6. Hukuk Dairesi 2024/2807 E. , 2025/1793 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/484 E., 2021/177 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı muris ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; arsa sahibi davacılar ile davalılardan ... ve ... arasında 07.08.1992 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ve 01.09.1993 tarihli ek sözleşme düzenlendiğini, davalı yüklenicilerin inşaatı tamamlamadığını, eksik ve ayıplı olduğunu, 4. katın inşaat projesine ruhsatına ve imara aykırı olduğunu bu nedenle iskan ruhsatı alınamadığını ve kat mülkiyeti kurulmadığını, davalı yüklenicinin diğer davalılara taşınmazları devrettiğini ileri sürerek sözleşmenin feshine, davalılara ait tapu kaydının iptali ile davacılar adına tesciline, davalıların haksız elatmalarının önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesi ile özetle; davaya dayanak yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesinin 07.08.1992 tarihli olduğunu, bu sözleşmeye göre inşa edilen taşınmazların 1993 yılında bitirilerek hak sahiplerine teslim edildiğini ve bu tarihten itibaren hak sahipleri tarafından fiilen kullanıldığını, davacı tarafça açılan bu davanın hakkaniyete aykırı olduğunu, sözleşmenin 7. ve 8.maddelerinde 4.kat inşaatı yapılmadan yaklaşık 1 yıl önce her iki tarafça yapılacak ilave katların nasıl paylaşılacağının anlaşıldığını, 01.09.1993 tarihli ek sözleşme ile sonradan yapılan 4. kattaki bağımsız bölümlerin tamamının müteahhide ait olacağının kararlaştırıldığını, bu durumda herhangi bir gizli ayıbın varlığından söz edilemeyeceğini, davacının tüm taleplerinin zaman aşımına uğradığını, müvekkillerinden ...'nın 9, ...'ın 15, ... ve ...'in 16 no'lu daire malikleri olup daireleri yüklenici müteahhitlerden bedelini ödeyerek ve kat karşılığı inşaat sözleşmesine güvenerek tapuda iktisap ettiklerini, iyiniyetli 3.şahıs olduklarını belirterek davanın reddini talep etmiştir. 2. Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... cevap dilekçesi ile; davanın zaman aşımına uğradığını, kendilerinin iyi niyetli 3. kişi konumunda olduklarını, %80'i tamamlanmış olan yapıda inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini talep etmişlerdir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 10/12/2015 tarihli kararı ile dava konusu taşınmazın imara uygun hale getirilmesinin mümkün olmadığının belirtildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Mahkemenin 10.12.2015 tarihli, 2013/49 Esas, 2015/456 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı ... ... ve arkadaşları vekili ile ... ve arkadaşları vekilince ayrı ayrı temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 02.07.2019 tarihli, 2016/4248 Esas, 2019/3166 Karar sayılı ilamında; Mahkemece davanın kabulü ile sözleşmenin feshine karar verilmiş ise de imar barışı kapsamında başvuru yapıldığı dosya kapsamından anlaşıldığı, bu durumda İmar barışı olarak da nitelendirilen 7143 sayılı Kanun'un 16. maddesi gereğince ruhsata ve imâra aykırılıkların giderilmesi konusunda davalı tarafça müracaat yapıldığına göre mahkemece anılan mevzuat uyarınca yapılan müracaatın sonucuna göre bir karar verilmesi için kararın re'sen bozulması gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 2. Mahkemenin, 31.03.2021 tarihli kararı ile davalının 01.01.2019 tarihli Yapı Kayıt Belgesini, Belediye Başkanlığı'na sunma dışında taşınmazı imara uygun hale getirmek üzere herhangi bir proje hazırlayıp takibini yapmamış olduğu, bir başka ifadeyle 03.01.2019 tarihinden itibaren işlem yapmamış olduğu anlaşıldığından, dava dayanağı kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve ek sözleşmenin geriye etkili olarak feshine, taşınmazın davalı kat maliklerinin hisselerinin tapu kayıtlarının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, davalı kat maliklerinin davacıların hissesine ilişkin müdahalelerinin men'ine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, tapuda ismi ve hissesi bulunmayan davalı ... yönünden ise husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemenin 31.03.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve diğer 15 davalı vekilince, davalı ... ve diğer 10 davalı vekilince temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemiz 13.12.2022 tarihli 2022/2927 Esas, 2022/5824 Karar sayılı kararı ile dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı, tapu iptali ve tescil, sözleşmenin feshi ve elatmanın önlenmesi taleplerine ilişkin olup 07.08.1991 tarihli sözleşmenin tarafının davacılardan ... ... olduğu dikkate alındığında diğer davacılar yönünden aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle açılan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili, yüklenici mirasçıları vekili ve davalı ... ve arkadaşları vekili karar düzeltme isteminde bulunulması üzerine Dairemiz 14.11.2023 tarihli, 2023/2880 Esas ve 2023/3824 Karar sayılı ilamı ile davacı ... dışındaki davacıların ...'e ait payları kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandıktan sonra ...'den satın aldıkları, eldeki davayı ... ile birlikte açmak suretiyle bu davacıların kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan hak ile birlikte tapuyu devraldıklarının kabulü gerektiği, sonuçta eldeki davada aktif davacı sıfatı bulunduğunun kabulü gerektiğinden mahkemece verilen kararın bozma ilamına uygun olduğu bu kez yapılan incelemede anlaşıldığından davacıların karar düzeltme taleplerinin kabulü ile mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir. Mahkemece onama ilamı sonrası kararın kesinleştirilmesine karar verilmiş ancak bu aşamadan sonra davalı ...'in mirasçıları ...'in yargılama aşamasında vefat ettiğini tebligatların kendilerine çıkmadığını bildirmesi üzerine Mahkemece kesinleştirme kararı iptal edilmiş, davalı muris ...'in mirasçılarına tebligat çıkarılmıştır. Davalı muris ...'in mirasçılarının kararı temyiz etmesi üzerine usulsüz tebligat dolayısıyla bu kez Dairemizce davalı ... mirasçıları yönünden temyiz incelemesi yapılmıştır.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı muris ... mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde: a. İlk Derece Mahkemesinin yargılaması esnasında ...'in vefat ettiğini vekili ile olan vekalet ilişkisinin bittiğini ancak buna rağmen vekile tebliğ çıkarıldığını kendilerinin beyan ve savunmaları alınmadan yargılama yapılarak kararın kesinleştirildiğini, B.Yüklenicinin edimini gerçekleştirdiğinin kabulünün gerekeceğini, zira yapı kayıt belgesinin alınmış olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan sözleşmenin feshi, tapu iptal tescil ve müdahalenin meni istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. ve 439/2. maddelerinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, yapı kayıt belgesinin iskan yerine geçemeyeceği bu hali ile yüklenicinin sözleşmedeki edimini ifa ettiğinin kabulünün mümkün olmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı muris ... mirasçıları vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.