Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/1127 E., 2025/3159 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1127 E., 2025/3159 K. (29.09.2025)

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1127
Karar No
2025/3159
Karar Tarihi
29.09.2025

6. Hukuk Dairesi 2025/1127 E. , 2025/3159 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2432 E., 2024/2493 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Siirt 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/367 E., 2022/229 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından 2009, 2010, 2011, 2012, 2013, 2014 ve 2015 yıllarına ait çöp toplama hizmet alım işine ilişkin yapılan ihale sonucunda bu işlerin davacı tarafından yapıldığını, ancak davalı tarafça bu yıllara ilişkin davacı hakedişlerinden toplam 438.252,00 TL kesinti yapıldığını, kesintinin haksız olduğunu, hiç bir dayanağının bulunmadığını ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 400.000,00 TL'nin son kesinti tarihinden işleyecek ticari faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmedilmesini talep ve dava etmiş, 11.05.2018 tarihli dilekçesi ile talebini 38.250,000 TL arttırarak 438.250,00 TL'nin tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 2009, 2010, 2011, 2012, 2013, 2014 ve 2015 yıllarına ait çöp toplama hizmet alım işine ilişkin yapılan ihale sonucunda bu işlerin davacı tarafından yapıldığını, alacağın zamanaşımına uğradığını, davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, davacı hakedişlerinin eksiksiz ödendiğini, davacı şirketin ihaleler kapsamında üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediğini, davacı ödemelerinden bu nedenle kesinti yapıldığını, kesintinin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişilerce düzenlenen 14.07.2021 tarihli raporda davacının davalı belediyeden 258.521,47 TL alacaklı olduğu, ancak Sayıştay sorgularının ve ilamlarının gönderilmesi halinde sağlıklı hesaplama yapılabileceğinin anlaşıldığı, ardından dosyanın ek rapora tevdi edildiği, 07.06.2022 tarihli ek raporda özetle davalının 112.543,00 TL ödeme savunmasının dava konusu dışında olduğu, zira bu bedele davacının itiraz etmediği, yine davalı tarafından iki kez ödeme yapıldığı iddia edilen 250.000,00 TL hususunda davacı yanın hesabına bir kez 250.000,00 TL ödeme yapıldığı, taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunun davacının tanzim ettiği fatura bedelleri ve hakediş ile ödenen tutar arasında 410.146,95 TL olan farka ilişkin olduğu, bu farktan davalı ... tarafından kesilen 59.311,68 TL'nin yerinde olduğu, 350.835,27 TL kesintinin ise yersiz olduğuna yer verildiği, 2 kez ödeme yapıldığı iddia edilen 250.000,00 TL'ye ilişkin 1 kez ödeme yapıldığının anlaşıldığı, yine 07.06.2022 tarihli bilirkişi raporuna göre 2009 ile 2015 yılları arasında davacı yükleniciye davalı belediyenin 350.835,27 TL eksik ödeme yaptığının anlaşıldığı belirtilerek davanın bu bedel üzerinden kabulü ile fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; davacı vekilinin istinaf başvurusunun ise kabulü ile davalı vekilinin cevap dilekçesinin ekinde kesintilerin kaynağını gösteren belgeleri eklediği, davacı vekili tarafından cevaba cevap dilekçesi sunulmadığı, davalının savunmanın genişletilmesi yasağının cevap dilekçesinin verilmesi ile başladığı, 11.05.2017 tarihli duruşma zaptında 6100 sayılı HMK'nın 121. ve 140/5. hükümleri uyarınca taraflara dava ve cevap dilekçelerini belirttikleri ancak henüz sunmadıkları tüm delillerini sunmak iki haftalık kesin süre verildiği, davalı vekili tarafından bu süre zarfında herhangi bir belge sunulmadığı, davalı vekilinin 26.12.2017 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi çerçevesinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının Diyarbakır Bölge Müdürlüğü tarafından kesilen 14.105,00 TL'lik ve davalı İdare tarafından ödenen idari para cezası ile davalı İdarenin 14.000,00 TL tutarlık ödeme ile Sayıştay denetimine konu edilen yanlış hesaplama veya fazla ödemeden kaynaklı kurum zararı olan toplam 377.781,12 TL'nin kesintinin kaynağı şeklinde yeni bir savunma yaptığı ve bu savunmaya ilişkin yeni belge sunduğu, davalının 26.12.2017 tarihli dilekçesinde sunduğu yeni savunmaların 6100 sayılı HMK'nın 141. maddesi uyarınca savunmanın genişletilmesi yasağına tabi olduğu, yaptığı yeni savunma ve delillerin dosya kapsamında dikkate alınamayacağı, davalı tarafından süresinde dosyaya sunulan cevap dilekçesi ile ekindeki deliller ile davacı hakedişlerinde yapılan kesintilerin yerinde olduğunu ispatlayamadığı, İlk Derece Mahkemesince davacı tarafın dairenin kaldırma kararı öncesi mahkemece verilen kararı istinaf etmemesi dikkate alındığında davalı tarafın usuli kazanılmış hakkı gözetilmek suretiyle davanın 410.146,95 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken 350.835,27 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde isabet bulunmadığına dair davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a.Sayıştay Müfettişlerinin yapmış olduğu incelemeler ile sehven yapılan fazla ödeme ve sehven yapılan eksik kesintiler neticesinde söz konusu kesintilerin yasaya uygun şekilde yapıldığını, herhangi bir haksız kesinti yapılmadığını, sözleşme kapsamındaki işin karşılığı olan ödemelerin yapıldığını, b.İhale konusu işin davacı tarafından sözleşmeye uygun yapılıp yapılmadığı konusunda araştırma yapılmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan hakediş kesintilerinin iadesi istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a251d7f999359c62 b5b04b3ecda46e5b

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı