklerin teslimi ve tescili olarak kararlaştırıldığı ancak davacı alacaklı haksız fesihle sona eren sözleşmeden kaynaklı TBK'nın m.179/1. gereğince sahip olduğu seçimlik hakkını, İstanbul 2. İcra Ceza Mahkemesi'nin 2015/17771 E. sayılı dosyasıyla başlattığı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 2017/2235 E., 2019/483 K. sayılı ilamıyla kesinleşen icra takibiyle ceza koşulunun ödenmesi yönünde kullandığından, artık sözleşmede kararlaştırılan edimin ifası niteliğinde olan devre mülklerin tarafına tescilini talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 18.06.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi'nin 13.10.2022 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen ret kararının isabetli olduğu, taraflar arasında yapılan devremülk satış sözleşmesinin tapuda resmi şekil şartına tabi olmasına rağmen bu şekil şartına uyulmadan yapılmış olması nedeniyle taraflar arasındaki bu sözleşmenin geçersiz olduğu ve geçersiz sözleşme nedeniyle de davacının tescil veya rayiç bedel tespiti ile bedelin ödenmesi yönündeki taleplerinin kabulü mümkün olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 13.10.2022 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce, sözleşme ile tapu devri için geçersiz ise de davacı tarafından bedel de talep edildiğine göre çoğun içinde az da vardır kuralı gereği davacıya yaptığı iş bedelinin verilmesine engel bulunmadığı, mahkemece, davalı şirkete belirli bir dönem hizmet verdiği anlaşılan davacının, TTK’nın 20. maddesi hükmüne göre isteyebileceği ücret belirlenip, davacıya yapılan ödemeler de göz önüne alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak davacının tapu iptal tescil isteminin reddine, 270.000,00 TL+KDV olmak üzere 318.600,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; danışmazlık ücretinin taşınmazların güncel değerlerine göre belirlenmesi gerektiğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, tapu iptal tescil olmadığı taktirde rayiç bedelin tazmini istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! da323c4e9a77213e 75e11dc394ae1368