Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2024/2196 E., 2025/3110 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/2196 E., 2025/3110 K. (25.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2196
Karar No
2025/3110
Karar Tarihi
25.09.2025
Konu
Tazminat

6. Hukuk Dairesi 2024/2196 E. , 2025/3110 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/601 E., 2024/397 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/350 E., 2022/467 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı satıcı ile davalı alıcı arasında 18.05.2015 tarihinde Kauçuk ve Plastik Malzeme Mal Alımına Ait Sözleşmenin imzalandığını, davacı yüklenicinin edimini tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, değişik tarihlerde teslimin gerçekleştiğini, iş bedelinin 2.889.736,88 TL olduğunu, iş bedeline ilişkin düzenlenen faturanın davalı defterlerine kaydedildiğini, ancak 1.098.124,82 TL'lik kısmının gecikme cezası kesintisi olarak tespit edilmek suretiyle ödenmediğini, ödenmeyen iş bedeli yönünden başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek Konya 13. İcra Dairesinin 2015/10423 Esas sayılı dosyasında itirazın iptaline, icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında davacı tarafından sözleşmede yazılı bir kısım malzemelerin geç teslim edildiğini, davalı tarafından geç teslim nedeniyle sözleşmenin 34.2 ve 34.3 maddeleri uyarınca gecikme cezası hesaplandığını ve davacının hakedişinden kesildiğini, sözleşmenin kamu ihale sözleşmesi niteliğinde bulunduğunu, sözleşmenin 34.1 maddesinde yazılı ihtarname gönderilmesinin ceza kesintisi yapılmasının ön şartı olmadığını, davacının tacir olduğunu, sözleşme hükümlerine uyması gerektiğini bildiğini, sözleşme kapsamındaki malzemenin itiraz kaydı konulmadan teslim alınmasının cezai şartın istenemeyeceği sonucunu doğurmayacağını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşmenin 34.2 maddesinde yer alan ifaya ekli cezai şarta ilişkin düzenlemelerin genel işlem koşulu niteliğinde bulunmadığı, muaccel olması için ihtara gerek bulunmadığı, gecikmeye rağmen malların teslim alınmasının cezai şarttan vazgeçme niteliğinde bulunmadığı, davacının tacir olması nedeniyle bilirkişi raporu ile tespit edilen cezai şart miktarından hakkaniyet indirimi yapılmasına gerek bulunmadığı, sözleşme konusu malların 17 gün gecikme ile teslim edildiği ve 34.2 maddesi uyarınca sözleşme bedeli üzerinden % 2 oranında toplam 982.510,41 TL günlük gecikme cezasının uygulanmasının gerektiği, bu hali ile de davalının 115.614,41TL fazla kesinti yaptığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptaline, takibin 115.614,41 TL asıl alacak ve 2.252,11 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; sözleşmede teslim edilmesi gereken tüm malzemede gecikme bulunmadığını, gecikmenin az miktardaki malzemede olduğunu, TBK'nın 179/2. maddesinde yazılı cezai şart istenilmesi koşullarının oluşmadığını, ifaya ekli cezanın en geç malın teslimi sırasında istenilmesinin gerektiğini, sözleşme konusu malların davalı tarafından itiraz kaydı konulmadan teslim alındığını, gecikme cezası talep edilmesinin mümkün olmadığını, sözleşmenin 34. maddesindeki düzenlemelerin iptal edilmesinin gerektiğini, cezai şart miktarının fahiş nitelikte olduğunu, gecikme yaşanmasının sebebinin makine arızası, elektrik kesintisi gibi nedenler olduğunu, davacının gecikmede kötüniyetinin bulunmadığını, cezai şartın davacının mahvına sebep olmayacağına ilişkin kabulün yerinde olmadığını beyan etmektedir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının PE100 boruların tesliminde 17 gün, PVC boruların tesliminde 2 gün gecikmesinin bulunduğunu, davalı tarafından yapılan hesabın doğru olduğunu, icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin ve kötüniyet tazminatına hükmedilmemesinin yerinde olmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın ödenmesi için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. (i) Davacı yüklenici vekilinin temyiz istemi yönünden, Davacı yüklenici ile davalı idare arasında 18.05.2015 tarihinde Kauçuk ve Plastik Malzeme Mal Alımına Ait Sözleşme imzalanmıştır. Sözleşmenin 5.1 maddesinde sözleşmenin konusu "İdarenin ihtiyacı olan ve aşağıda miktarı belirtilen ve teknik özellikleri teknik şartnamede düzenlenen ... BORU, PVC BORU VE EK PARÇALARI ALIMI, ihale dokümanı ile bu sözleşmede belirlenen şartlar dahilinde yüklenici tarafından temini ve idareye teslimi işidir." şeklinde tanımlanmış, 5.1.1 maddesinde ise sözleşme konusu malların nitelik ve miktarı tek tek sayılmıştır. Sözleşmenin 10.3.1 maddesine göre sözleşme kapsamındaki ... borular 35 gün içinde; ... ek parçaların yarısı 35 gün içinde, yarısı 70 gün içinde; PVC boru ve ek parçalar ise 25 gün içinde teslim edilecektir. Sözleşmenin gecikme halinde uygulanacak cezalar ve kesintiler ile sözleşmenin feshini düzenleyen 34.1 maddesi "İdare tarafından, bu sözleşmede belirtilen süre uzatımı halleri hariç, yüklenicinin, sözleşmeye uygun olarak malı veya malları süresinde teslim etmemesi halinde 20 gün süreli yazılı ihtar yapılarak gecikme cezası uygulanır." şeklinde, 34.2 maddesi "Yüklenicinin, sözleşmeye uygun olarak malı süresinde teslim etmemesi halinde, gecikilen her takvim günü için sözleşme bedelinin % 2'si oranında gecikme cezası uygulanır." şeklinde ve 34.3 maddesi "Gecikme cezası, ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın yükleniciye yapılacak ödemelerden kesilir. Bu ceza tutarı; ödemelerden ve kesin teminat ile varsa ek kesin teminatlardan karşılanamaması halinde yükleniciden ayrıca tahsil edilir." şeklindedir. Türk Borçlar Kanunu'nun 179/2. maddesi "Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir." hükmünü içermektedir. Hüküm ile ifaya ekli ceza düzenlenmiştir. Bu cezaya gecikme cezası da denilmektedir. TBK'nın 179/2. maddesinde tanımlanan ifaya ekli cezanın istenebilmesi için gecikmiş ifanın çekincesiz olarak kabul edilmemiş olması gerekir. İfaya ekli cezanın talep edileceğine ilişkin itiraz kaydı konulmadan teslimin kabul edilmesi halinde cezayı isteme hakkı düşer. Gecikmiş ifadan önce gönderilen ihtarname ile gecikme cezası isteme hakkı saklı tutulmuş veya sözleşmede cezai şart talep edebilmek için itiraz kaydı konulmasına gerek olmadığı kararlaştırılmış ya da ifadan önce alacaklının bu hakkını saklı tuttuğu anlamına gelecek beyan ve davranışları mevcut ise, sonradan yapılan teslimde itiraz kaydı konulmamış olsa dahi cezai şart talep edilebilecektir. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin gecikme halinde uygulanacak cezanın belirlenmesine ilişkin 34. maddesinde yer alan cezai şart, TBK'nın 179/2. maddesine göre ifaya ekli cezai şart niteliğindedir ve yukarıda yapılan açıklamalar da dikkate alındığında istenebilmesi için en geç ifanın gerçekleştiği anda cezai şart alacağının saklı tutulduğunun itiraz olarak ileri sürülmüş olması gerekir. Somut olayda; davacı yüklenici tarafından sözleşme konusu malzemeler taşınır geçici alındıları ve sevk irsaliyeleri ile 08.07.2015 tarihine kadar davalı idareye teslim edilmiştir. Taşınır geçici alındılarında ve sevk irsaliyelerinde davalı idarenin itiraz kaydı bulunmamaktadır. Dosya kapsamına sunulan belgelerde ve yazışma örneklerinde davalı idarenin sözleşme konusu malları teslim aldığı sırada ya da sonrasında gecikmiş ifadan kaynaklanan cezai şart alacağını saklı tuttuğuna ilişkin herhangi bir kayıt bulunmamaktadır. İtirazi kayıt konulmaksızın yapılan teslimler nedeniyle idarenin sözleşme kapsamında cezai şart uygulama imkanı bulunmadığından davanın tamamen kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kısmen kabulüne karar verilmesi hatalı olmuş, kararın davacı yüklenici yararına bozulması gerekmiştir. (ii) Davalı idare vekilinin temyiz istemi yönünden, Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile yukarıda yer alan açıklamalara göre davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının davacı yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 8ffa05554c776bbf 1db6255a4fd22661

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı