6. Hukuk Dairesi 2025/2006 E. , 2025/3146 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1 E., 2025/547 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/321 E., 2023/474 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ..., ... vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların yönetim kurulunu oluşturduğu ... Menkul Kıymetler Ticaret AŞ'nin müşterilerinin alacak bakiyelerinin 10.374.910,00 TL, ortaklar ve aynı soyada sahip kişiler dışında diğer müşterilerin alacaklarının ise 9.770.387,00 TL, aracı kurumun cari varlık toplamının ise 915.648,60 TL olarak 07.01.2016 tarihli uzman raporunda tespit edildiğini, aracı kurumun varlık toplamının müşterilerinin alacaklarını karşılayamayacak durumda olması nedeniyle 08.01.2016 tarihli karar ile yatırımcıları tazmin kararı ve tedrici tasfiye kararı verildiğini, aracı kurumun kamuya açıklanan mali tablolarında yanıltıcı bilgilere yer verilerek, aracı kurumun mali durumunun zayıfladığı hususunun kamudan saklanmaya çalışıldığını, aracı kurum yöneticilerinin mevzuata aykırı olarak muhasebe dışı kredili işlemler yaptığını, müşteriler tarafından aracı kuruma kayden veya fiziken tevdi veya teslim edilmiş olan toplam 10.374.910,00 TL nakdin yaklaşık 9.000.000,00 TL'si üzerinde aracı kurum ve/veya aracı kurum ortakları/yönetim kurulu üyeleri lehine tasarrufta bulunulduğunu, bu çerçevede 10.374.910,00 TL'lik borç tutarının ortaklar adına açılmış hesapta izlendiğini, aracı kurumun bazı müşterilerinin menkul kıymetlerinin müşterilerin yazılı izni ve talimatı olmaksızın aracı kurum ortakları davalılar ... ve ... adına ... Yatırım nezdinde açılan şahsi hesaplara aktarılıp kredi çekilmiş ise de bu işlemlerin aracı kurum muhasebesine yansıtılmadığını, 17.06.2016 tarihli raporda aracı kurum borcunun 15.930.802,86 TL olduğundan bahisle davalıların aracı kurumun tedrici tasfiye sürecine girmesinde sorumlulukları bulunduğundan, aracı kurum yönetim kurulu üyeleri olan davalıların 6362 sayılı SPK'nın 98. maddesi uyarınca şahsen iflaslarına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ... Tazmin Merkezi'nin aynı sebeplerle şahsi iflasını talep ettiği İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/718 Esas sayılı dosyasının derdest olduğundan davanın reddinin gerektiğini, şahsi iflas talebinin kabulü için sorumlu olduklarının tespit edilmesi gerektiğini, sorumluluğa ilişkin mahkeme kararı bulunmadığını, alacaklardan aracı kurumun sorumlu olduğunu, alacaklı sıfatı bulunmayan davacının borçluların doğrudan doğruya iflasını talep edemeyeceğini, doğrudan iflas hallerinin bulunmadığını, davalının aracı kurumun tedrici tasfiye sürecine girmesinde herhangi bir kusur veya sorumluluğu bulunmadığını, ... Yatırımdaki hesap hareketlerinin müşteriler tarafından da takip edilebildiğini, dava dilekçesinde bahsedilen işlemler sonucunda bir zarar oluşmadığını ve davalıların bir menfaat temin etmediğini, davacının iddialarına ilişkin somut delillerin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde; tarafları, dava konusu, talebi aynı olan İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/718 Esas sayılı dosyasında davanın derdestlik nedeniyle reddinin gerektiğini, tedrici tasfiye devam ettiği sürece malvarlığında tasarruf yetkisi olmadığından davada hukuki yararın bulunmadığını, kendisinin lise mezunu olduğunu, borsa ve finans bilgisi bulunmadığını, anonim şirketlerin en az beş ortaktan oluşması gerektiğinden ... Menkul Kıymetler Ticaret AŞ'ye %1 pay ile ortak yapıldığını, şirketin hiçbir faaliyetine katılmadığını ve herhangi bir menfaat elde etmediğini, yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna gidilebilmesi için yönetim kurulu üyelerinin kusurunun ispatlanması gerektiğini, kendisinin hukuki-cezai sorumluluklarının olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde; tedrici tasfiye devam ettiği sürece malvarlığında tasarruf yetkisi olmadığından, bu davada hukuki yarar bulunmadığını, yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna gidilebilmesi için yönetim kurulu üyelerinin kusurunun ispatlanması gerektiğini, kendisinin hukuki-cezai sorumluluklarının olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ...'a usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen davaya karşı cevap sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı şirketin tedrici tasfiyeye girmesinde şirket yöneticileri davalıların kusurlu olduğunun ve oluşan borçtan sorumlu olduklarının tespit edildiğinden bahisle SPK'nın 98. maddesine göre şahsi iflasına karar verilmesinin koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalıların iflasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; a. Davalının doğrudan doğruya iflası gerektirecek bir eylemde bulunmadığını, davacının dava konusu olayda borçlu veya alacaklı sıfatına sahip olmadığından takip başlatılmaksızın davalının iflasını talep edemeyeceğini, davalının şahsi malvarlığını satarak dava dışı şirkete ödemeler yaptığından mal kaçırma amacıyla hareket etmediğinin açık olduğunu, b. Davalının aracı kurumun tedrici tasfiye sürecine girmiş olmasında herhangi bir kusuru veya sorumluluğunun bulunmadığını, şirketle ilgili işlemlerden kişisel menfaat elde etmediğini, müşteri varlıklarının kullanılması ile menfaat temin edildiği sonucuna varılabilecek somut bir delil, işlem veya tespitin kesinleşmesi beklenmeksizin karar verildiğini beyan etmektedir. 2. Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; a. Tedrici tasfiye kararının ortakların başvurusu üzerine alınması gerektiğini, ortak ve yöneticilerinin böyle bir davranış içine girmeyeceğini, mahkemece tedrici tasfiye işlemlerinin son durumu hakkında araştırma yapılmadığını, doğrudan iflasın istenilmesi şartlarının da oluşmadığını, davalıların doğrudan iflası gerektirir eylemlerinin bulunmadığını, mahkemece davalıların mal kaçırmalarına ilişkin eylemlerine yönelik araştırma yapılmadığını, b. Davacı tarafından yapılan yapılan suç duyurusu neticesinde açılan ceza davası İstanbul 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2017/88 Esas sayılı dosyası ile derdest olduğunu ve bekletici mesele yapılması gerektiğini, c. Bilirkişi raporlarının, detaylı bir hesap incelemesi yapmadan ve yasal koşulların dayanaklarının gerçekleşip gerçekleşmediğini incelemeksizin eksik incelemeyle hazırlandığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tedrici tasfiye kararı verilen aracı kurum yöneticilerinin SPK'nın 98. maddesi gereği şahsi iflasına ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, yargılama şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre özellikle 6362 Sayılı Sermaya Piyasası Kanunu'nun 86. maddesi gereğince kurul tarafından tedrici tasfiye sürecinin başlatıldığı, aynı yasanın 97. maddesi gereğince tedrici tasfiyeye giren şirketin mali durumunun bozulduğu ve davalıların sorumluluklarının tespit edildiği, tedrici tasfiyenin sonucunun beklenmesinin yasal bir zorunluluk olmadığı gözetildiğinde, aynı yasanın 98. maddesi gereğince davalılar hakkında şahsi iflas kararı verilmesi usul ve kanuna uygun olup, davalılar ... ile ... vekilinin ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalılardan alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 6323f0da7930919a 9c37bf1090de0dc4