Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/1632 E., 2025/1779 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/1632 E., 2025/1779 K. (30.04.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1632
Karar No
2025/1779
Karar Tarihi
30.04.2025
Konu
Tapu

6. Hukuk Dairesi 2024/1632 E. , 2025/1779 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/320 E., 2024/668 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/393 E., 2021/245 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı taşeron vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı yüklenicinin almış olduğu "Jeotermal Enerji Santrali Şantiyesi Yapım İşini" taşeron sözleşmesi ile müvekkiline 3.782.550,00 TL'ye devrettiğini, Jeotermal Enerji Santralinin tüm imalatının taşeron olarak müvekkili şirket tarafından yerine getirildiğini, ancak yapılan yapı ve imalat karşılığı hakedişlerin dava dışı yüklenici tarafından müvekkili şirkete ödenmediğini, bu nedenle 09.02.2016 tarihinde 1.250.546,83 TL'ye alacağın tahsili için takip başlatıldığını, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu, ihaleyi veren firma olan ...ne TMK'nın 893. maddesi gereğince "Kanuni ipotek hakkının kullanılacağını bildirir" 09.02.2016 tarihli ihtarnamenin gönderildiğini, dava dışı yüklenicinin müvekkili ile olan sözlemeyi 15.02.2016 tarihi itibariyle feshettiğini, müvekkilinin 15.02.2016 tarihi itibariyle toplam hakediş karşılığının 1.325.853,43 TL olduğunu ileri sürerek, öncelikle tescil isteğinin dayanağı olan ödenmemiş alacak miktarının 1.325.853,43 TL olarak tespiti ile TMK'nın 893/3. maddesi gereğince 102 ada 8 parsel numaralı taşınmaz üzerinde yapılan yapı, verilen malzeme ve sarfedilen emek karşılığında doğan 1.325.853,43 TL'lik hakediş gereğince müvekkili şirketin haklarının korunması yönünden, TMK'nın 1011. maddesi ve Tapu Sicil Tüzüğü'nün 58 ve 59. maddeleri gereğince inşaatçı ipoteğinin öncelikli olarak tapuya geçici tescili ile kanuni ipotek hakkının tescili yönünde şerh konulmasını talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava dışı yüklenici iş ortaklığı arasında eser sözleşmesi bulunduğunu, ... İnş. Taah. Adi Ortaklığının yüklendiği işi davacı şirkete devrettiğini, TMK'nın 895. maddesinde tescil şartlarının düzenlendiğini, buna göre tescilin yapılabilmesi için, alacağın malik tarafından kabul edilmiş veya mahkemece karara bağlanmış olması gerektiğini, müvekkilinin alacağın kabulü yönünde bir beyanı bulunmadığını, davacı tarafça da alacağın varlığının mahkeme kararı ile kanıtlanmadığını, bu nedenle yasal koşulların oluşmadığını mahkemece dava dilekçesi ile geçici inşaatçı ipoteği şerhinin konulması yönündeki istemin tensiben kabulü yönünde verilen kararın ihtiyati tedbir kararı niteliğinde olup, uyuşmazlığın esasını çözümleyecek şekilde tedbir kararı verilemeyeceği nedeniyle ilgili tensip ara kararından da dönülmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 07.06.2021 tarihli kararı ile davacı şirketin alt yüklenici, davalı şirketin taşınmaz maliki olduğu, işin 15.02.2016 tarihinde tamamlandığı, davanın 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde 11.03.2016 tarihinde açıldığı, davacı şirket tarafından dava dışı adi ortaklık aleyhine Akhisar 1. İcra Müdürlüğünün 2016/302 Esas sayılı takip dosyası ile 1.325.853,43 TL alacağı için takip başlatıldığı, dava dışı adi ortaklığın takibe itiraz etmesi sonucunda Akhisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/82 Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davasının açıldığı, kabul nedeniyle davanın kabulüne karar verildiği, kararın 12.06.2018 tarihinde kesinleştiği, bu şekilde yapı ipoteği için gerekli olan diğer bir şart alacağın mahkeme ilamına dayalı olması hususunun da gerçekleştiği, her ne kadar davalı vekili tarafından davacı şirket ile dava dışı adi ortaklık arasında danışıklı işlem yapıldığı bu sebeple keşif yapılarak yarım bırakılan işlerin tespiti talep edilmiş ise de taleplerinin dava dışı adi ortaklık aleyhine açacağı ayrı bir davada değerlendirilmesi gerektiği, kesinleşen mahkeme ilamının bulunması karşısında araştırma yapılması halinde iki farklı ilamın ortaya çıkacağı, kaldı ki eldeki davada tarafların alt yüklenici ile taşınmaz maliki olduğu, taraf olmayan dava dışı adi ortaklık ile davalı şirket arasında yapılan sözleşmeye uygunluk denetiminin de davacı şirketi bağlamayacağı bu sebeple davalı vekilinin bu yöndeki talep ve beyanlarına itibar edilmemesi gerektiği, malik tarafından dava öncesinde ve sırasında da yeterli güvencenin gösterilmediği kanuni ipotek hakkının tüm yasal şartlarının gerçekleştiği, davalı vekili tarafından ilgili alanın kamulaştırıldığı iddia edilmiş ise de EPDK tarafından verilen yazı cevabına göre tapuda tescil işlemlerinin tamamlanmadığı, parselin kamulaştırılmayan kısımlarında ... Enerji Arama ve Üretim Anonim Şirketine ait hisseler bulunduğu, ayrıca ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 12.04.2016 tarihli, 2016/73 D.İş 2016/86 Karar sayılı dosyası incelendiğinde 17.658,10 m²'lik alana acele el koyma kararı verildiği, bu kısım yönünden de davalının hissesinin devam ettiği anlaşıldığından davacı vekilinin itirazının haklı görülmediği, bu doğrultuda, kanuni ipotek talebi yönünden davanın kabulünün gerektiği, davacı vekilinin alacağın tespiti yönündeki talebinin yüklenici adi ortaklığın davada taraf olmaması, alacağın muhatabının adi ortaklık olduğu, alacağın tespitinin de ancak adi ortaklık taraf gösterilmek suretiyle istenebileceği, sözleşme tarafı olmayan davalı taşınmaz maliki aleyhine alacağın miktarının tespitinin talep edilemeyeceği bu sebeple alacağın tespiti talebi yönünden pasif husumet yokluğundan reddi gerektiği, davacı vekili aynı zamanda inşaatçı ipoteği geçici tescil şerhi konulmasını da talep etmiş ise de; geçici tescil şerhi ile kanuni ipoteğin tescilinin yargılama usulünün farklı olduğu, esas bakımından kanuni ipotek hakkının tescilinin talep edilmesi halinde aynı davada tedbir yoluyla geçici şerhe ya da tescile karar verilmesi halinde geçici hukuki koruma olan ihtiyati tedbirin davanın yerine ikame edilmiş olacağından uyuşmazlığın esasını çözer mahiyette ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğinden davacı vekilinin inşaatçı ipoteği geçici tescil şerhi konulması talebinin de reddi gerektiği belirtilerek kanuni ipotek hakkının tescili talebinin kabulü ile ... İlçesi, ... mevkii, 102 ada, 8 parsel sayılı taşınmazda davalının hissesine davacının 1.325.853,43 TL alacağı için kanuni ipotek hakkının tesciline, davacının alacağın tespiti isteminin pasif husumet yokluğundan reddine, davacının inşaatçı ipoteği geçici tescil şerhi konulması talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 07.06.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı ... Enerji Arama ve Üretim A.Ş. vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 17.01.2022 tarihli kararı ile davanın geldiği aşama itibarıyla birden fazla davalı olduğundan, hükümde şerhin hangi davalı hissesine konulduğunun belirtilmemesinin HMK'nın 297/2. maddesine aykırı olduğu, aleyhine hüküm kurulan şirket dışındaki dahili davalılar tapuda malik olmadıklarından, bir başka anlatımla davada husumet yöneltilemeyeceğinden davalılar Hazine ve EPDK hakkındaki olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmamış olmasının da doğru olmadığı, davacı alacağının mahkeme kararı ile kesinleşmiş olduğundan, alacağın dayanağını oluşturan inşaatın yapılıp yapılmadığının tespiti için bu aşamada, yapılacak keşif ile yeniden değerlendirilmesinin de mümkün olmadığı, taşınmaz malikinin kanuni ipotek yükümlülüğü, yalnızca akdi ilişki nedeniyle sorumlu olduğu yapı alacakları için akidi olan yapı alacaklılarına karşı değil, kanun gereği sorumlu olduğu yapı alacakları için akidi olmayan yapı alacaklılarına karşı da söz konusu olduğundan mahkemece davacının yapı alacağı nedeniyle talep ettiği kanuni ipoteğin tesciline karar verilmesi yerinde olduğu belirtilerek hükmün yukarıda belirtilen nedenlerle kaldırılarak; 1-Davalı ... Enerji Arama ve Üretim A.Ş. vekili ile davalı ... vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun kabulüne, 2-... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 07.06.2021 tarihli ve 2019/393 Esas, 2021/245 Karar sayılı kararının, 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-b-2. maddesi uyarınca kaldırılmasına, -Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile -Davacının kanuni ipotek hakkının tescili isteminin TMK'nın 893 ve devamı maddeleri gereğince kabulü ile Manisa İli, ... İlçesi, ... mevkii, 102 ada, 8 parsel sayılı taşınmazda, davalı ... Enerji Arama ve Üretim A.Ş. adına kayıtlı hisseler üzerine, davacının 1.325.853,43 TL alacağı yönünden kanuni ipotek konulmasına ve kanuni ipotek hakkının tapuya tesciline, -İİK'nın 28. maddesi uyarınca hüküm özetinin derhal ... Tapu Müdürlüğü'ne gönderilmesine, -Kesin tescile karar verilmiş olmakla, hukuki yarar bulunmadığından geçici tescil isteği hakkındaki davanın reddine, 3-Davacının, ... Enerji Arama ve Üretim A.Ş. aleyhine, alacağın tespiti istemi ile açtığı davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, 4-Dahili davalılar Hazine ve EPDK aleyhine açılan davanın, bu davalıların kayıt maliki olmadıkları anlaşılmakla pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 17.01.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı ... Enerji Arama ve Üretim A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, 11.12.2023 tarih, 2023/3085 E. ve 2023/4186 K. sayılı ilamı ile Türk Medeni Kanunu'nun 895/3'üncü maddesi uyarınca alacağın mahkemece karara bağlanmış olması şartının, alacağın varlığına ilişkin olarak esas incelemesi yapılmak sureti ile davacı alacağının tespit edilmiş olması şartına yönelik olduğu, Akhisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/82 Esas, 2018/32 Karar sayılı ve 08.02.2018 tarihli kararının gerekçesinde; davalının, davayı şartsız ve koşulsuz kabul etmesi ile davacı alacağının esasına ilişkin bir inceleme yapılmadığı, eldeki davada davalı olarak yer alan iş sahibinin eldeki dava açıldıktan sonra açılan Akhisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/82 Esas sayılı dava dosyasında taraf olmadığı ve işin yapılıp yapılmadığına ilişkin olarak bir savunmada bulunamadığı, itiraz ve def’ilerini ileri süremediği, alacağın mevcudiyetine ilişkin esasa yönelik bir inceleme yapılmadan, davaya son veren usul işlemlerinden olan kabul gerekçesi ile davanın nihayete erdirildiği, bu hali ile Türk Medeni Kanunu'nun 895/3'üncü maddesince aranan anlamda kesin bir hükmün söz konusu olmadığı anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamında belirtilen gerekçe ile 1-Davacının, ... Enerji Arama ve Üretim A.Ş. aleyhine açmış olduğu kanuni ipoteğin tescili davalarının esastan reddine, 2-Davacının, ... Enerji Arama ve Üretim A.Ş. aleyhine, alacağın tespiti istemi ile açtığı davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, 3-Dahili davalılar Hazine ve EPDK aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde: a. TMK'nın 893/3 ve 895. maddelerindeki düzenlemelerin tüm koşullarının yerine getirildiğini, b. Müvekkilinin söz konusu taşınmazda inşaat faaliyetinde bulunduğu, bu faaliyet nedeniyle Akhisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 08.02.20215 tarihli, 2017/82 Esas, 2018/32 Karar sayılı kararı ile alacağın varlığına karar verildiği, bu kararın kesinleştiği, dolayısıyla yasanın aradığı tüm koşulların davada mevcut olduğunu, c. Davalı tarafın, müvekkili için taşeron olarak iş yapmadığı, yüklenicide alacağı olmadığına ilişkin itiraz ileri sürmediği, yüklenici ile davacı taşeron arasındaki dava özü itibari ile kabul nedeni ile kabul ile sonuçlandığı için bu davayı bağlamayacağı tezi ileri sürülecek ise alacağın varlığı hususunda bu davada araştırma yapılması gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının davalıya ait taşınmazda yaptığı imalat bedellerinin yüklenici tarafından ödenmemesi sebebiyle, ana taşınmaz üzerinde inşaatçı ipoteği kurulması talebine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı