Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/2355 E., 2025/3121 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2355 E., 2025/3121 K. (25.09.2025)

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2355
Karar No
2025/3121
Karar Tarihi
25.09.2025

6. Hukuk Dairesi 2025/2355 E. , 2025/3121 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/128 E., 2024/401 K. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü :

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı kooperatife peşin bedelli ortak olduğunun 2008 yılı olağan genel kurul kararı ile onaylandığını, davalı kooperatifin daha sonra normal üyeler gibi müvekkilinden aidat ve ödeme talep ettiğini, müvekkiline gönderilen ihtarnamelerin gerçek borcu yansıtmadığını ileri sürerek, müvekkilinin peşin bedelli ortak olduğunun kooperatife başka bedel ödemesi gerekmediğinin tespiti ile ihraç kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının aidat yükümlülüğünün devam ettiğini, ihraç kararının usulüne uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 08.02.2018 tarihli kararı ile davacının 27.09.2009 tarihli Genel Kurul Kararı ve 14.07.2009 tarihli Yönetim Kurulu kararı ile peşin bedelli üye olduğu, kooperatifin amacına ulaşıncaya kadar yapılan genel yönetim ve alt yapı giderlerinden ortağın sorumluluğu devam edeceğinden davacıdan istenilen toplam 21.166,00 TL aidatın genel yönetim giderine ilişkin olan 2.963,90 TL’sinden davacının sorumlu olduğu, davacıya gönderilen ihtarnamelerde yazılı eşitleme borcundan davacının sorumlu olmaması, eşitleme borcunun dışındaki 21.166,00 TL'lik aidatın da 18.202,10 TL'lik kısmından dolayı sorumlu olmaması karşısında, ihtarnamelerin gerçek borç durumunu yansıtmadığı, usulüne uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ihraç kararının iptaline, eşitleme borcundan sorumlu olmadığının tespitine ve 18.202,10 TL aidat borcundan sorumlu bulunmadığının tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 08.02.2018 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 13.10.2021 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 13.10.2021 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davalı kooperatifin 27.09.2009 tarihli olağan genel kurul toplantısında davacı tarafından ödenecek bedelin belirlendiği, aynı kararda “ileride oluşabilecek imalat farklılıkları üyelere nasıl yansıtılıyorsa peşin üye olan üyelere de aynı ölçüde yansıtılmasına” karar verildiği, bu durumda genel kurulun iradesinin davacının toplu olarak ödediği bedelin diğer üyelerce o ana kadar ödenen bedele güncelleştirilmesi olarak kabul edilmesi gerektiği,daha sonra imalat farklılıklarının ödenmesi üyeden talep edilebileceğine göre davacının peşin bedelli ortak olduğundan bahsedilemeyeceği, bu durumda mahkemece, davacının normal statülü üye olarak kabulü ile ihraç kararına dayanak ihtarnamelerin ve menfi tespit isteminin değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamında belirtilen ''genel kurulun iradesinin davacının toplu olarak ödediği bedelin diğer üyelerce o ana kadar ödenen bedele güncelleştirilmesi olarak kabul edilmesi gerekir'' ifadesi açısından yapılan değerlendirmede; davacının, ... 'ın üyeliğini devraldığı, ... 'ın üyeliğinden itibaren devam eden bir aidat ödemesi olduğu, bu ödemeler toplamının 21.700,00 TL olduğu, peşin ödeme kararının alındığı Temmuz 2009 ayına kadar ödenmesi gereken aidat toplamı aynı olup, davacının peşin ödeme tarihine kadar anapara borcunun bulunmadığı, davacının toplu olarak ödediği bedelin diğer üyelerce o ana kadar ödenen bedele güncelleştirilmesi halinde de diğer üyelerle davacının ve üyeliğini devraldığı ... 'ın ödediği anapara tutarının (peşin bedel ödenmeden önce) aynı olduğu, 06.03.2024 tarihli bilirkişi ek raporunda ödenmesi gereken tutarının 23.407,93 TL ve ödenen tutarların 22.646,79 TL güncelleştirilmiş tutarlarının belirtildiği, ödenmesi gereken ve ödenen tutarların güncelleştirilmesi halinde aradaki farkın 23.407,93 TL-22.646,79 TL=761,14 TL olmasına rağmen 72.500,00 TL peşin ödeme bedelinin güncelleştirme bedeli olarak yorumlanmadığı, 27.09.2009 tarihli genel kurulda davacı adına belirlenen peşin ödeme bedelinin 72.500,00 TL olarak belirlendiği, olup oluşabilecek imalat farklılıklarının üyelere nasıl yansıtılıyorsa peşin üye olan üyelere da aynı ölçüde yansıtılacaktır şeklindeki söylemin, standart imalat dışında yapılacak üretim olarak anlaşılabileceği, hükme esas alınan raporlarda da belirtildiği üzere, davalı kooperatif genel kurulunun 27.09.2009 tarihli Genel Kurul Kararı ile 14.07.2009 tarihli Yönetim Kurulu Kararından davacının peşin ödemeli üye olduğu, peşin ödemeli üyelerden inşaat finansman giderlerinin tahsili mümkün değil ise de, kooperatifin amacına ulaşıncaya kadar yapılan genel yönetim ve alt yapı giderlerinden ortağın sorumluluğu devam edeceğinden ve bilirkişi raporuna göre istenilen toplam 21.166,00 TL aidatın 2.963,90 TL'lik kısmının genel yönetim giderlerine ilişkin olduğundan, davacının 21.166,00 TL'lik aidatın 2.963,90 TL'lik kısmından sorumlu olduğu, kalan 18.202,10 TL'lik kısmından sorumluluğunun bulunmadığını, Davacıya gönderilen ihtarnamelerde yazılı eşitleme borcundan davacının sorumlu olmaması, eşitleme borcunun dışındaki 21.166 TL'lik aidatın da 18.202,10 TL'lik kısmından dolayı sorumlu olmaması karşısında, ihtarnamelerin gerçek borç durumunu yansıtmadığı, usulüne uygun olmadığı, bu yüzden ihraç kararına dayanak teşkil edemeyeceği, davacının ihracının da usülsüz olduğu gerekçesiyle önceki kararda direnilmesine davanın kısmen kabulü ile üyelikten ihraç kararının iptaline ve davacının 39.595,00 TL eşitleme borcundan sorumlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 02.07.2025 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesince direnmeye esas kararda Özel Dairenin bozma kararı doğrultusunda alınan 06.03.2024 tarihli ek bilirkişi raporu da değerlendirilerek direnme kararı verildiği, bu durumda İlk Derece Mahkemesinin direnme olarak adlandırdığı kararın usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı, Özel Dairenin bozma kararı doğrultusunda alınan bilirkişi raporu da değerlendirmek suretiyle ilk hükmün gerekçesinden farklı ve Özel Daire denetiminden geçmemiş yeni bir delil ve gerekçeye dayalı yeni hüküm niteliğinde olduğu, hâl böyle olunca kurulan bu yeni hükmün temyiz incelenmesini yapma görevi Hukuk Genel Kuruluna değil, Özel Daireye ait olduğu gerekçesiyle dosya Daireye gönderilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacının peşin ödemeli üye olmadığını, kooperatif üye dağılımı incelendiğinde yaklaşık %902 lik kısmının bu şekilde peşin üye olduğunu iddia ettiğini, davacının da peşin ödemeli üye olduğunu iddia ettiği genel kurul toplantısında toplantıya katılanların yaklaşık 2/3 kısmının bu şekilde peşin ödemeli üye kaydı yapıldığını, alınan kararın nisbi butlanla iptali gerektiğini, sabit fiyatlı üyelik ilişkisinde bu kararı alan ortakların konut maliye bedelini aşan miktarı ödeyeceklerini kabul ettiklerini, b. Gerekçesi belirtilmeden peşin bedelli üye kaydının mümkün olmadığını, c. Taksitli peşin üyeliğin mümkün olmadığını, davacının cüzi bir miktar peşin sonrasını küçük taksitlerle ödediğini, d. Peşin üyeler arasında da adaletsizlik olduğunu, 2007 tarihinde daireleri teslim aldıklarını, 2008 tarihinde peşin üyeliğe ilişkin yönetim kurulan yetki verildiğini, e. Yargıtay ilamının mahkeme ve bilirkişi tarafından yanlış yorumlandığını, davacının peşin bedel peşin ödemeli üye olduğunu kabul etmemekle birlikte kooperatifin ileriki yıllarda karşılaşabileceği olumsuzluklarda üyeler aynı vasıflarda daire üretilemeyecek olumsuzlukların ortaya çıkması halinde aynı standart ve kalitede daire üretememesi durumunda peşin üyelerin oluşacak imalat farklılıklarına katılmasının şart koşulduğunu, gelinen noktada imalat farkının da ortaya çıktığını peşin bedelli üyelerin dairelerinde lider markalar kullanılmışken diğer üyelerin dairelerinde kullanılmadığını, hatta peşin ödemeli üyeler 170 m2 daireye sahipken 110 m²ye sahip üyeler olduğunu, f. Üyeden talep edilen bedel ek ödeme olmadığından ¾ nisap şartının sağlanması gerekmediğini, g. Davacının 2022 yılı olağan genel kurul toplantısına katılarak her statüdeki üyeden toplanan 65.000 TL’nin peşin aidat kabul edilmesi ve ödeme yapmayan her statüdeki üyeden aidatın tahsil edilmesine ilişkin teklif için kabul oyu kullandığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali ile menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece, 06.03.2024 havale tarihli bilirkişi ek raporunda “davacı emsali bir üyenin kooperatifin kuruluşundan, peşin ödeme kararının alındığı Temmuz/2009 ayına kadar ödemesi gereken aidatların ve ödenen tutarların güncelleştirilmesi hâlinde aradaki farkın (23.407,93 TL-22.646,79 TL-761,14 TL) 761,14 TL olmasına rağmen 72.500,00 TL peşin ödeme bedelinin güncelleştirme bedeli olarak yorumlanamayacağı” görüşüne istinaden davacı peşin bedelli üye kabul edilmiş ve yine bilirkişi raporunun 27.09.2009 tarihli genel kurulda alınan “ileride oluşabilecek imalat farklılıkları üyelere nasıl yansıtılıyorsa peşin üye olan üyelere de aynı ölçüde yansıtılmasına” ibaresinin “standart imalatın dışında yapılacak olan üretim olarak anlaşılabileceği” tespiti benimsenmiş ise de; kooperatif ortağından genel gider hariç imalatla ilgili peşin alınan meblağ dışında hiçbir imalat bedeli alınmayacağı hallerde peşin bedelli üyelikten söz edilebilecektir. Oysa somut olayda peşin bedelli üyeliğe dayanak genel kurul kararında davacı ve diğer üyelerden alınan bedelden sonra imalat farklılıklarından dolayı diğer üyelerle birlikte sorumlu oldukları ve imalat bedelinin kendilerinden tahsil edileceği kararlaştırıldığından; davacıdan tahsil edilen toplu meblağ “peşin bedel” olmayıp, ileride ödenmesi gereken aidatların toplu olarak alınmasını ifade eder. Bu durumda mahkemece, davacının normal statülü üye olarak kabulü ile ihraç kararına dayanak ihtarnamelerin ve menfi tespit isteminin değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanlış yoruma dayalı bilirkişi raporu esas alınarak peşin bedelli üye olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

VII. KARAR Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı